
“Ajansların geleceği” Marketing Türkiye Haziran sayısında!
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesiyle birlikte reklam ve pazarlama dünyasında da köklü bir dönüşüm yaşanıyor. Üretim süreçlerinin demokratikleşmesi, içerik üretim hızının dramatik biçimde artması ve veri odaklı karar mekanizmalarının güç kazanması; reklam ajanslarının rolünü, iş yapış biçimlerini ve değer önerilerini yeniden tanımlıyor. Peki, yapay zeka ajans modellerinde en büyük kırılmayı nerede yaratacak? “Ortalama yaratıcılık riski” nasıl aşılacak? Dahası ve en önemlisi yakın gelecekte reklam ajansı modeli nasıl dönüşecek? Yanıtlar Marketing Türkiye Haziran sayısının kapak dosyasında sektörün önde gelen isimlerinden geliyor…
“Yeni Nesil Babalar”dan “Türkiye’nin En Sevilen Marka Yüzleri”ne, “Tüketicinin Ev Hali”nden lovemark kavramının yerini trustmark’a bıraktığını ortaya koyan çarpıcı araştırmalara uzanan geniş bir içerik seçkisiyle hazırlanan Marketing Türkiye Haziran sayısı; değişen tüketici davranışlarını, güven arayışını ve markaların dönüşen iletişim stratejilerini mercek altına alıyor.
Bu zengin içeriğe; Unilever Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhanoğlu, Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ve sevilen komedyen Yasemin Sakallıoğlu ile gerçekleştirilen ilham verici röportajlar eşlik ediyor.
Keyifli okumalar.
Yasemin Sakallıoğlu: Kadınlar devamlı canlı konum göndermek zorunda

Sosyal medyanın kusursuzluk algısına “mükemmel olmayarak” meydan okuyan ve kendisi gibi davranarak milyonlara ulaşan Yasemin Sakallıoğlu, mizahının mutfağını Marketing Türkiye’ye anlattı. Kadınların sektördeki varoluş mücadelesini “devamlı canlı konum göndermek zorunda kalmak” sözleriyle tanımlayan başarılı komedyen, dinlemeyi üretmenin şifresi olarak gördüğünü söylüyor.
Sakallıoğlu, markalarla iş birliklerinde doğallığı merkeze alırken, reklamın etkisini “klasik bir reklam gibi olmamasına” bağlıyor ve içerik üretiminde özgünlüğün giderek daha belirleyici olacağını vurguluyor.
“Anlar”ın tanığı Vısa sponsorluk kavramını yeniden tanımlıyor

Spor dünyasında alışılagelmiş sponsorluk anlayışı, logoların görünürlüğü ve marka bilinirliği üzerinden şekillenirken; Visa, ezber bozan bir yaklaşımla odağına “deneyimi” alıyor. Bir taraftarın heyecanla bilet aldığı andan stadyumdaki ilk temassız ödemesine, Formula 1 pistlerindeki ekonomik hareketlilikten bir olimpiyat sporcusunun kürsüye uzanan hikayesine kadar; Visa, teknolojisini bu devasa ekosistemin “görünmez mimarı” olarak konumlandırıyor.
FIFA Dünya Kupası’ndan Olimpiyatlara, Formula 1’in yüksek hız dünyasından EuroLeague’in parkelerine uzanan geniş bir sahada, “tanıklık etme” stratejisinin nasıl bir ekonomik ve kültürel kaldıraca dönüştüğünü; Team Visa ile yazılan başarı hikayelerini ve sponsorluk kavramının geleceğini Visa Türkiye Pazarlama Başkanı Ülkü Yüksel ile konuştuk…
Plaj giyimi yaşam tarzı ekonomisine dönüşüyor

Kapsayıcılık, premium tasarım ve dijital görünürlük ekseninde yeniden şekillenen plaj giyimi; sosyal medyanın da etkisiyle hızlanan “kombin ekonomisinin” belirleyici olduğu yeni bir tüketim düzenine işaret ediyor. Moda, deneyim ekonomisi ve yaşam tarzı tüketiminin kesişiminde konumlanan kategori, perakende dünyasında giderek daha güçlü bir stratejik büyüme alanına dönüşüyor.
Kültür, güven ve değer yaratan bir lider: Ali Fuat Orhonoğlu

