
Fabrikalar şarkı söyleyebilir mi?
B2B iletişimi denince akla ne gelir? Genellikle kurumsal seslendirme, stok müzikler, ağır çekim estetiği ve “inovasyon, kalite, sürdürülebilirlik” gibi kavramlar… Endüstriyel içerikler uzun süredir benzer kalıplarda ilerliyor. Peki, izleyicinin dikkatini çekebilecek başka yollar olabilir mi? Özellikle makineler, üretim bantları, paketleme gibi konular, doğru bir anlatımla hem ilham verici hem de ilgi çekici içeriklere dönüşebilir. Peki ya, üretim süreçleri birer hikaye olsaydı? Bir fabrika, tüm üretim hatlarıyla şarkılar söyleseydi?
Dünyanın en büyük beş cam üreticisinden biri olan Şişecam; düz cam ve cam ambalaj üretim faaliyetlerini, global hedef kitlesine tanıtacak yaratıcı bir içerik serisiyle bu sorulara yanıt veriyor. Şişecam’ın Poetry of the Factory (Fabrikanın Şiiri) iletişim serisi, B2B iletişimde alışılmadık bir yol izliyor.
10 film, 10 tür, 10 hikaye
Proje, Şişecam’ın cam ambalaj ve düz cam fabrikalarını kendine sahne olarak alıyor ve üretimin farklı aşamalarını anlatan 10 kısa filmden oluşuyor. Ancak bu filmler teknik süreçleri açıklamıyor, üretimi ilgi çekici içeriklere dönüştürüyor. Üretimin her aşaması için ayrı bir müzikal tür ve anlatı dili ile anlatılırken, cam üretimine yaratıcı ve şiirsel bir perspektiften bakılıyor.


Örneğin şişe üretiminin üç adımlı form kazandırma süreci vals ritmiyle anlatılıyor: “The Waltz of Air and Flame.” Camı oluşturan ham maddeler (kum, kireçtaşı, soda külü, dolomit) bir rap düellosunda karşı karşıya geliyor: Harmanın yüzde 70’ini oluşturan kum kendini “silika kralı” ilan ederken, diğerleri “biz olmadan eriyemezsin bile” diye cevap veriyor.
Kalite kontrolden geçemeyen bir şişe, kendi hikayesini mağrur ama kabullenici bir tonla anlatıyor. Düz cam plakaları fabrikadan ayrılırken folk şarkısı söylüyor: “Nereye gidersem gideyim onların ışığını ve yağmurunu ilk ben göğüsleyeceğim…” Robot vinçler ve cam plakalar romantik bir düette bir araya geliyor.
Yapay zeka yaratıcı ortak olarak konumlandı
Projede yapay zeka, görsel üretim aracı olarak değil; yaratıcı metin yazarlığı ve müzik üretimi süreçlerinde bir “yaratıcı ortak” olarak konumlandırıldı. Şarkı sözleri, monologlar ve diyaloglar, yaratıcı ekibin yönlendirmesiyle yapay zeka desteği kullanılarak adım adım geliştirildi. Her içerik parçası için önce “Bu sürecin ruhu ne, hangi türle anlatılmalı?” sorusu soruldu; ardından ton, ritim ve dil üzerine birlikte çalışıldı.
Bu yaklaşım sayesinde ortaya çıkan içerikler birer pazarlama çıktısından ziyade kendi türünün güçlü örnekleri olarak dikkat çekiyor. Rap gerçekten rap gibi, folk gerçekten folk gibi, vals ise vals formuna sadık bir anlatım sunuyor. Yapay zeka tarafından oluşturulan şarkı sözleri ve müzik kompozisyonlarıyla desteklenen filmler, cam üretim süreçlerinin estetiğini beklenmedik ve ilgi çekici bir anlatımla görünür kılıyor.
Düşük bütçeyle yüksek etki
Projenin dikkat çeken bir diğer yönü ise üretim sürecinin yalınlığı. Tüm çekimler yalnızca iki kişilik bir ekip tarafından cep telefonlarıyla gerçekleştirildi. Önceden yazılmış sabit bir senaryo ya da büyük prodüksiyon ekipleri yerine, geniş bir görüntü arşivi oluşturulması tercih edildi. Belirli temalar etrafında çekilen bu görüntüler, daha sonra incelenerek hikâyelerin temelini oluşturdu.
Hangi üretim sürecinin hangi müzik türüyle anlatılacağı, hangi görüntülerin hangi hikayeye hizmet edeceği ise sonrasında yapay zeka ile birlikte şekillendirildi. Bu yöntem içerik üretiminde esneklik ve çeviklik sağlarken bütçe kullanımında da önemli bir verimlilik yarattı. Ortaya çıkan işler, yaratıcı projelerde belirleyici olanın çoğu zaman kaynaklardan ziyade bakış açısı olduğunu gösteriyor.
Spotify’daki ilk B2B sanatçı
Projenin en dikkat çekici çıktılarından biri ise müziklerin dijital platformlara taşınması oldu. On farklı içerik için yapay zeka desteğiyle üretilen özgün besteler, izleyiciden gelen yoğun talep üzerine bir albümde toplandı ve dijital müzik platformlarında yayınlandı. Bu adım, Şişecam’ı bir sanatçı profiliyle Spotify’da hesap açarak orijinal müzik içeriği yayınlayan ilk B2B markası haline getirdi.
“Poetry of the Factory” projesi sosyal medyada da beklentilerin üzerinde bir performans yakaladı. Marka yetkililerine göre içerikler, tipik B2B iletişim performansının oldukça üzerine çıktı; ortalamaya kıyasla 3 kat daha fazla beğeni, 6 kat daha fazla yorum ve 4,5 kat daha fazla paylaşım elde edildi. Kısacası içerikler yalnızca izlenmekle kalmadı; konuşuldu, paylaşıldı ve etkileşim yarattı.
Kampanya Künyesi
- Reklamveren: Şişecam
- Communication Coordinator: Arzu Özcan
- Marketing Communication Director: Güneş Beykal
- Channel Management Manager: Emel Onganer
- Communication Specialist: Şirli Sisa, Ecem Sünetçiler
- Ajans: Ogilvy 4129
- CEO: Leslie Krespin
- CDO: Emre Süvari
- General Manager (Gram): Nurcan Yıldız
- Client Services Director: Yeliz Tezcan
- Account Director: Selen Beşikçi
- Account Manager: Dilşad Polat, Damla Kocaoğlu
- Social Media Director: Halit Turanlı, Soner Saygılı
- Social Media Group Head: Ertan Karabıyık
- Social Media Manager: Nil Meltem Nişancı
