Futbol ateşi burada!

“Futbolda neyi paylaşamıyorlar?” demeyin, buyurun okuyun!

1863 yılında İngiltere’de ortaya çıkan “güzel oyun”u kime sorarsanız sorun cevabı “bir oyundan fazlası” olacaktır. Fanatikleri için bir tutku, kimileri için bir hafta sonu buluşması, takımdaşlık, kültür ve daha pek çok tanımlama yapmak mümkün. Ancak tüm bunlarla birlikte endüstriyelleşen futbol aslında fırsatlarla dolu dev bir sektör. Tüm paydaşlarının vagonlarından birinde kendine yer aradığı fırsatlar treninin yolculuğu ise hayli uzun. Peki, yatırımcılar için koca bir camianın desteğini arkana almanın ötesinde cazip gelen fırsatlar neler? Dahası ve belki de daha önemlisi trene yeni vagonlar mı ekleniyor?

Tutkuyla kulübüne bağlı olan taraftarlarının gücü ile birlikte futbol elbette yatırımcılar için büyük bir cazibe merkezi. Öyle ki küresel bir salgın bile futbolu gündemden düşüremedi. Bunun sebebi aslında çok açık. Ortada kocaman bir organizma ve bunun birbirinden beslenen paydaşları var. Öncelikle konuyu zihnimizde daha rasyonel hale getirmek ve daha iyi kavrayabilmek için Avrupa’nın en yüksek gelirli 5 kulübüne ve temel gelir kaynaklarına bir göz atalım.

Bu tabloda görüyoruz ki Avrupa’nın en yüksek gelire sahip takımı Barcelona’nın ana gelir kaynaklarından en düşük bütçeli olanı “maç günü hasılatı” ve o da 159 milyon Euro. Üzerine bir de “yayın gelirleri” (298 milyon Euro) ve “sponsorluklar ve reklam gelirleri” (384 milyon Euro) eklenince ortaya 841 milyon Euro gibi devasa bir bütçe çıkıyor.

Sponsorlar için bu yatırımın cazibesi ne?

Spor kulüplerinin en büyük gelir kaynağını sponsorlar ve reklam gelirleri oluşturuyor. Dünyaca ünlü markalar spor kulüplerine sağladıkları bu kaynaklarla kulüplerin büyümesine katkı sağlarken, kendi kitlesini de büyütüyor ve dünyanın en popüler alanlarından birinde adından sıkça söz ettirerek medya gücünü artırıyor. Sponsorlukları çok önemli bir iş stratejisine dönüştüren başka bir çıktısı da  doğrudan ürün satışına olan katkısı. Real Madrid’in forma sponsoru Adidas geçtiğimiz sezon tüm dünyada 1,5 milyon Real Madrid forması sattı. İspanyol kulübünün formasıyla birlikte Adidas da böylelikle Avrupa’dan çıkıp, Buenos Aires’ten Şangay’a dek pek çok sokakta dolaştı… Tüm bu avantajları göz önüne aldığımızda “güzel oyun”a sponsor olmak oldukça avantajlı bir yatırım gibi gözüküyor…

Sponsorluğun ötesinde bir futbol kulübüne yatırımcı olmak

Göründüğü üzere sponsorlar için futbol sektörünün bir bileşeni olmanın oldukça büyük avantajları var. Ancak işin bir de futbol kulüplerinin doğrudan paydaşı olan yatırımcılar kısmı var. Futbolun temel eğlence aktivitelerinden biri olduğu coğrafyalarda şüphesiz ki büyük bir camianın parçası hatta temsilcisi olmanın getirdiği popülarite yadsınamaz bir gerçek. Peki, yalnızca bu güç için mi bunca yatırım? Elbette hayır, futbol sektörü yıllara yayılan bir biçimde hızla büyüyen bir ekonomik güce de sahip. Bu noktada dünya devlerinden Manchester United’ın ekonomik verileri bizleri daha da aydınlatacaktır. 1991 yılında Londra Borsası’na 10 milyon Sterlin toplama hedefiyle giren Manchester United o dönemi 6,7 milyon sterlinle kapatsa da; 2012 yılında 62,8 milyon sterlin hedefi ile New York borsasına giriş yapıyor. Peki, sizce hedefine ulaşabildi mi? Tabii ki evet! Hem de hedefinin çok üzerinde 146,3 milyon Sterlin toplamayı başardı.

Endüstriyel futbolda rakamlarla da açıkça gözüken bu büyüme, taraftarlar için renkler arası bir mücadele gibi algılansa da, gün sonunda tüm paydaşların bireysel amacı kendi dilimini büyütmek ve güçlenmek.  Yatırımcılarla büyüyen futbol kulüpleri her geçen yıl daha yüksek marka değerlerine ulaşıyor ve bir sonraki yıl da yeni yatırımcılarla büyümesine ivme katmayı başarıyor. Tüm sektöre devasa bir sektör perspektifle bakarsak futbol ikliminde yaşanan bitmeyen “krizleri” anlamlandırmak daha kolay olabilir.

Futbol’un geleceği

Evet yatırımcılar, sponsorlar ve yayıncı kuruluşlar için bugünkü futbol iklimi kaçırılmaz bir nimet. Peki ya son durakta mıyız? Yoksa uzunca bir yolumuz var ve trene yeni vagonlar mı eklenecek?

Futbol tutkuları harekete geçirme ve insanları birleştirme gücüne sahip ve kendini sürekli yeniden keşfediyor. Bu alanda yükselen iki değer de fazlasıyla ön plana çıkıyor.

2019 Kadınlar Dünya Kupası, 1.12 milyardan fazla görüntülenmeyle turnuva tarihinde en çok izlenen yıl oldu. FIFA, 2019-2022 arasında “kadın futboluna” yaklaşık 454 milyon Euro daha yatırım yapmayı ve 2026’ya kadar kadın futbolcu sayısını 600 milyona çıkarmayı planlıyor. Tüm dünyada giderek popülaritesini arttıran “kadın futbolu” yatırımcılar için bir fırsat olabilir.

 

Öte yandan bir başka yükselen değer ise 2004 yılında hayatımıza giren FIFA e-World Cup! Pandemi dönemi hepimize bir kez daha teknolojinin hayatımızın ne denli temelinde olduğunu gösterdi. Bu dönemde küresel olarak tüm spor faaliyetleri durmuşken e-spor spor severlerin yeni gözdesi olmayı ve kendi kitlesini büyütmeyi başardı. EA Sports iş birliği ile düzenlenen interaktif futbol turnuvalarının önümüzdeki dönemde de büyümeye devam edeceği aşikâr.

 

Herhangi bir futbol taraftarı size futbolun bir oyundan fazlası olduğunu söyleyecektir ve her kim ki bu cümleyi kuruyorsa çok haklıdır. Futbol fırsatlarla dolu ve her geçen gün büyüyen ekonomik bir sektör ancak keyfi kocaman stadyumlarda birliktelikle fevkine varılan bir eğlence. Yenidünya düzeninde eğlencenin bu en önemli parçası yerinden söküp çıkarılıyorken futbol sektörünün geleceği nasıl şekillenecek?

Kaynak: Visual Capitalist

İLGİLİ HABERLER