Ali Fuat Orhonoğlu’nun hikayesini yalnızca uzun yıllara yayılan bir başarı öyküsü olarak okumak eksik kalıyor. Çünkü onun kariyeri aynı zamanda; değişen iş dünyasına uyum sağlamanın, farklı kültürlerde liderlik etmenin ve dönüşüm dönemlerinde organizasyonlara yön verebilmenin de hikayesi… Henüz 22 yaşında adım attığı Unilever’de satıştan kategori yönetimine, müşteri geliştirmeden bölgesel liderlik rollerine uzanan çok katmanlı bir kariyer inşa eden Orhonoğlu, bugün Unilever Türkiye Ülke Başkanı olarak iş sonuçlarının ötesinde; güven inşa eden ekipler kurmaya, sürdürülebilir bir kurum kültürü yaratmaya ve Türkiye’nin yönetim gücünü küresel arenada daha görünür kılmaya odaklanıyor. Kendisiyle yaptığımız ve kariyer yolculuğundan “işin geleceği”ne uzanan sohbet; yolun henüz başındakilerden tecrübeli liderlere kadar herkes için ilham verici bir perspektif sunuyor.
“Lovemark” öldü, yaşasın “Trustmark”!

Bir dönem küçük büyük her markanın hayaliydi “Lovemark” olmak, kendisi yerine onu anlatacak hatta yeri geldiğinde savunacak kadar sadık bir kitle yaratmak…
Peki, bugünün yeni tüketici kodlarıyla sahiden böyle bir hedefe ulaşmak mümkün mü? VeriNays Araştırma Şirketi’nin gerçekleştirdiği “Post Ekonomik Dönemde Sadakatin Dönüşümü” araştırması rakamlarla bu soruya yanıt verirken yüksek sesli bir uyarıda da bulunuyor: “Lovemark” çağı bitti, “Trustmark” çağı başlıyor!
Fast Food’ta “tavuk” hegemonyası

Bir zamanların “ucuz protein” alternatifi olan tavuk, bugün küresel fast food endüstrisinin mutlak yıldızı konumunda. İstanbul’dan Seul’e, New York’tan Kadıköy’e uzanan bu dalga; tavuğu sadece bir öğün olmaktan çıkarıp bir yatırım modeli, bir içerik unsuru ve kültürel bir fenomene dönüştürdü.
Peki, nasıl oldu da bir dönemin en ulaşılabilir proteini, gençlerin yaşam tarzına entegre olan bir pop-kültür ikonuna, sosyal medyanın viral yıldızına ve iş dünyasının en karlı yatırım modellerinden birine dönüştü?
Tüketicinin ev hali

Türkiye’de pazarı anlamanın anahtarı artık nüfus değil, hane yapısı… Aynı ürün, aynı fiyat ama bambaşka karar mekanizmaları… Türkiye’de hızla değişen hane yapısı ve küçülen yaşam alanları, tüketimi tek bir “ortalama tüketici” üzerinden okumayı neredeyse imkansız kılıyor. Hanelerdeki bu dönüşüm ise beraberinde yeni sorular getiriyor: Bu evlerin içinde kimler var, nasıl yaşıyor ve ne satın alıyorlar? Research İstanbul tarafından 12 ilde 2 bin 9 hane ile gerçekleştirilen “Ev Hali” araştırması, tam da bu sorunun peşine düşerek makro veriyi gündelik hayatın gerçekleriyle yorumluyor…
Türkiye’nin en sevilen marka yüzleri: Şöhret mi, samimiyet mi?

