25 Haziran Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
10 yıllık bir hikaye: Dijifabrik...
Haberler

10 yıllık bir hikaye: Dijifabrik…

Advertorial
2 saat önce
4 dk okuma
10 yıllık bir hikaye: Dijifabrik...
Ahmet Beliktay
Dijifabrik Kurucusu
Konuk yazar

Bazen dönüp bakıyorum ve gerçekten şaşırıyorum. Aradan tam 10 yıl geçmiş. Dijifabrik’i kurduğumuzda yıl 2016’ydı. O dönem sosyal medya yönetimi başlı başına bir uzmanlık alanıydı. Markalar Instagram’da ne paylaşacağını anlamaya çalışıyordu. Facebook hala güçlüydü ve “dijital dönüşüm” dediğimiz şey bugünkü kadar hayatın merkezinde değildi. Bugün ise yapay zeka ile kampanyalar geliştiriyoruz. İçerikler saniyeler içinde dünyanın öbür ucuna ulaşıyor. Bir içerik üreticisi tek başına bir medya şirketi kadar etki yaratabiliyor. Aslında dönüp baktığımda, Dijifabrik’in hikayesi biraz da Türkiye’de dijital iletişimin son 10 yılının hikayesi gibi geliyor bana. Ama değişmeyen bir şey var. Biz yola “halden anlayan ajans” olmak için çıktık. Halden anlamak ne demek? Yabancı olmamak demek. Karşındaki insanın ne istediğini gerçekten anlamaya çalışmak demek. Çünkü günün sonunda her müşterinin farklı bir hikayesi, farklı bir hedefi ve farklı bir derdi var. Bizim işimiz sadece iletişim yapmak değil; anlamak, anlatmak ve anlaşılmak. Biz hiçbir zaman “yapalım geçelim” anlayışıyla hareket etmedik; her zaman empatiyi, anlayışı ve çözüm üretmeyi işimizin merkezine koyduk. Ve bugün geriye dönüp baktığımda, bizi bugünlere taşıyan şeyin de tam olarak bu olduğunu düşünüyorum.

10 yıllık bir hikaye: Dijifabrik...

“Küçük bir ekiple başladık”

Ajansı ilk kurduğumuzda küçük ama çok yönlü bir ekiptik. Bu ekiple aynı gün içinde sosyal medya kampanyaları hazırlıyor, prodüksiyon yönetiyor, medya planlaması yapıyor ve influencer iş birlikleri yürütüyorduk. Bugün baktığınızda bunların her biri başlı başına bir uzmanlık alanı. Ama o günlerde mesele uzmanlaşmaktan çok, markaların ihtiyaçlarına hızlı ve doğru çözümler üretebilmekti. Küçük bir adım attık ama sağlam attık. İlk yıllarımızda Yeşilay gibi önemli kurumlarla çalışma fırsatı yakaladık. O dönemde aynı zamanda başka kurumsal markaların iletişim süreçlerinde de aktif olarak görev alıyordum. Yorucu muydu? Kesinlikle. Ama bazı başarılar biraz yorgunluk ister. Bugün dönüp baktığımda en çok gurur duyduğum şeylerden biri şu: Çekirdek bir ekiple başladığımız yolculukta bugün yaklaşık 35 kişilik bir yapıya dönüştük. Ekibimiz büyüdükçe çalışma alanımızı da dönüştürmemiz gerekti; bu yıl ofisimizi yeniledik. Biz bir arada çalışma kültürünü seven bir yapıyız, tadilat nedeniyle yaklaşık bir ay uzaktan çalıştık. Birçok arkadaşımız başka yerlerde bir araya gelip çalıştı çünkü dinamiğimiz bu. Bizim için önemli olan çalışma modelinden çok birlikte üretme kültürü. Bu yüzden bir arada düşünmeyi, üretmeyi ve paylaşmayı seviyoruz.

10 yıllık bir hikaye: Dijifabrik...

