
Y kuşağı krizi atlattı, şimdi mirası bekliyor!
2007-2009 finansal krizinin ardından uzun süre ekonomik sıkıntılarla anılan Y kuşağı, bugün gelişmiş ülkelerin büyük bölümünde önceki nesillerden daha yüksek gelir elde ediyor. The Economist’in 32 ülkeyi kapsayan analizine göre Y kuşağı, iş dünyasında ve siyasette daha fazla söz sahibi olurken konut sahipliğinde de aradaki farkı kapatıyor.
Bir dönem ekonomik krizler, düşük ücretler ve ev sahibi olmanın giderek zorlaşmasıyla gündeme gelen Y kuşağının ekonomik koşulları değişiyor. The Economist’in 32 gelişmiş ülkeye ait verileri inceleyerek hazırladığı analiz, Y kuşağının önemli bir bölümünün artık kendinden önceki nesillerden daha iyi durumda olduğunu ortaya koyuyor. Gelirler yükselirken kuşağın iş dünyasında, siyasette ve kültür alanında üstlendiği roller de artıyor.

Y kuşağı, özellikle 2010’lu yıllarda ekonomik açıdan zor bir dönem geçirdi. 2007-2009 finansal krizi sırasında kariyerlerinin başında olan bu kuşak, iş bulmakta ve gelirini artırmakta zorlandı. Yunanistan’da genç işsizliği yüzde 50’yi aşarken İngiltere’de gençlerin ücretleri uzun süre kayda değer bir artış göstermedi. Almanya’da ise Y kuşağının yaklaşık yüzde 40’ı ailesiyle birlikte yaşıyordu. O dönemde gençlerin mevcut ekonomik düzene duyduğu tepki, farklı ülkelerdeki toplumsal hareketlere ve sol siyasetçilere verilen desteğe de yansıdı.
Bugün ise tablo büyük ölçüde değişmiş durumda.
32 ülkenin 29’unda gelirler yükseldi
Analize göre, İtalya, Yunanistan ve Japonya dışında incelenen tüm ülkelerde Y kuşağı, önceki nesillerin aynı yaştaki gelirlerini geride bıraktı. Üstelik bu karşılaştırmada enflasyonun etkisi de hesaba katıldı.
İtalya’da 30 yaşındaki Y kuşağı mensupları, aynı yaştaki X kuşağı üyelerinden yüzde 10 daha az kazanıyor. Yunanistan’da ekonomik krizin etkileri hala hissedilirken Japonya’da da 35 yaşındaki kişilerin 2019’daki hane gelirleri, 1994’te aynı yaşta olanların gelirlerinin altında kaldı.
Diğer ülkelerde ise Y kuşağının gelirleri önceki nesillerin aynı yaşta elde ettiği gelirleri aştı. Avustralya, İngiltere ve Fransa’da bu ilerleme daha sınırlı kalırken ABD ve Polonya gibi ülkelerde gelir artışı hızlandı.
Y kuşağı yönetici koltuklarında da daha fazla yer alıyor
Y kuşağının yükselişi yalnızca gelirlerle sınırlı değil. Özellikle teknoloji sektöründe bu kuşağın üyeleri, şirketlerin üst yönetiminde giderek daha fazla yer ediniyor. Verilere göre Y kuşağı, ABD’deki milyarderlerin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Bu oran, X kuşağının 2011’deki payının iki katından fazla.
Yapay zeka alanının önde gelen şirketlerinden Anthropic, OpenAI ve Meta’da da Y kuşağından yöneticiler bulunuyor. Böylece kuşak, iş dünyasının geleceğini şekillendiren teknolojilerin geliştirilmesinde ve bu şirketlerin yönetiminde söz sahibi oluyor.
Siyasette de Y kuşağının etkisi artıyor. Macaristan, Hollanda ve Suudi Arabistan gibi ülkelerde yönetimde yer alan kuşak, ABD Kongresi’nin de yüzde 14’ünü oluşturuyor. Bu oran, X kuşağının 2011-2013 yılları arasındaki temsil düzeyiyle aynı.
İş gücü piyasasındaki değişim Y kuşağının önünü açtı

