
Gençler için umut hala “kırılgan”: Geleceğe umutla bakanların oranı yüzde 45’te kaldı
Habitat Derneği tarafından Infakto RW iş birliğiyle hazırlanan Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun altıncısı yayımlandı. Araştırma, gençlerin son iki yılda yaşam memnuniyetinde kısmi bir toparlanma yaşadığını gösterse de uzun vadeli tablo hala alarm veriyor. Çünkü gençlerin yalnızca yüzde 54’ü yaşamından memnun olduğunu söylerken, geleceğe umutla baktığını belirtenlerin oranı yüzde 45’te kalıyor…
Gençlerin yalnızca yarısı yaşamından memnun
Araştırmaya göre 2025 itibarıyla gençlerin yüzde 54’ü yaşamından memnun olduğunu belirtirken, yalnızca yüzde 45’i geleceğe umutla baktığını ifade ediyor. Bu oranlar 2023’e göre kısmi bir iyileşmeye işaret etse de 2017 seviyelerinin oldukça gerisinde. Yaşam memnuniyeti son iki yılda 8 puan artsa da halen 2017’nin 17 puan altında seyrediyor. Gelecekten umutlu olduğunu söyleyen gençlerin oranı ise 2017’deki yüzde 67 seviyesinden ciddi biçimde uzaklaşmış durumda.
Raporda dikkat çeken en önemli başlıklardan biri ise çalışma durumu ile yaşam memnuniyeti arasındaki güçlü ilişki. Çalışan gençlerde yaşam memnuniyeti yüzde 58, öğrencilerde yüzde 55 seviyesinde ölçülürken iş arayan gençlerde bu oran yalnızca yüzde 27’ye düşüyor.
Benzer bir tablo gelecek beklentilerinde de görülüyor. Çalışan gençlerin yüzde 50’si geleceğe umutla bakarken, bu oran öğrencilerde yüzde 48, iş arayan gençlerde ise yalnızca yüzde 16 seviyesinde kalıyor.
10 gençten 7’si iş arasa da bulamayacağını düşünüyor
Araştırmaya göre gençlerin yüzde 52’si çalışmıyor. Tam zamanlı çalışanların oranı yüzde 44, yarı zamanlı çalışanların oranı ise yalnızca yüzde 4. Çalışmayan gençlerin en temel gerekçeleri arasında öğrenci olmak ve iş bulamamak öne çıkıyor.
Özellikle gençler arasında iş bulma konusunda ciddi bir güvensizlik söz konusu. Gençlerin yüzde 72’si iş arasa da kolayca iş bulamayacağını düşünüyor. Aktif iş arayanlarda bu oran yüzde 94’e kadar yükseliyor. Gençlere göre iş bulmanın önündeki en büyük engeller ise yeterli iş olanaklarının bulunmaması, iş bulmayı sağlayacak bağlantıların eksikliği ve düşük ücretler.
Araştırmanın literatüre kazandırdığı “ev genci” kavramı da bu yıl yeniden dikkat çekiyor. Kadınların yüzde 26’sı ev genci kategorisinde yer alırken erkeklerde bu oran yalnızca yüzde 6. Genç kadınları iş gücüne katılım oranı yüzde 38’de kalırken erkeklerde bu oran yüzde 59’a ulaşıyor. Bu tablo, özellikle genç kadınların iş yaşamına katılımında aile içi roller ve bakım sorumluluklarının hala belirleyici olduğunu gösteriyor.
Gençler girişimciliğe de eskisi kadar sıcak bakmıyor
Raporda öne çıkan bir diğer dikkat çekici bulgu ise girişimcilik eğilimindeki sert düşüş. 2017 yılında gençlerin yüzde 63’ü kendi işini kurmak istediğini belirtirken, 2025’te bu oran yüzde 36’ya kadar gerilemiş durumda. Sadece son iki yılda yaşanan düşüş ise 17 puan.
Bu veri, gençlerin yalnızca mevcut iş piyasasına değil, kendi işini kurma fikrine karşı da daha temkinli yaklaştığını gösteriyor. Artan ekonomik belirsizlik, gelir güvencesi eksikliği ve finansmana erişim sorunları, gençlerin risk alma iştahını azaltıyor.
Yurt dışına gitme isteği azalsa da tamamen kaybolmuş değil
Son yıllarda sıkça tartışılan “gençlerin yurt dışına gitme isteği” konusunda da dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Araştırmaya göre gençlerin yüzde 20’si eğitimine yurt dışında devam etmek istediğini, yüzde 28’i ise başka bir ülkeye yerleşmeyi düşündüğünü söylüyor. Bu oranlar 2023 yılında sırasıyla yüzde 28 ve yüzde 43 seviyesindeydi.
Her ne kadar son iki yılda gençlerin yurt dışına gitme isteğinde bir gerileme görülse de her dört gençten birinin hala başka bir ülkede yaşama hayali kurması, bu konunun önemini koruduğunu gösteriyor.
Maddi durum memnuniyeti düşük, borçluluk artıyor
Araştırmaya göre gençlerin yalnızca yüzde 40’ı maddi durumundan memnun olduğunu ifade ediyor. Bu oran 2017’de yüzde 61 seviyesindeydi. Gençlerin yüzde 84’ü ise ihtiyaç duyduğu gelir seviyesinin altında yaşadığını düşünüyor.
Raporda öne çıkan bir diğer veri ise gençlerin önemli bir bölümünün borçluluk deneyimi yaşamış olması. Buna göre gençlerin yüzde 35’inin kredi kartı, yüzde 19’unun ise tüketici ya da ihtiyaç kredisi borcu bulunuyor.
Dijital hayatın içindeler ama dijital özgüven düşük
Araştırmaya göre gençlerin yüzde 95’i her gün internete erişiyor. En sık kullanılan platformlar arasında Instagram yüzde 83 ile ilk sırada yer alırken, onu yüzde 79 ile WhatsApp ve yüzde 39 ile YouTube takip ediyor.
Ancak yoğun dijital kullanım, dijital özgüvenle aynı oranda ilerlemiyor. Gençlerin yalnızca yüzde 28’i kendisini dijital konularda yetkin hissettiğini söylüyor. Bu oran, 2023’e göre 14 puanlık bir düşüşe işaret ediyor. Buna karşın gençlerin yüzde 48’i yapay zeka uygulamalarıyla metin, video veya görsel hazırlayabildiğini ifade ediyor.
Gönüllülük düşük, kent memnuniyeti yüksek
Araştırma, gençlerin gönüllülük ve sivil toplum katılımında da sınırlı bir profil çizdiğini gösteriyor. Gençlerin yalnızca yüzde 5’i gönüllü faaliyetlerde bulunduğunu, yüzde 8’i ise bir sivil toplum kuruluşuna üye olduğunu belirtiyor.
Buna karşılık yaşadıkları kente dair memnuniyet oranı oldukça yüksek. Gençlerin yüzde 77’si yaşadığı şehirden memnun olduğunu söylerken, yüzde 82’si kendisini yaşadığı kentin bir hemşerisi olarak tanımlıyor.
Araştırmanın genel tablosu, gençlerin son iki yılda yaşam memnuniyeti açısından bir miktar toparlandığını gösterse de ekonomik güvence, istihdam ve gelecek beklentileri konusunda kırılganlığın sürdüğünü ortaya koyuyor. Özellikle iş arayan gençler ve genç kadınlar açısından tablo, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve psikolojik açıdan da dikkat çekici bir eşitsizlik alanına işaret ediyor.