Ekip olmak için de anlayış gerekli

Biz hiçbir zaman insanları kısa vadeli işler için bir araya getiren bir yapı olmadık. Bugün ekip arkadaşlarımızın önemli bir kısmı iki, üç yıl hatta daha uzun süredir bizimle birlikte çalışıyor. Bu süreklilik, zaman içinde güçlü bir kurum kültürü ve ortak bir çalışma dili oluşturdu. Sanırım bunun en önemli nedeni, hala aynı heyecanı paylaşabiliyor olmamız. Her sabah aynı kapıdan giriyor, gün boyunca aynı fikirlerin etrafında toplanıyoruz. Bizim ortak derdimiz bir kampanya yapmak değil; bir fikre sahip çıkmak. Halden anlamaktan bahsetmiştim. Bence halden anlamak önce yan masadaki arkadaşının halini anlamaktan geçiyor. Sabah birlikte çalıştığın insanı anlamadan, öğleden sonra toplantıya girdiğin müşteriyi anlayamazsın. Belki de bu yüzden ekip olmayı her zaman çok önemsedik. Çünkü iyi ekipler sadece ödül kazanan ekipler değildir. Bazen yoğun bir günün sonunda “Bir tatlı söyleyelim mi?” diyebilen, gerektiğinde sırt sırta verebilen ekiplerdir.

Büyümek bazen sancılıdır

Büyümek güzel olduğu kadar sancılı da olabiliyor. Biz de büyürken önemli eşiklerden geçtik. Konkurlar kazandık. Kaybettiklerimiz oldu. Sabahladığımız sunumlar oldu. Defalarca baştan yazdığımız stratejiler oldu. Bugün Kâmil Koç, Softtech, Kazancı Holding, Bingo, Papia, Molfix, Molped, Sabancı Üniversitesi, Ülker ve daha birçok önemli marka ile çalışıyoruz. Ama bu isimlerin arkasında görünenin ötesinde bir emek var. Bir konkura hazırlanmak dışarıdan kolay görünebilir. Oysa bazen tek bir fikir için günlerce tartıştığımız olur. Bir tasarım onlarca kez değişir. Bir strateji defalarca yeniden yazılır. Çünkü biz biraz mükemmeliyetçiyiz. Ama işimize karşı. Şunu özellikle söylemek isterim: Biz fikrimize değil, işimize aşığız. Fikrine aşık olmak bazen insanı körleştirir. Ama işine aşık olduğunda gelişmeye devam edersin.

Konfor alanımdan çıktım

Son 10 yılda öğrendiğim şeylerden biri şu: Konfor alanında kaldığınızda bir süre sonra kendinizi tekrar etmeye başlıyorsunuz. Bizim sektörümüz ise tekrar etmeyi sevmez. Dikkat ister. Merak ister. Uyanık olmayı ister. Bugün hala ofiste yalnız kaldığım zamanlarda kendime aynı soruyu soruyorum: “Başka ne yapabiliriz?” Masama çayımı koyup “Ne güzel, 10 yıllık bir ajans olduk” demek kolay. Ama benim aklım hep bir sonraki adımda. Önümüzdeki 10 yılda ne yapabiliriz? Nasıl daha iyisini üretebiliriz? Nasıl daha fazla insana dokunabiliriz? Galiba bizi ayakta tutan şey de tam olarak bu merak duygusu.

Aslında hikayeler biriktiriyoruz

Son yıllarda yaptığımız işlere baktığımda ortak bir nokta görüyorum; aslında hikayeler biriktiriyoruz. Kâmil Koç için hazırladığımız yapay zeka destekli marka filmi de bir hikayeydi. Ziraat Katılım için gerçekleştirdiğimiz projeler de. Martı Otelleri için hazırladığımız belgesel de. Aslı için ürettiğimiz AI filmi de. Sabancı Üniversitesi, Ülker LinkedIn, Pupilica, Molped ve diğer markalar için yürüttüğümüz çalışmalar da. Araçlar değişiyor. Mecra değişiyor. Algoritmalar değişiyor. Ama iyi hikaye anlatıcılığı değişmiyor. Bizim işimiz aslında tam olarak bu: Doğru hikayeyi bulmak ve onu doğru insanlarla buluşturmak.

Fark yaratmak hala insandan geçiyor

Bugün yapay zekayı konuşuyoruz. Daha hızlı üretiyoruz. Daha fazla veri görüyoruz. Daha fazla analiz yapabiliyoruz. Ama ben hâlâ fark yaratan şeyin insan olduğunu düşünüyorum. Çünkü artık çoğumuz neyin yapay zeka ile üretildiğini anlayabiliyoruz. Neden? Çünkü bazen fazla kusursuz. Oysa insan dediğimiz şey biraz kusurdan oluşur. Bir duygu. Bir detay. Bir duraksama. Gerçek fark orada ortaya çıkıyor. Elbette yapay zekâdan faydalanıyoruz. Faydalanmamak mümkün değil. Ama işimizi ona yaptırmıyoruz. İşimizi daha iyi yapabilmek için ondan yararlanıyoruz. Aradaki farkın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

