
HP İş İlişkileri Endeksi 2026: Türkiye’de bilgi çalışanlarının yüzde 40’ı işiyle sağlıklı bir bağ kuruyor
Türkiye’de bilgi çalışanlarının yüzde 40’ı işiyle sağlıklı bir ilişki kurduğunu belirtirken yapay zeka kullanımı da hızla yaygınlaşıyor. HP İş İlişkileri Endeksi 2026’ya göre çalışanların yüzde 65’i yapay zekayı günlük veya haftalık olarak kullanıyor. Buna karşın çalışanların yalnızca yüzde 16’sı, kurumlarının yeni teknolojilerin iş rollerine etkisi konusunda açık iletişim kurduğunu düşünüyor. Bulgular, teknoloji yatırımlarının çalışan deneyimine dönüşmesinde liderlik ve iletişimin belirleyici rolünü ortaya koyuyor.
HP Inc., çalışanların işleriyle kurdukları ilişkiyi, teknoloji kullanımını ve iş dünyasındaki dönüşümü inceleyen HP İş İlişkileri Endeksi 2026 araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Türkiye verilerinin de yer aldığı araştırma, yapay zekanın iş süreçlerine entegrasyonundan liderlik anlayışına, çalışanların teknolojik ihtiyaçlarından kurumların dönüşüm kapasitesine kadar pek çok alanda önemli bulgular sunuyor.
İyi performans ile sağlıklı çalışma ilişkisi birbirini besliyor
Araştırmaya göre küresel sonuçlarda ise işiyle sağlıklı bir ilişki kurduğunu belirten bilgi çalışanlarının oranı 2025’teki yüzde 21 seviyesinden 2026’da yüzde 29’a yükseldi. Türkiye’de ise bilgi çalışanlarının yüzde 40’ı işiyle sağlıklı bir ilişki kurduğunu ifade ediyor. Bu oran 2025 yılına kıyasla 11 puanlık artışa işaret ediyor.
Araştırma, çalışan deneyimi ile şirket performansı arasında güçlü bir ilişki bulunduğuna işaret ediyor. Türkiye’de iyi performans gösteren şirketlerde çalışanların işleriyle sağlıklı bir bağ kurma olasılığı, düşük performanslı şirketlerde çalışanlara kıyasla üç kat daha yüksek. Küresel sonuçlar da bu ilişkiyi destekliyor. Dünya genelinde şirketinin son derece iyi performans gösterdiğini belirten çalışanların yüzde 55’i işiyle sağlıklı bir ilişki kurduğunu söylüyor.
Türkiye’de çalışanların yapay zeka entegrasyonu küreselin üzerinde
Türkiye’de bilgi çalışanları yapay zekayı iş akışlarına dahil etme konusunda önemli bir ivme yakalıyor. Araştırmanın küresel sonuçlarına göre çalışanların yüzde 39’u işinde yapay zekayı her gün kullanırken bu oran Türkiye’de yüzde 65’e ulaşıyor.
Türkiye’de yapay zekanın günlük kullanım oranı 2025’te yüzde 24 iken 2026’da yüzde 43’e yükseliyor. Yapay zeka kullanmayanların oranı ise dokuz puanlık düşüşle yüzde 11’e geriliyor. . Günlük AI kullanımı kürsel sonuçlarda da yüzde 31’den yüzde 39’a 8 puanlık yükselişe işaret ediyor.
Dönüşüm, üretken yapay zeka uygulamalarıyla sınırlı kalmıyor. Türkiye’de bilgi çalışanlarının yüzde 40’tan fazlası, otonom iş süreçlerini destekleyen yapay zeka ajanlarından yararlanıyor. Küreselde ise çalışanların yüzde 47’si iş akışlarında otonom yapay zeka ajanlarını (AI agents) kullandığını belirtiyor.
Bu tablo, yapay zekanın çalışanların günlük iş rutinlerinde daha fazla yer edinmeye başladığını gösteriyor.
Teknolojiye yönelik olumlu yaklaşım da bu eğilimi destekliyor: Türkiye’de her 10 çalışandan sekizi, teknoloji ve yapay zekanın çalışma yaşamı üzerindeki etkisini iki yıl öncesine kıyasla daha olumlu değerlendiriyor.
Yapay zeka dönüşümünde iletişim açığı
Yapay zeka kullanımının hızla yaygınlaşmasına karşın, teknolojik dönüşümün çalışanlara nasıl anlatıldığı konusunda önemli bir boşluk bulunuyor. Araştırmaya göre Türkiye’de bilgi çalışanlarının yalnızca yüzde 16’sı, kurumlarının yapay zeka ve yeni teknolojilerin iş rollerini nasıl etkileyeceği konusunda açık ve net iletişim kurduğunu düşünüyor.