Güçlü bir marka kimliği inşasında “o tanıdık ses, güven veren yüz” yıllardır olduğu gibi bugün de önemini koruyor. Peki, inandırıcılık eşiğinin hiç olmadığı kadar yüksek olduğu günümüzde, tüketici gerçekten kimlere güveniyor? Marka yüzleri, satın alma sürecinde ne kadar etkili? Tüketici karşısında kimleri görmek istiyor, hangi özellikleri önemsiyor, hangi eşleşmeleri daha inandırıcı buluyor?
Yanıtlar Marketing Türkiye adına Areda Survey tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’nin En Sevilen Marka Yüzleri” araştırmasında…
Serinleten lezzetlerde yeni rekabet dinamikleri

Geçmişte büyük ölçüde yaz aylarıyla sınırlı kalan serinleten lezzetler kategorisi, bugün yıl geneline yayılan güçlü bir tüketim alanına dönüşüyor. Artan sıcaklıklar pazarı daha da hareketlendirirken; tüketicinin temiz içerik, fonksiyonel fayda ve premium deneyim beklentisi kategorinin rekabet dinamiklerini yeniden şekillendiriyor. Soğuk kahveden dondurmaya, fonksiyonel içeceklerden ev tipi üretim çözümlerine kadar genişleyen pazar; hazır tüketim ile ev içi üretimin iç içe geçtiği yeni bir yapıya evriliyor. Markalar açısından ise yaz sezonu yüksek satış döneminin ötesinde, yeni ürünlerin ve deneyimlerin sunulduğu, marka iletişiminin zirve yaptığı stratejik bir vitrin işlevi görüyor.
Kozmetik sektörünün süper gücü: Kore

İçeriklerinin yanı sıra, felsefesiyle kozmetik sektörünün son yıllardaki deyim yerindeyse “süper gücü” Kore kozmetik, nam-ı diğer K-Beauty, cilt bakım raflarının baş köşelerinde yerini günden güne sağlamlaştırıyor. Agresif ürünler, asitli formülasyonların aksine nazik içerikleriyle öne çıkan Kore ürünleri, cam cilt görünümüne ulaşmak için cildin doğal bariyerini güçlendirmeye odaklanıyor. Peki, Batı’nın köklü dermokozmetik markaları karşısında Kore kozmetiği bu denli derin bir güveni nasıl inşa etti? Sektördeki Kore rüzgarı daha ne kadar esecek?
Yeni nesil babalar…

Türkiye’de babalık pratiği, geçmişin katı sınırlarını aşarak derin bir kabuk değişiminden geçiyor. Dünün ekonomik güvence sağlayan, mesafeli ve otoriter figürleri yerini bugün çocuğuyla duygusal bağ kuran, bakım yükünü paylaşan ve sevgisini göstermekten çekinmeyen “oyun ortaklarına” bırakıyor. Peki, yeni nesil babalar kendi babalarından hangi pratiklerle ayrılıyor? Tüketim kararlarında ağırlığı giderek artan bu yeni profilin kalbini kazanmayı başaran markalar hangileri? Yanıtlar, Marketing Türkiye adına Research İstanbul tarafından gerçekleştirilen “Yeni Nesil Babalar” araştırmasında…
Perakendede yeni nesil bir ekosistem: COMMUNITÉ

Perakendeyi ürün odaklı bir yapıdan çıkarıp; keşfetmek, ilham almak ve vakit geçirmek üzerine kurulu yeni bir deneyim alanına dönüştürmeyi hedefliyor COMMUNITÉ…
Ev ile iş arasında konumlanan yeni bir “üçüncü alan” yaratma vizyonuyla yola çıktıklarını belirten COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal ile alışverişi bir sonuç değil süreç olarak gören bu yeni yapıyı, kategori sınırlarını aşan kürasyon stratejisini ve İstanbul’dan Milano, Madrid ve Atina’ya uzanan küresel hedeflerini konuştuk…
Sanatın yeni küratörleri: Markalar

Kültür-sanat alanında yapılan projeler, deneyim ekonomisi ve dijitalleşmenin de etkisiyle; markalar, sanat kurumları ve izleyiciler arasında ortak değer üreten yeni bir yapıya dönüşüyor.
Bu dönüşümle birlikte sanat, bir iletişim ya da görünürlük aracı olmaktan çıkarak marka kimliği ve prestij inşasında stratejik bir konuma yerleşirken, izleyici de deneyimi paylaşan ve yeniden üreten aktif bir katılımcı konumuna geliyor.
