
Kadınların görünmeyen emeği şehrin ortasında görünür oluyor: “Yük Olmasın”
Bakım emeği, zihinsel iş yükü ve bu yüklerin adaletsiz paylaşımı… Günlük hayatın içinde “normalleşmiş” görünen bu görünmez sorumluluklar, kadınların hem özel hem de profesyonel yaşamında derin eşitsizlikler yaratmaya devam ediyor. Fiba Grubu, üçüncü yılına giren “Yük Olmasın” projesiyle bu görünmez yükleri görünür kılmayı hedefliyor; farkındalığı kapalı salonlardan çıkarıp şehrin kamusal alanlarına taşıyor.
Fiba Grup, 29 Şubat Eşit Bakım Emeği Günü ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü arasındaki dönemde, bakım emeğinin yalnızca bireysel bir sorun değil; ekonomik ve toplumsal kalkınmayı doğrudan etkileyen yapısal bir mesele olduğuna dikkat çekiyor.

Eşitsizlikleri görünür kılan bir labirent
Proje kapsamında 26 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında Terminal İstanbul’da kurulan dev labirent, ziyaretçilerini kendi sorumluluk haritalarıyla yüzleştiriyor. Katılımcılar, labirent boyunca karşılarına çıkan gündelik sorumluluklar üzerinden “ne kadarını taşıyorum, ne kadarını paylaşıyorum?” sorularına yanıt arıyor. Bakım emeği ve zihinsel iş yüküne dair çarpıcı verilerle desteklenen deneyim, ziyaretçileri tek bir soruyla baş başa bırakıyor: “Taşıdığın yükün farkında mısın?”
“Bir kadının kaç şapkası var?”
Bakım emeğinin gündelik hayatta nasıl çoğalan rollere dönüştüğünü anlatan bir diğer enstalasyon ise Mecidiyeköy Metro İstasyonu’nda yer alıyor. 28 Şubat – 6 Mart tarihleri arasında sergilenecek çalışmada; ebeveynlikten ev içi organizasyona, duygusal emekten bakım sorumluluklarına uzanan çok katmanlı roller “şapkalar” metaforuyla anlatılıyor. Enstalasyon, izleyicilere şu soruyu yöneltiyor: “Bir kadının kaç şapkası var?”
Mağaza vitrininde görünmeyen yükler
28 Şubat – 8 Mart tarihleri arasında Marks & Spencer Bağdat Caddesi önünde konumlandırılacak bir diğer çalışma ise günlük hayatın üst üste binen işlerinin nasıl kalıcı yüklere dönüştüğünü ortaya koyuyor. “Yükünün farkında mısın?” sorusuyla kurgulanan tasarım, kamusal alanda farkındalığı artırmayı amaçlıyor.
Araştırma verileri neler söylüyor?
Fiba Grubu’nun Özyeğin Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirdiği Bakım Emeği ve Zihinsel İş Yükünün Beyaz Yakalı Çalışanlar Üzerindeki Etkisi Araştırması, sorunun iş hayatına yansımasını net biçimde ortaya koyuyor:
- Kadınların bakım emeği evlilikle birlikte yüzde 22, zihinsel iş yükü ise yüzde 23 artıyor. Erkeklerdeki artış bunun beşte birinden daha az.
- Kadınların yüzde 31’i, bakım emeği ve zihinsel iş yükü nedeniyle hayatlarının bir noktasında işinden ayrıldığını belirtiyor. Erkeklerde bu oran yüzde 18.
- Evli ve çocuklu kadınların yüzde 14,53’ü, bakım emeği ve zihinsel iş yükü nedeniyle en az bir kez terfi teklifini reddetmek zorunda kalıyor.
- Katılımcıların yüzde 85,26’sı, bakım emeği ve zihinsel iş yüküne duyarlı iş yeri politikalarının motivasyon ve iş tercihlerini olumlu etkilediğini ifade ediyor.
- Bu yükleri gözeten kurumlarda çalışan kadınların iş memnuniyeti ve aidiyet düzeyi, diğer kurumlara kıyasla yüzde 15 daha yüksek.
- Bakım emeğinin adil dağılmadığı senaryolarda kadınlarda tükenmişlik ve düşük aidiyet duygusu belirginleşiyor.
Cinsiyetler arasındaki büyük farklar
- Kadınlar evdeki işlerin üçte ikisini üstleniyor. Her iki partner çalışsa da erkekler bakım emeği ve zihinsel iş yükünde yüzde 50 seviyesine ulaşamıyor.
- Her iki partnerin çalıştığı hanelerde kadınların bakım emeği ve zihinsel iş yükü ortalama yüzde 4,44 artıyor; erkeklerde ise neredeyse değişmiyor.
- Çocuk sahibi kadınlar, çocuksuz hanelerdeki kadınlara kıyasla iki kat daha fazla bakım emeği ve zihinsel iş yükü üstleniyor.
- Adil olmayan iş bölümü, kadınlar için zaman yoksulluğu yaratıyor; bu durum işten ayrılma ve ekonomik yoksulluk riskini artırıyor.
“Yük Olmasın” projesi, bakım emeğini yalnızca konuşulan bir kavram olmaktan çıkarıp kamusal alanda deneyimlenen bir meseleye dönüştürürken, Fiba Grubu daha eşit bir yaşam için herkesi #YükOlmasın çağrısına ortak olmaya davet ediyor.
“Bu bir kadın meselesi değil, kalkınma meselesi”
Fiba Grubu Kurumsal İletişim Direktörü Aylin Kurt Ganiç, projenin çıkış noktasını şu sözlerle özetliyor: “29 Şubat’ın Eşit Bakım Emeği Günü olarak seçilmesi çok anlamlı; çünkü verilen emek çoğu zaman görünmez kalıyor. OECD verilerine göre Türkiye’de kadınlar, erkeklerden 3,5 kat daha fazla ücretsiz iş yapıyor. Bu eşitsizlik yalnızca bireysel hayatlara sıkışmış bir sorun değil. Kadınlar için zaman yoksulluğuna, tükenmişliğe ve iş hayatından kopuşa yol açıyor. Bu nedenle bakım emeği ve zihinsel iş yükü eşitsizliği, bir ‘kadın’ meselesi değil; ekonomik ve sosyal kalkınma meselesi.”
Projeyle ilişkin detaylı bilgilere ulaşmak için TIKLAYIN!