“Önümüzdeki her adım bizi heyecanlandırıyor”

10 yılı birkaç sayfaya sığdırmak mümkün değil. Çünkü bu sadece bir şirket hikayesi değil. Birlikte çalıştığımız insanların hikayesi. Müşterilerimizin hikayesi. Ekibimizin hikayesi. Bazen gece yarısı yetişen sunumların hikayesi. Bazen ilk kez hayata geçen fikirlerin hikayesi. Bazen de vazgeçmediğimiz anların hikayesi. 10 yıl önce biri bana “Dijifabrik 10 yılı geride bırakacak” deseydi inanırdım. Ama 35 kişilik bir ekiple, her gün yeni fikirlerin peşinden koşan bir yapı olacağımızı söyleseydi muhtemelen aynı heyecanı o gün de hissederdim. Çünkü ben hiçbir zaman arkama bakarak ilerleyen biri olmadım. Güzel anıları görmek için dönüp bakarım. Ama gözüm her zaman yarındadır. Bugün 10. yılımızdayız. 10 yıl önce Facebook’un geleceğini konuşuyorduk. Bugün yapay zekayı konuşuyoruz. 10 yıl sonra neyi konuşacağımızı bilmiyorum. Ama şunu biliyorum: İnsanları anlamaya, iyi fikirlerin peşinden koşmaya ve hikayeler anlatmaya devam ettiğimiz sürece, Dijifabrik’in anlatacak daha çok hikayesi olacak. Ve açıkçası, beni en çok heyecanlandıran şey de bu.

featured
1 Brandverse Awards'ta kazananlar bugün ödüllerine kavuşuyor
Brandverse Awards’ta kazananlar bugün ödüllerine kavuşuyor
2 Yeşil saha iletişiminde de taktik bitti, iyi hikaye dönemi başladı
Yeşil saha iletişiminde de taktik bitti, iyi hikaye dönemi başladı
3 Getir’i satın alan Uber’e Rekabet Kurumu’ndan onay
Getir’i satın alan Uber’e Rekabet Kurumu’ndan onay
4 P&G’de bölgesel yapılanma değişiyor: Türkiye, Orta Doğu ve Afrika organizasyonuna bağlanıyor
P&G’de bölgesel yapılanma değişiyor: Türkiye, Orta Doğu ve Afrika organizasyonuna bağlanıyor
5 2026 FIFA Dünya Kupası™ ve YouTube: Topluluk odaklı bir taraftar deneyimi
2026 FIFA Dünya Kupası™ ve YouTube: Topluluk odaklı bir taraftar deneyimi
Güncel Haberler
Haftanın marka-ajans iş birlikleri (19-25 Haziran)
Haftanın marka-ajans iş birlikleri (19-25 Haziran)
Zendaya, kırmızı halıya 35 dolarlık vintage tişörtle katıldı
Zendaya, kırmızı halıya 35 dolarlık vintage tişörtle katıldı
Dyson, Michelin Yıldızlı şeflerle gastronomi dünyasına giriyor
Dyson, Michelin Yıldızlı şeflerle gastronomi dünyasına giriyor
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Çalışan bağlılığında dengeler değişiyor: Zirvede uzaktan çalışma var
Haberler
Çalışan bağlılığında dengeler değişiyor: Zirvede uzaktan çalışma var
Marketing Türkiye
5 Nisan 2026
Tüketici bekle-gör modunda!
Haberler
Tüketici bekle-gör modunda!
Sena Tufan
11 Nisan 2026
Gazetelerin manşeti kana bulandı: Güney Afrika’da regl yoksulluğuna dikkat çeken çarpıcı kampanya
Haberler
Gazetelerin manşeti kana bulandı: Güney Afrika’da regl yoksulluğuna dikkat çeken çarpıcı kampanya
Sena Tufan
2 hafta önce
TikTok ve BTİDER’den TikTok LIVE’da Dijital okuryazarlık buluşması: “21 Soruda Dijital Okuryazarlık 101”
Haberler
TikTok ve BTİDER’den TikTok LIVE’da Dijital okuryazarlık buluşması: “21 Soruda Dijital Okuryazarlık 101”
Marketing Türkiye
2 hafta önce
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.