Küresel ölçekte bilgi çalışanlarında bu oran yüzde 44 olarak ölçülürken, şirket liderlerinde yüzde 64’e, BT karar vericilerinde ise yüzde 63’e ulaşıyor.
Yapay zekânın benimsenmesi, çalışanların yeni araçlara erişiminin yanı sıra bu araçların işlerini nasıl dönüştüreceğini anlamalarına da bağlı. Bu nedenle liderliğe duyulan güven, şeffaf iletişim ve değişim sürecine çalışanların dahil edilmesi, teknolojik yatırımların çalışma deneyimine yansımasında kritik önem taşıyor.
Teknoloji yatırımları çalışan deneyiminin parçası
Çalışanların yüksek performans gösterebilmesi için teknolojik altyapının ihtiyaçlarla örtüşmesi gerekiyor. Araştırmaya göre Türkiye’de çalışanların yüzde 51’i, şirketlerinin yapay zeka uygulamalarını çalıştırmak üzere yeni veya yükseltilmiş bir bilgisayar sağladığını belirtiyor. Küresel ölçekte bu oran yüzde 44 seviyesinde.
Türkiye’deki oran küresel ortalamanın üzerinde olsa da bulgular, çalışanların yarısının hala temel donanım gereksinimlerinden yoksun olduğunu gösteriyor. Şirketlerin sunduğu yapay zeka odaklı yeni donanımlar ve ideal masaüstü düzenleri yetkinleşmeyi doğrudan etkiliyor.
Geleceğin kurumları için beş stratejik öncelik
Raporda, belirsizlik ortamında gelişip büyümek isteyen şirketler için öne çıkan stratejik adımlar şöyle sıralanıyor:
- Dönüşüme uyum yeteneğini geliştirin: Değişimi iş yapış biçiminin kalıcı bir unsuru olarak yönetin.
- Yapay zekayı ölçeklendirin: Üretken yapay zekadan, iş süreçlerini destekleyen yapay zekâ ajanlarına ilerleyin.
- Samimi ve şeffaf iletişim kurun: Teknolojinin roller üzerindeki etkisini çalışanlara açıkça anlatın.
- Geleceğin becerilerine yatırım yapın: Aktarılabilir yetkinlikleri ve sürekli öğrenmeyi destekleyin.
- Dijital Çalışma deneyimini güçlendirin: Çalışanlara birbiriyle uyumlu, kaliteli cihazlar ve dijital deneyimi yönetebileceğiniz araçlar sunun.
“Teknoloji kadar insan da dönüşümün merkezinde”
HP Türkiye Genel Müdürü Serdar Urçar, araştırma sonuçlarını değerlendirirken kurumların belirsizlikleri tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak yerine bu koşullara uyum sağlama ve sürdürülebilir başarı için gerekli yetkinlikleri geliştirme kapasitesine odaklanması gerektiğini vurguladı.
Urçar, yapay zekanın iş akışlarına dahil olduğu yeni dönemde şeffaf liderlik anlayışıyla çalışanlara doğru teknolojik donanımın ve yetkinliklerin sunulmasının hem çalışan sağlığı hem de şirket performansı açısından önem taşıdığını belirtti.
ManpowerGroup Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı da işlerin geleceğini şekillendiren dönüşümün merkezinde teknoloji kadar insanın da bulunduğunu belirtiyor. Narlı’ya göre Türkiye’de bilgi çalışanlarının yapay zekayı hızla benimsemesi önemli bir avantaj sunarken bu dönüşümün sürdürülebilir başarıya dönüşmesi için çalışanların gelecekteki rollerine ilişkin daha fazla açıklığa, gelişim fırsatlarına ve güvene ihtiyacı var.
HP İş İlişkileri Endeksi 2026’nın Türkiye sonuçları, yapay zeka kullanımındaki hızlı yükselişin tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Teknolojik yatırımların çalışan deneyimine ve şirket performansına katkı sunması; güvene dayalı liderlik, açık iletişim, gelişim fırsatları ve doğru dijital altyapının birlikte ele alınmasına bağlı görünüyor.
Araştırmanın metodolojisi: National Research Group iş birliğiyle 7 Nisan-13 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen araştırma, 15 ülkeden 19 bin 506 masa başı çalışanının görüşlerine dayanıyor. Çalışma kapsamında 15 bin 3 bilgi çalışanı, 3 bin 2 BT karar vericisi ve bin 501 iş lideriyle görüşüldü.
