
Halden Anlayan Lider: Mert Karaibrahimoğlu
Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu’nun kaleme aldığı “Halden Anlayan Lider” kitabı, iş dünyasından isimleri Minoa Pera’da bir araya getirdi. Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen’in moderasyonunda gerçekleşen buluşmada liderliğin dönüşümü ve insan odaklı yönetim anlayışı konuşuldu.
Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu’nun kaleme aldığı “Halden Anlayan Lider” kitabında, liderliğin dönüşümü ve insanı anlamanın yarattığı fark etkileyici bir biçimde anlatılıyor. Kitapta aktarılan deneyimleri konuşmak üzere iş dünyasının önde gelen isimleri 10 Nisan Cuma günü Minoa Pera’da bir araya geldi. Günün moderasyonunu Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen üstlenirken, Mert Karaibrahimoğlu buluşmada Özen’in sorularını yanıtladı. Buluşma interaktif bir atmosferde keyifli sohbetlere kapı araladı.



Bir yolculuk hikayesi…

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen şu ifadeleri kaydetti:
“Halden Anlayan Lider, bir yolculuk hikayesi… Yolda topladıklarıyla olgunlaşan demlenen. Halden Anlayan Lider, bir liderlik yaklaşımı bu amaçla da yazıldı ama diğer yandan hem kişisel gelişim hem de profesyonel kariyer için yol açıcı. Kitabı okurken Sevgili Mert ile sohbet ediyorsunuz, yani bir nevi kendini tanıma yolculuğunda size de bir kapı açıyor. Kitap bitince kendisini tanımasanız bile muhabbet edebileceğiniz bir düzlüğe çıkarıyor sizi.
İnsan evladı doğduğu anda da sıfır tabanlı bir hesap değildir. Sıfır tabanlı olmak sadece muhasebede olur. Bir sütunu alır diğer sütüne taşırsınız. Diğer sütuna yerleştirdiğinizde geride kalan sıfır olur. Ama yaşamak, yaşanmışlık böyle bir durum değildir. Sevgili Mert Karaibrahimoğlu, Halden Anlayan Lider ile yaşamı boyunca aldığı armağanlarla yaşadıklarımıza hatta bundan sonra yaşayacaklarımıza ışık tutuyor, bize de bir armağan veriyor. Kitabın yazılmasının en önemli motivasyonu ise hayata ilişkin vereceği ve alacağı daha pek çok şey varken aramızdan ayrılan sevgili yoldaşı Pınar Karaibrahimoğlu’nu bizlerin de kitabı her okuduğumuzda, gördüğümüzde, dokunduğumuzda bir kez daha anması… Daha da önemlisi kitap aracılığı ile oluşturulacak fon ile MEMEDER Meme Sağlığı Derneği’nin çalışmalarından şifalananlara ulaşması için… Kitaptaki QR Kod ile şifayı daha geniş kitlelere ulaştırmak mümkün.“
Etkinlikte Günseli Özen ile samimi bir sohbet gerçekleştiren Mert Karaibrahimoğlu, liderliğin dönüşen dinamiklerine, insanı anlamanın iş dünyasındaki belirleyici rolüne ve Halden Anlayan Lider kitabının ortaya çıkış sürecine dair deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. işte o söyleşiden satırbaşları…




