
Yapay zeka haftada bir gün kazandırıyor ancak “iş tatmini paradoksu” yaratıyor
Boston Consulting Group (BCG) tarafından bu yıl dördüncüsü yayımlanan “İş Yerinde Yapay Zeka / AI at Work” raporu, çalışanların neredeyse yarısının artık zamanlarının önemli bir bölümünü işi doğrudan yapmak yerine yapay zekayı yönlendirmeye ve yönetmeye ayırdığını ortaya koyuyor. 14 farklı pazarda, geniş bir sektör yelpazesinde faaliyet gösteren 11 bin 749 çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen araştırmanın bulgularına göre, yapay zeka artık iş yerinde yalnızca üretkenliği artırmak ve zaman kazandırmakla kalmıyor; işin doğasını, liderliği ve çalışan deneyimini de kökten şekillendiriyor.
Bireysel katkı sağlayan çalışanlar (individual contributors) arasında yapay zeka kullanımının hızla arttığı görülüyor. Bu gruptaki düzenli kullanıcı oranı, son iki yıla göre 20 puandan fazla artarak yüzde 74’e ulaştı. Hindistan, Orta Doğu, Brezilya ve Güney Afrika; küresel ortalamanın ve ABD, Fransa ile İtalya gibi pek çok ülkenin üzerinde düzenli yapay zeka kullanımı bildirdi.
Yapay zeka “iş tatmini paradoksu” yaratıyor
Katılımcıların yüzde 72’si yapay zekanın kendi rollerindeki beceri beklentilerini şimdiden önemli ölçüde değiştirdiğini söylüyor. Yüzde 47’si ise artık zamanını işin kendisini yapmaktan ziyade yapay zekayı yönetmeye ve yönlendirmeye harcadığını belirtiyor. Düzenli yapay zeka kullanıcılarının yüzde 67’si bu teknolojinin iş tatminini artırdığını ifade ederken, yüzde 41’i bilişsel yükün arttığını rapor ediyor. Bu durum, yapay zekanın işi aynı anda hem kolaylaştırıp hem de zorlaştırdığı bir “iş tatmini paradoksu” yaratıyor.
Haftada 1 iş günü tasarruf sağlıyor
Yaygın kullanıma rağmen birçok kuruluş yapay zeka kaynaklı verimlilik kazançlarını ölçülebilir bir değere dönüştürmekte zorlanıyor. Düzenli saha kullanıcılarının yüzde 42’si yapay zeka sayesinde haftada en az bir tam iş günü tasarruf ettiğini belirtirken, yüzde 66’sı bu kazandıkları zamanla ne yapacakları konusunda sınırlı rehberlik aldıklarını veya hiç almadıklarını söylüyor. Yarısından fazlası ise bu zamanı stratejik işlere yönlendirmiyor. Doğru bir dönüşüm süreci işletilmediğinde, tasarruf edilen zaman organizasyon içinde eriyip gidiyor.
Çalışanlar net bir strateji bekliyor
Çalışanlar yapay zekanın yoğunluğuna karşı direnç göstermiyor. Kurumlarda strateji net olduğunda, beklentiler gerçekçi şekilde tanımlandığında ve çalışanlarla etkili iletişim kurulduğunda yapay zeka dönüşümü daha başarılı sonuçlar veriyor. Net bir strateji, ölçülebilir iş etkisini 25 puan artırıyor. Strateji olmadan sunulan daha iyi araçlar, bu etkiyi yalnızca yaklaşık 5 puan yukarı taşıyor. İş akışını yeniden tasarlayan şirketlerdeki katılımcıların ölçülebilir iş geliştirme görme olasılığı 24 puan, haftada en az tam bir gün tasarruf etme olasılığı 22 puan ve artan iş tatmini bildirme olasılığı 20 puan daha yüksek.
Araştırma ayrıca, yapay zeka ajanlarının iş akışlarına dahil olma ve olgunlaşma sürecinin devam ettiğini de vurguluyor. Katılımcıların yüzde 30’u, bu ajanların iş akışlarına halihazırda entegre edildiğini belirtiyor ki bu oran geçen yılki raporda yer alan yüzde 13’lük oranın iki katından fazla. Her on katılımcıdan altısı, ajanların üç yıl içinde işlerinin en az yarısını yapabileceğine inanıyor. Buna rağmen katılımcıların yarısından fazlası ajanların tam olarak ne olduğu konusunda hala sınırlı bir anlayışa sahip ve yönetişim (denetim, hesap verebilirlik) mekanizmaları teknolojinin hala çok gerisinde kalıyor.
En önemli başlıklar arasında regülasyonlar yer alıyor
Türkiye’de ise yapay zekanın kurumsal ölçekte yaygınlaşmasının önündeki en önemli başlıklar arasında veri ve teknoloji altyapısının olgunluğu ile regülasyonlar yer alıyor. Özellikle veri yerelleştirme gereklilikleri, bazı sektörlerde yapay zeka uygulamalarının ölçeklenmesini daha seçici hale getiriyor. Bununla birlikte, yurt içi bulut altyapılarının gelişmesi ve kurumların veri temellerini güçlendirmeye yönelik yatırımları, bu engelleri kademeli olarak azaltıyor. Türkiye’de birçok kurum artık yapay zekayı deneme aşamasından çıkarıp iş süreçlerine entegre etmeye hazırlanırken, önümüzdeki dönemde asıl farkı yaratan unsur teknolojiye erişimden çok, bu teknolojiyi kurumsal ölçekte hayata geçirebilme kabiliyeti olacak.
Türkiye’de yapay zeka hangi iç giyim, çorap ve plaj giyim markalarını öneriyor?
