
Gündemden hafızaya: 2025’in Z raporu
Marketing Türkiye Almanak sayısının imza çalışmalarından biri haline gelen “Z Raporu”, bir yılı daha geride bırakırken toplumsal hafızada iz bırakan başlıklara yeniden bakmak, kazananlarla kaybedenleri bir arada görmek ve sona eren yılı bütüncül bir çerçevede değerlendirebilmek açısından eşsiz bir fırsat sunuyor. Gelin, Marketing Türkiye için Twentify’ın gerçekleştirdiği ankette halk oylarıyla belirlenen “2025’in En’leri”ne birlikte bakalım…
“Ne yıldı ama!” klişesi Türkiye için yerini “Ne gündü ama!”ya bırakalı hayli uzun zaman oluyor. Öyle ki Kuzey Avrupa ülkeleri için koca bir yıl boyunca yaşanan olaylar Türkiye gündemi için ancak “haftanın dikkat çekenleri” arasına girebilir… Halk oylarıyla belirlenen “yılın enleri” listesi de yorucu gündeme yaraşır şekilde, pek de iç açıcı bir tablo sunmuyor…
Hafızalara kazınan olayların içerisinde “tutuklanmalar” ve yitip giden hayatlar listenin yüzde 60’ını oluşturuyor, yılın spor olayında “bahis davası”, magazin olayında ise “Güllü’nün vefatı ardından ortaya çıkan trajik iddialar” listenin başında yer buluyor. Altın kazandı, Türk Lirası kaybetti deniyor. Listelerin satırlarında A Milli Kadın Voleybol ve A Milli Erkek Basketbol takımlarımız uluslararası başarılarıyla adeta ışıl ışıl parlıyor, Pikachu’dan Kızılay tabelasına uzanan kareler yüzlerde tebessüm bırakıyor. Öyleyse gelin yılın son fotoğrafı olarak Z Raporu eşliğinde bir yıllık yolculuğa çıkalım…

2025’in akıllara kazınan olayları

2025’in hafızaya kazınan olayları listesine baktığımızda, ülkenin gündemi adeta bir “kriz takvimi” gibi çalışmış görünüyor. İlk sıradaki tutuklanma dalgası ile facia boyutundaki kazalar, toplumun kolektif hafızasında güven ve dayanıklılık sınavının ne kadar sert geçtiğini gösteriyor. Ekonomik ve siyasi sıkışmaların gölgesinde, halkın zihninde yer eden olayların yüzde 60’ının kayıplar ve hukuki süreçler olması, toplumsal ruh halinin fotoğrafını net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye’de gündem artık sadece değişmiyor; aynı anda birkaç cepheden gelerek yorucu bir ritim yaratıyor.
Yılın kazananı

2025’in kazananlarında “Altın”ın zirvede olması, ekonomik tabloya dair halkın en güçlü sezgisel değerlendirmesi gibi duruyor: Güvenli liman arayışı artık bir refleks. Sporun kolektif morali yükselten gücü ise listede net biçimde hissediliyor; özellikle voleybol ve basketbol millî takımlarının yüksek oranlarla listede yer alması bunun da bir göstergesi.”
Siyaset, spor ve ekonomi üçgeninde şekillenen listede Elon Musk’ın bile kendine yer bulması, global figürlerin Türk kamuoyundaki etkisinin ne kadar genişlediğini gösteriyor. Özetle 2025, kazananlar kulübünde hem yerli hem küresel hikâyelerin bir arada aktığı bir yıl olmuş gibi görünüyor.
Yılın kaybedeni

“Yılın kaybedeni” kategorisinde Türk Lirası’nın açık ara önde olması, ekonomik moral seviyesinin halk nezdinde nerede durduğunu tek başına anlatıyor. Listenin ikinci sırasında siyasetin ağır toplarının yer alması ise ekonomik kaygıların politik yorgunlukla birleştiğini gösteren güçlü bir sinyal.
Üçüncü sırada Ali Koç’un bulunması, spor gündeminin artık sadece saha ile sınırlı olmadığını; toplumsal reflekslere kolayca eklemlendiğini kanıtlıyor. Özetle liste, ekonomik baskının gölgesinde şekillenen çok katmanlı bir kayıp haritası çiziyor.
Yıla damga vuran isimler

