31 Mayıs Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi
Haberler

İş dünyasının “günah keçisi” İK’nın yükselişi

Nafizcan Önder
18 saniye önce
7 dk okuma

Sosyal medyada “meme” kültürünün öznesi kim olursa olsun işi kolay değil. Ofansif mizah ardı ardına birbirini besliyor, “şaka” bazen gerçeklik algısını yıkıyor… Son dönemlerde insan kaynakları departmanı da bu mizah dilinden payına düşeni aldı. Hatta iş mizahı geçip İK profesyonellerine yönelen bir nefret söylemine dönüştü. Ancak gerçeklik hiç de sosyal medyada konuşulduğu gibi değil. Zira araştırmalar insan kaynakları liderlerinin hem yetki hem de etki alanlarının somut bir biçimde büyüdüğünü ve büyüyeceğini gösteriyor. Öyleyse gelin önce meselenin gerçekliğine araştırmalar ışığında birlikte bakalım, sonra da sözü önde gelen insan kaynakları liderlerine bırakalım…

Bir süredir sosyal medyada eleştiri oklarının hedefinde İK departmanları. LinkedIn’de karşılığı olmadan açılan iş ilanları, o ilanlarda yer alan “isviçre çakısı gibi” yüksek beklentiler ve çoğu zaman dönülmeyen “biz size dönüş yapacağız” söylemleri…

Üstelik eleştiriler sadece aday tarafında değil, masanın öbür ucunda, “biz bir aileyiz” mottosunun gölgesinde çalışanlar için de farklı bir boyutta yankılanıyor. Zira bugün İK; çalışan bağlılığı adına düzenlenen “meyve saatleri” ile enflasyon gerçekliği arasına sıkışmış, kurumsal nezaketle operasyonel sertlik arasında köprü olmaya çalışırken o köprünün altında kalmış bir departman görüntüsü veriyor.

İK vizyonu, maaş skalasının gizlendiği ilanlara ve beş tur süren maraton mülakatlara çarparak dağılıyor. Nihayetinde de şimdilerde sosyal medyada en ağır ofansif mizah paylaşımlarının odağında İnsan Kaynakları departmanları konumlanıyor. Eleştirilerin kaynağı bu biçimde özetlense de İnsan Kaynakları departmanı sahiden bu saldırganlığı hak ediyor mu? Bu soruyu yanıtlayabilmek için önce departmanın bugününü ve geleceğini iyi anlamak gerekiyor…

Bir zamanlar işe alım, bordro ve performans değerlendirme süreçleriyle anılan insan kaynakları departmanları, bugün çok daha büyük bir sorumluluğun merkezinde yer alıyor. Şirketlerin önündeki temel gündem, büyüme ve verimlilik hedeflerinin ötesine geçerek; insan ile yapay zekanın uyumu, ihtiyaç duyulan yeni becerilerin tespiti ve çalışanların bu büyük dönüşüme adaptasyonu noktalarında düğümleniyor.

Tam da bu nedenle İK, şirketlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri haline geliyor. CHRO’lar yetenek yönetiminin yanı sıra büyüme planlarını, organizasyon yapısını, kültürü ve dönüşüm programlarını bizzat yöneten isimlere dönüşüyor. Pozisyonlardan çok becerilerin konuşulduğu, öğrenmenin ve adaptasyonun öne çıktığı yeni dönemde şirketlerin en büyük rekabet avantajı, teknoloji yatırımlarıyla eş zamanlı olarak çalışanlarını bu dönüşüme hazırlama kapasiteleri olacak.

Kısacası günümüzün önceliği; doğru becerileri geliştirmek, güven duygusunu pekiştirmek, öğrenmeyi süreklilik arz eden bir kültüre dönüştürmek ve insanla teknolojiyi ortak bir hedef doğrultusunda birleştirmek. Geleceğin kazanan şirketleri, bu entegrasyonu başarıyla tamamlayanlar arasından çıkacak. Edelman Trust Barometer sonuçları da çalışanların en yüksek güveni kendi kurumlarına duyduğunu göstererek, ortak bir zeminde birlikte hareket etme ihtiyacının gücünü kanıtlıyor.