Y kuşağının ekonomik açıdan güçlenmesinde iki gelişme etkili oldu: İş bulmanın kolaylaşması ve nüfusun yaşlanması.
Gelişmiş ülkelerde istihdam piyasası son yıllarda güçlendi. Bu durum, çalışanların iş bulmasını ve kariyerlerinde ilerlemesini kolaylaştırdı. Yunanistan bunun dikkat çekici örneklerinden biri. Ülkede 35-44 yaş grubundakilerin yaklaşık yüzde 80’i çalışıyor. Bu oran, kuşağın gelirleri önceki nesillerin gerisinde kalsa bile istihdam açısından önemli bir toparlanmaya işaret ediyor.
Nüfusun yaşlanması da Y kuşağının iş hayatındaki konumunu etkiliyor. Finansal krizin ardından birçok Baby Boomers kuşağı mensubu, emeklilik birikimlerini artırmak için çalışmaya devam etti. Bu durum, genç çalışanların üst düzey pozisyonlara geçmesini yavaşlattı. Ancak pandemi sonrasında emekliliklerin hızlanmasıyla birlikte daha fazla pozisyon boşaldı.
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 2022 sonuna kadar pandemi öncesi tahminlerin yaklaşık 3 milyon üzerinde kişi emekliye ayrıldı. Ayrıca OECD üyesi 10 ülkede çalışma çağındaki nüfus azalıyor. Genç çalışanların sayısının azalması, iş gücü piyasasında Y kuşağının elini güçlendiren etkenlerden biri haline geliyor.
Ev sahibi olmak artık daha ulaşılabilir mi?

Y kuşağına yönelik eleştirilerin ve şikayetlerin başında ev sahibi olmanın zorluğu geliyor. Ancak veriler, bu alanda da zaman içinde bir değişim yaşandığını gösteriyor.
ABD’de Y kuşağının yaklaşık yüzde 40’ı 30 yaşına geldiğinde ev sahibiydi. Bu oran, aynı yaştaki X kuşağı üyelerinin gerisindeydi. Ancak bugün 40’lı yaşlarına ulaşan Y kuşağı mensuplarının ev sahipliği oranı, X kuşağıyla aynı seviyeye geldi.
İngiltere’de de benzer bir gelişme yaşandı. Mali Araştırmalar Enstitüsü’nün (IFS) verilerine göre Y kuşağının 30 yaşındaki ev sahipliği oranı, önceki nesillerin aynı yaştaki oranından 20 puan düşüktü. Aradaki fark, kuşak 40 yaşına geldiğinde yarıya indi.
Gelirlerin artması ve birikim yapmanın kolaylaşması, ev sahibi olma oranındaki yükselişi destekliyor. Bununla birlikte, gençlerin ev almayı ertelemesinin tek nedeni ekonomik koşullar değil. Eğitim süresinin uzaması ve evlilik yaşının yükselmesi de konut satın alma kararlarını geciktiriyor. Örneğin ABD’de erkeklerin ilk evlilik yaşı 1990’larda 27 iken bugün 31’e çıkmış durumda.
Üstelik yüksek gelir elde eden gençler de ev sahibi olmakta acele etmiyor. ABD verileri, yıllık geliri 200 bin doların üzerinde olan gençlerin ev sahipliği oranının, önceki nesillerde aynı gelir grubundaki gençlerden daha düşük olduğunu gösteriyor.
Konut sahipliğindeki artışla birlikte Y kuşağının servet birikimi de hızlanıyor. Böylece kuşak, yalnızca daha fazla gelir elde etmekle kalmıyor, ekonomik varlıklarını da büyütüyor.
Sırada yapay zeka ve miras var
Y kuşağının ekonomik açıdan güçlenmesi, gelecekteki risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yapay zekanın iş yapış biçimlerini değiştirmesi ve bazı işleri ortadan kaldırması, çalışanlar için yeni bir belirsizlik yaratıyor. The Economist’e göre bu dönüşümden en fazla etkilenebilecek gruplardan biri, 1997-2012 yılları arasında doğan Z kuşağı. Yapay zeka yatırımlarını yöneten Y kuşağı yöneticilerinin aldığı kararlar, gençlerin iş olanaklarını da etkileyebilir.
Öte yandan Y kuşağını gelecekte önemli bir miras transferi bekliyor. The Economist’in tahminlerine göre gelişmiş ülkelerde her yıl devredilen mirasların toplamı, bu ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 10’una denk geliyor.
İngiltere’de Mali Araştırmalar Enstitüsü’nün tahminleri de kuşaklar arasındaki farkı ortaya koyuyor. 1980’lerde doğanların alacağı medyan mirasın, enflasyon etkisi giderilmiş tutarla yaklaşık 136 bin sterline ulaşması bekleniyor. 1960’larda doğanlar için aynı tutar 66 bin sterlin seviyesinde kalıyor.
Kısacası, ekonomik krizlerin ve iş bulma güçlüklerinin gölgesinde yetişen Y kuşağı bugün daha yüksek gelirler elde ediyor, yönetim kademelerinde daha fazla yer alıyor ve servetini büyütüyor. Elbette bu tablo her ülkede ve her gelir grubunda aynı değil. Ancak The Economist’in analizi, Y kuşağını hala ekonomik açıdan dezavantajlı bir kuşak olarak görmenin artık gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koyuyor.
İş dünyasının yüzde 69’una göre gelecek 12 ayda suistimal riski artacak