Bu yılın en çok konuşulan isimlerine bakınca, toplumsal hikâyenin iki eksen etrafında döndüğü görülüyor: Politik sahnenin sıcaklığı ve sporun parlatıcı etkisi. Ekrem İmamoğlu’nun açık farkla önde olması, sosyal ve politik gerilimin toplum nezdindeki karşılığını net biçimde yansıtıyor.
Filenin Sultanları ise gündemin tüm kaotik akışına rağmen kolektif gururun en güçlü kaynağı olmaya devam ediyor. Listenin alt sıralarında Labubu gibi pop kültür fenomenlerinin belirmesi ise hem mizah hem kaçış alanı arayan kitle ruhunu temsil ediyor.
En iyi yerli dizler


Yerli dizilerde Eşref Rüya’nın zirveye yerleşmesi, dramatik anlatıların hâlâ geniş kitlelerde yüksek bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Ancak dijital platformlarda komedi içeriklerinin son iki yılda ivme kazanması, dijital izleme davranışının sadece karanlık ve niş yapımlara değil, “hafifletici” ve gündemden kaçış sağlayan içeriklere de alan açtığını kanıtlıyor. Geleneksel ekran ile dijital evren arasındaki bu ayrışma, 2025 izleyicisinin hem duygusal yoğunluk aradığı hem de nefes almak istediği anlarda tamamen farklı türlerde karşılık bulduğu çift hatlı bir izleme kültürü yarattığını gösteriyor.
En iyi yabancı dizi

Yabancı dizilerde Squid Game’in hâlâ listenin zirvesinde olması, küresel fenomenlerin Türkiye’de uzun ömürlü etkiler yarattığını bir kez daha doğruluyor. Wednesday ve Black Mirror gibi iki farklı tonda yapımın hemen ardı sıra gelmesi ise izleyicinin hem karanlık hem fantastik evrenlere duyduğu iştahı gösteriyor.
Yılın en dikkat çeken açıklaması

Yılın en önemli teknolojik gelişmesi

Listenin başındaki 5.5G ve Türksat 6A, Türkiye’nin teknoloji ajandasında “bağımsızlık” ve “altyapı gücü” gibi iki kritik kavramın giderek daha merkezi hâle geldiğini gösteriyor. iPhone 17’den yapay zeka donanımlarına kadar uzanan global inovasyonlar ise teknoloji algısında hâlâ Apple–Google eksenli bir çekim olduğunu kanıtlıyor. Yerli yapay zeka modeli Kumru’nun üst sıralarda yer alması ise Türk halkının bu alanda milli üretimler görmeyi ne denli istediğinin de bir kanıtı.
Yılın en dikkat çeken spor olayı

Bahis soruşturmalarının listenin ilk iki sırasını kaplaması, sporun artık sadece bir rekabet alanı değil, bir güven krizinin de sahnesi olduğunun altını çiziyor. Öte yandan A Milli Kadın Voleybol Takımı ve Galatasaray’ın uluslararası başarıları, yıl boyunca sporun moral kaynağı rolünü üstlendiğini gösteriyor. 2025 sporu, bir yanda gölge düşüren skandallar, diğer yanda ışık saçan performanslarla tam anlamıyla çift kutuplu bir tablo çiziyor.
Yılın en dikkat çeken sosyal medya olayı

Bu kategorideki başlıklar, sosyal medyanın Türkiye’de artık bir haber kaynağı değil, doğrudan “kitle davranışlarını şekillendiren bir alan” olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Boykot tartışmalarından Kızılay tabelasına, Pikachu protestosundan viral köylü videolarına kadar her olay, gündemin mizah ve kriz arasında gidip gelen doğasını yansıtıyor.
2025’te Türkiye sosyal medyası sadece konuşmadı; sokak hareketlerini, tüketim tercihlerini ve politik tartışmaları dönüştüren bir kaldıraç hâline geldi.
Yılın en dikkat çeken magazin olayı
Magazin tarafında Güllü’nün ölümü sonrası ortaya çıkan iddiaların bu kadar yüksek bir oy oranı alması, magazinin artık sadece “ünlü hayatları” değil, toplumun adalet ve şeffaflık arayışını da yansıttığını gösteriyor. Birçok ünlünün uyuşturucu soruşturmalarında gözaltına alınması ve taciz iddiaları, sektörün karanlık yüzünün kamuoyu tarafından daha sert biçimde sorgulandığını ortaya koyuyor. 2025 magazini, eskisi gibi hafif bir tüketim alanı değil; toplumsal gerilimlerle iç içe geçmiş sert bir vitrin hâline dönüşmüş durumda.
Araştırmanın Metodolojisi

Marketing Türkiye adına Twentify’ın 1-10 Aralık 2025 tarihlerinde gerçekleştirdiği “2025’in En’leri” araştırmasına Türkiye’yi yaş, cinsiyet ve sosyoekonomik açıdan temsil eden 1011 kişi katıldı.