Halden Anlayan Lider ne demek?
Hepimiz hayata iyi insanlar olarak başlıyoruz. Fakat yıllar içinde yaşadığımız olaylar ve onların etkileri insanların dönüşmesine ve bir zırh ile kuşanmalarına neden oluyor. İyi doğan insan içindeki iyiyi kaybediyor. Ben insanın içindeki iyi olma halini yukarı çekmeye inanıyorum. Bu sadece iş hayatına özel bir liderlik kitabı değil. Ben daha çok bu kitabı Halden anlayan ilişki kitabı olarak tanımlıyorum. Bu kitaptan bulunduğu ortamda ilişkisine insandaki iyiyi yukarı çekmek isteyen anne, baba veya bir kardeş de faydalanabilir.
Yıllar içerisinde yaşadığınız süreçlerde Halden Anlama Hali dönüşebilir mi?
Ben insanları ikiye ayırırım: Damdan düşenler ve düşmeyenler. Çünkü insan, gerçekten yaşadıkça anlıyor. Ben yokluktan geldim; ama bu yolculukta doğru insanlarla karşılaştım, doğru insanları tanıdım. Bu da bakış açımı şekillendirdi. Hayatın ve yaşadığımız her dönemin aslında dört safhası olduğuna inanıyorum: çıraklık, kalfalık, ustalık ve liderlik. Bu sadece iş hayatı için değil, hayatın tamamı için geçerli. Örneğin babalığımda… Önce çıraktım, öğrendim. Sonra kalfa oldum. Ardından ustalığa geçtim, daha bilinçli hareket etmeye başladım. Ama ikinci çocuğumda, kız babası olunca yeniden çırak oldum. Çünkü her yeni durum, insanı tekrar öğrenmeye davet ediyor. İş hayatı da böyle. Her yeni rol, her yeni sorumluluk aslında seni yeniden çırak yapar. Önemli olan, bu döngüyü kabul edip her aşamanın hakkını verebilmek. Her şeyi biliyorum dediğinizde duraklama dönemi başlar.
Halden anlamak için IQ mu EQ mu önemli?
Ben dengeye inanıyorum. Hayatta da, ilişkilerde de, işte de… Benim için dengenin, ayırmakta değil; uyum içinde birleştirmek olduğunu anladım.
Annenizi de eşinizi de çok genç yaşlarda kaybetmişsiniz. Kayıpların siz de daha derin etkiler yarattığını görüyorum. Onlara ne söylemek isterdiniz?
Geriye dönüp baktığımda hayatı dolu dolu ve güzel yaşadığımı düşünüyorum. Benim için büyük sofralar, aile ve arkadaşlık her zaman çok önemli oldu. Mutlu anların kalabalıkla paylaşıldığında daha da anlam kazandığını, üzüntülerin ise yine birlikte olunca hafiflediğini deneyimledim. Hayatta en büyük zenginliğin sevdiklerinle geçirdiğin zaman ve birlikte geçirilen anlar olduğunu öğrendim.
Annemin de Pınar’ın da bunları görmesini çok isterdim. Kitabın lansman tarihini özellikle 10 Nisan olarak seçmemin nedeni, annemin ölüm yıl dönümü olması. Bugün beni en çok üzen şey ise, ne sevinçlerimi ne de üzüntülerimi onlarla paylaşabiliyor olmam. Ama Pınar’ın ismini bu kitapla yaşatabildiğim, meme kanseri hakkında da biraz da olsa farkındalığa katkı sağlayabildiğim için mutluyum. Kitabın 3. baskısına giriyoruz ve tüm gelirini MEMEDER’e bağışlıyorum.
Kitabı yazmaya nasıl karar verdiniz?
Kendimi bildim bileli perakende sektörünün içindeyim. Bu sektörü küresel ölçekte gıdadan giyime uzanan geniş bir alanda deneyimleme fırsatı buldum. Yıllar içinde edindiğim deneyimleri çalıştığım şirketlerde ekip arkadaşlarımla eğitimlerde, söyleşilerde ve bir dönem üniversitelerde yaptığım paylaşımlarda aktardım. Bu süreçte, günün birinde bu deneyimleri daha geniş kitlelerle paylaşmanın faydalı olacağını düşünüyordum.
Bir kitap yazmak da bunun iyi bir yolu olabilirdi, ancak bunu daha çok emeklilik yıllarım için hayal ediyordum. Dünyanın içinden geçtiği değişim, insanı merkeze alan liderlik anlayışına duyulan ihtiyacı giderek artırıyordu. Tam da bu dönemde, kızım Lâl ve oğlum Yiğit’in annesi, 30 yıllık hayat arkadaşım Pınar’ın anısını yaşatma isteği beni harekete geçirdi ve kitap düşündüğümden daha erken okuyucuyla buluştu.
“Halden Anlayan Lider”, anlattığı deneyimler ve paylaştığı bakış açısıyla kendi başına bir fayda üretse de gelirinin tamamını MEMEDER’e bağışlayarak bu çalışmanın daha büyük bir anlam taşımasını istedim. Son yıllarda Penti olarak MEMEDER ile birçok farkındalık çalışması da yürütüyoruz. Bu nedenle kitabın tüm gelirinin meme kanserinde farkındalık yaratmak ve erken tanıyı desteklemek amacıyla kullanılmasını istemek benim için neredeyse doğal bir karar oldu. Böylece kitap sadece bir liderlik anlatısı değil, aynı zamanda toplumsal bir faydaya katkı sunan bir proje haline geldi.
Nasıl bir yönetim anlayışınız var?
Yönetim anlayışımın merkezinde Kyosei felsefesi, yani birlikte yaşamak ve birlikte başarmak yaklaşımı yer alıyor. Bu doğrultuda bireysel başarıdan çok ortak değerler etrafında bir araya gelerek kolektif başarıyı büyütmeye odaklanıyorum. Benim için organizasyon yalnızca bir yapı değil, herkesin birbirine dokunduğu ve birbirini beslediği canlı bir ekosistem. Bu ekosistemde rekabetten ziyade dayanışmanın öne çıktığı bir kültürün oluşmasını önemsiyorum. Aile kültürü de bu yaklaşımın önemli bir parçası; güvenin hâkim olduğu, açık iletişimin kurulduğu ve insanların sadece çalışan değil, aynı zamanda aidiyet hisseden bireyler olarak yer aldığı bir ortam yaratmayı hedefliyorum. Böylece birlikte büyüyen ve birlikte gelişen bir yapı kurmanın mümkün olduğuna inanıyorum.
Penti CEO’su Mert Karaibrahimoğlu’nun ilk kitabı: “Halden Anlayan Lider”