Bu noktada insan kaynaklarının rolü; sosyal medyada mizahı yapılananın aksine “yalnızca işe alımlarda ve yılın birkaç önemli gününü organize etmenin” çok ötesinde mevcut güveni koruyan, farklı ihtiyaçları dengede tutan ve organizasyon içinde adil, şeffaf, insan odaklı bir denge alanı inşa etmek olarak yeniden tanımlanıyor…

CHRO’lar yeni dönemde neye odaklanıyor

Gartner’ın 23 farklı sektör ve dört küresel bölgeden 426 CHRO ile gerçekleştirdiği araştırma sonucunda hazırladığı 2026 İçin En Önemli İK Trendleri ve İK Direktörlerinin Öncelikleri raporuna göre, 2026 yılında insan kaynakları liderlerinin gündeminde dört temel öncelik öne çıkıyor:

● Yapay zekanın İK süreçlerine entegrasyonu…
● İnsan-makine iş birliği çağında yeni çalışma modellerinin tasarlanması…
● Liderlerin belirsizlik dönemlerinde dönüşümü yönetebilecek şekilde güçlendirilmesi…
● Kültürel erozyonun önüne geçilmesi…

Teknolojinin ötesinde bir tasarım alanı: Yapay zeka

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi

Yapay zeka, insan kaynakları dünyasında basit bir teknoloji başlığı olmaktan çıkarak, iş yapış biçimlerini kökten değiştiren temel bir dönüşüm alanına evriliyor. Gartner verileri, yapay zeka kaynaklı verimlilik artışının en yüksek etkiyi yüzde 29 ile İK operasyon modellerinde yaratacağını öngörüyor. Bu tabloya göre CHRO’ların asıl önceliği, araç seçiminin ötesine geçerek; yapay zekanın organizasyon yapısını, çalışan deneyimini ve yetkinlik ihtiyaçlarını nasıl dönüştüreceğine dair net stratejiler kurgulamak haline geliyor.

Esneklik çağı: Statik pozisyonlardan dinamik yetkinliklere

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi

İnsan-makine iş birliğinin güçlendiği bu yeni dönemde İK’nın rolü de yeniden tanımlanıyor. Tek tip kariyer yolları, sabit görev tanımları ve değişmeyen becerilere dayalı pozisyonlar; yerini çok daha esnek ve çevik yapılara bırakıyor. Bu süreçte “beceri temelli organizasyon” (skills-based organization) yaklaşımı stratejik bir önem kazanıyor. Şirketler çalışanlarını mevcut unvanları ya da departmanları üzerinden tanımlamayı bırakıp, sahip oldukları gerçek beceriler üzerinden değerlendirmeye yöneliyor.

Değişimi rutinleştirmek

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi

Sürekli değişim içindeki organizasyonlarda çalışanlar, yeni araçlardan çok güven, netlik ve anlam duygusuna ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle İK liderleri değişimi yönetilmesi gereken bir krizden ziyade, işin doğal bir parçası olarak konumlandırıyor. Araştırmalar, değişimin kurum içinde rutin bir refleks haline gelmesinin, çalışanların adaptasyon başarısını üç kat artırdığını gösteriyor. Gartner’a göre, arzulanan kültürü günlük iş akışına başarıyla entegre edebilen şirketler, çalışan performansında yüzde 34’e varan bir artış yakalıyor.

Operasyondan stratejiye CHRO’nun yükselen gücü

Eskiden şirket içi süreçlerin yönetiminden sorumlu olan İK liderleri, günümüzde CEO’ların en yakın stratejik partnerleri arasında yer alıyor. Büyüme, maliyet optimizasyonu ve organizasyonel kurgu gibi kritik başlıkların tamamının insan odaklı ilerlemesi, bu değişimi zorunlu kılıyor.

İnsan kaynakları fonksiyonu, küresel ölçekte stratejik konumunu her geçen gün sağlamlaştırıyor. Boston Consulting Group (BCG) ve World Federation of People Management Associations tarafından yayımlanan, Türkiye verileri PERYÖN öncülüğünde derlenen “Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO” raporu, bu dönüşümü çarpıcı rakamlarla ortaya koyuyor. Küresel ölçekte üst düzey yöneticilerin yüzde 65’i İK’yı kilit bir iş ortağı ve dönüşüm sağlayıcısı olarak tanımlarken, bu oran Türkiye’de yüzde 70’e ulaşarak yerel liderlerin İK’ya duyduğu güveni kanıtlıyor.

İdari yükten stratejik liderliğe…

İK’nın stratejik potansiyelini tam anlamıyla yansıtmasının önünde ciddi bir engel bulunuyor: İdari iş yükü. Küresel liderlerin yüzde 51’i, operasyonel yoğunluğun stratejik katkıyı kısıtladığını belirtiyor. Türkiye’de ise tablo umut verici; yöneticilerin yüzde 68’i İK’nın stratejik planlama süreçlerine en başından dahil olduğunu, yüzde 70’i ise büyük dönüşüm programlarına liderlik edebileceğini ifade ediyor. Rapor, yeni nesil CHRO’lar için başarıya giden yolu dört ana başlıkta özetliyor:

● İş Değeri Yaratmak: İK süreçlerini doğrudan finansal ve operasyonel çıktılara bağlamak.
● Dijital Öncülük: Yapay zeka ve dijital dönüşüm süreçlerinde sadece kullanıcı değil, rehber olmak.
● Yetkinlik Gelişimi: İş gücünü ve liderlik becerilerini geleceğin ihtiyaçlarına göre tasarlamak.
● Kalıcı Değişim: Dönüşümü güçlü bir uygulama disipliniyle şirket kültürü haline getirmek.

İK’nın en kritik rolü teknolojiyi insani kılmak olacak

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi
Burcu Cantekinler Koç
Unilever Türkiye & UNICA İK Başkanı ve Ev Bakım Türkiye, Pakistan, Bangladeş & Orta Doğu İK Lideri

✓ Sosyal medyada son dönemde yaygınlaşan insan kaynakları departmanını hedef alan mizah dilini ve bu söylemleri yalnızca İK’ya yönelik bir eleştiri olarak değil, çalışma hayatına dair daha geniş bir sorgulamanın yansıması olarak görüyorum. Hızlanan iş hayatı, belirsizlikler ve beklenti–gerçeklik farkı, bu mizah dilini besliyor. İK’nın burada rolü, kendini savunmak değil; bu sesleri anlamlandırmak ve çalışan deneyimini gerçekten sadeleştirecek çözümler üretmek olmalı.

✓ Bugün İK yalnızca süreç yöneten bir fonksiyon değil; şirketin kültürünü, liderliğini ve geleceğe hazırlığını şekillendiren stratejik bir iş ortağı.

✓ Kültürün nasıl yaşandığını, liderliğin nasıl şekillendiğini ve yeteneğin nasıl geliştiğini belirler. İş stratejisinin hayata geçebilmesi için gerekli becerileri, davranışları ve çalışma modellerini kurgulayan; diğer bir deyişle işi mümkün kılan bir fonksiyondur. Stratejik değeri tam da bu kesişim noktasından gelir.

✓ İK’nın rolü kurallar koymaktan, yön veren çerçeveler çizmeye evriliyor. Uzaktan çalışma, yeni nesil beklentiler ve yapay zeka ile birlikte İK artık “nasıl çalışmalıyız” sorusunun cevaplarını birlikte tasarlıyor. Gelecekte İK’nın en kritik rolü; teknolojiyi insani kılmak, öğrenmeyi sürekli hale getirmek ve organizasyonları değişime psikolojik olarak da hazırlamak olacak.

İK değişen dünyada insanla iş arasındaki dengeyi kuruyor

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi
Nurullah Er
Turkcell Çalışan Deneyimi Direktörü

✓ Son dönemde sosyal medyada yaygınlaşan ve İK’yı hedef alan mizah dilini tek boyutlu değerlendirmemek gerektiğini düşünüyorum. Mizah, hayatımızın doğal bir parçası; kimi zaman düşündürür, kimi zaman da birikmiş duyguların dışavurumuna alan açar. Ancak bu dilin genelleşerek nefrete dönüşmesi, tek bir meslek grubunun olumsuz algı üzerinden tanımlanması elbette sağlıklı değil. Burada insan kaynakları profesyonelleri olarak bizim de dönüp özeleştiri yapmamız gerekiyor. Bu algı neden oluşuyor, çalışanlar hangi noktalarda kendilerini anlaşılmamış, yalnız bırakılmış ya da karşılık bulamamış hissediyor; bunu samimiyetle sorgulamalıyız.

✓ Bugün İK, iş ile insan arasında denge kuran; çalışan deneyimini gözetirken şirketin hedeflerine de katkı sunan ve uzun vadede daha güçlü bir organizasyon yapısının oluşmasına destek veren önemli bir iş ortağı konumunda.

✓ İş yapış biçimleri değiştikçe insan kaynaklarının rolü de doğal olarak değişti. Eskiden daha çok süreçleri yöneten ve operasyonel akışı takip eden bir alan olarak görülen İK, bugün çok daha geniş bir sorumluluk alanına sahip. Artık mevcut sistemi yürütmenin yanı sıra değişimi doğru okumak, çalışan deneyimini anlamak ve kurumun gelecekte ihtiyaç duyacağı insan yapısını bugünden hazırlamak da bu rolün önemli bir parçası haline geldi.

✓ Gelecekte de İK’nın rolünün bu yönde daha da güçleneceğini düşünüyorum.

Yapay zeka çağında İK’nın görevi insanın değerini büyütmek

İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi
Kader Gönül Karaca
Eczacıbaşı Sağlık İnsan Kaynakları Direktörü

✓ Sosyal medyada son dönemde yaygınlaşan ve İK’yı hedef alan mizahi dilini bir karşıtlık ifadesi olarak değil, çok daha geniş bir dönüşümün içinde insanların deneyimledikleri baskıların ve belirsizliklerin doğal bir dışavurumu olarak okumayı tercih ediyorum. Bugün insan kaynakları, organizasyonun sadece operasyonel değil, stratejik merkezlerinden biri. İK’nın rolü; hızla değişen dış dünyaya uyum sağlayan, aynı zamanda içeride güçlü bir bağ ve anlam duygusu yaratabilen organizasyonlar kurmak. Bu da iki farklı ihtiyacı aynı anda yönetmeyi gerektiriyor: Performans ve insan deneyimi.

✓ Bazen dönüşümü hızlandırmak, bazen güveni korumak gerekiyor. İK’nın stratejik katkısı, bu iki alanı birbirine alternatif değil, birbirini besleyen unsurlar olarak kurgulayabilmek. Çünkü uzun vadede sürdürülebilir başarı, ancak hem iş sonuçlarını hem de insanı birlikte güçlendiren yapılarda mümkün. İş dünyasında son yıllarda çok temel bir paradigma kırılması yaşıyoruz. Yapay zeka ve teknoloji, iş gücünün niteliğini yeniden tanımlıyor. Tekrar eden işler dönüşürken, insanın rolü daha çok yaratıcılık, problem çözme ve değer üretme alanlarına kayıyor.

✓ Bu değişim, işin nasıl yapıldığından çok, nasıl değer üretildiğine odaklanan yeni bir döneme işaret ediyor. İK’nın rolü burada net: Organizasyonu bu dönüşüme hızla hazırlamak için gereken inisiyatifleri alırken, insanı bu sürecin merkezinde tutmak ve güçlendirmek.

Marketing Türkiye Mayıs sayısını okumak için TIKLAYIN

featured
1 Her beş evden birindeler: Robot süpürgede en çok hangi markalar satın alınıyor?
Her beş evden birindeler: Robot süpürgede en çok hangi markalar satın alınıyor?
2 Her 3 kişiden 1'i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
Her 3 kişiden 1’i Kurban Bayramı’nda şehir dışına çıkmayı planlıyor
3 Kırılgan gerçeklik çağında "güven" yaratmak...
Kırılgan gerçeklik çağında “güven” yaratmak…
4 Ayın öne çıkan global kampanyaları (Mayıs 2026)
Ayın öne çıkan global kampanyaları (Mayıs 2026)
5 Influencer marketing'de dengeler değişiyor: Artık güç mikrolarda...
Influencer marketing’de dengeler değişiyor: Artık güç mikrolarda…
Güncel Haberler
İş dünyasının "günah keçisi" İK'nın yükselişi
İş dünyasının “günah keçisi” İK’nın yükselişi
Türkiye’de KSS’nin yönü “gençlik”e dönüyor
Türkiye’de KSS’nin yönü “gençlik”e dönüyor
Yorumun şampiyonu markalar
Yorumun şampiyonu markalar
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Şeytan Prada, Papa Nike giyer!
Haberler
Şeytan Prada, Papa Nike giyer!
Sena Tufan
3 hafta önce
Nisan ayının en çok izlenen gazetecileri
Araştırma
Nisan ayının en çok izlenen gazetecileri
Nafizcan Önder
4 hafta önce
Elon Musk OpenAI'a açtığı davayı kaybetti
Haberler
Elon Musk OpenAI’a açtığı davayı kaybetti
Marketing Türkiye
2 hafta önce
Havas Engage’in Kreatif Direktörü Can Bilginer oldu
Haberler
Havas Engage’in Kreatif Direktörü Can Bilginer oldu
Advertorial
6 Mart 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.