
Krizden trende: Sosyal medyada alay edilmişti, satış patlaması yaşandı
Gana’da geleneksel bir kıyafet, sosyal medya krizini fırsata çevirerek kültürel bir marka hikayesi haline geldi. Yüzyıllardır üretilen çizgili ve renkli “fugu”, son haftalarda yalnızca bir giysi olmaktan çıkarak kimlik ve yaşam tarzı sembolüne dönüştü.
Başkent Akra’nın sokaklarında yıllardır çizgili ve canlı renkleriyle bilinen geleneksel fugu kıyafetlerini üreten dokumacılar, son dönemde hiç olmadığı kadar yoğun bir taleple karşı karşıya. Uzun süredir yerel kültürün önemli bir parçası olan bu el dokuması kıyafetler, beklenmedik bir tartışmanın ardından yeniden gündeme taşındı. Süreç, Gana Devlet Başkanı John Dramani Mahama’nın Zambiya ziyareti sırasında fugu giymesiyle başladı. Sosyal medyada bazı kullanıcıların kıyafeti alay konusu yapması, Gana’da ters bir etki yarattı. Kıyafetin küçümsenmesi, birçok Ganalı için kültürel değerlere yönelik bir saygısızlık olarak görüldü. Bunun üzerine vatandaşlar, milli miras olarak kabul edilen fuguya sahip çıkma refleksi gösterdi.

Ortaya çıkan dayanışma dalgası kısa sürede somut bir etkiye dönüştü; yerel üreticilere yönelik talep arttı, fugu satışları yükseldi. Böylece eleştiri ve alayla başlayan tartışma, geleneksel bir kıyafetin yeniden değer kazanmasına ve kültürel kimliğin daha güçlü biçimde sahiplenilmesine zemin hazırladı.
Fugu’ya ilgi arttı, stoklar kısa sürede tükendi
Toplumsal tepkinin bir moda akımına dönüşmesi üzerine Turizm Bakanı Abla Dzifa Gomashie, her çarşamba gününü “Fugu Günü” ilan ederek süreci resmi bir boyuta taşıdı. Bu hamle, kültürel mirasla tüketici yaşam tarzı trendlerini birleştiren güçlü bir kampanya etkisi yarattı. 10 Şubat’taki ilandan bu yana sadece çarşamba günleri değil, haftanın her günü iş yerlerinde fugu giyenlerin sayısı hızla arttı.

Bu durum tüccarların stoklarını kısa sürede tüketmesine neden oldu. Ancak bu ani talep patlaması, geleneksel yöntemlerle üretim yapan dokumacıların üzerindeki baskıyı da artırdı. Gana Dokumacılar ve Satıcılar Birliği Sekreteri Abigail Naki Gabor, üretimin sürdürülebilir olması için devlet desteğinin şart olduğunu vurgulayarak “Sadece el işçiliğiyle ilerlemek süreci yavaşlatıyor ve verimliliğimizi kısıtlıyor. Talebi karşılayabilmek için acilen endüstriyel makinelere ihtiyacımız var” dedi.
Ganalı terziler ve tasarımcılara göre bu trend sadece satış rakamlarını değil, tekstil sektörünün tamamını canlandırma potansiyeline sahip. Geleneksel el dokumacılığını sürdüren üreticiler yüksek taleple daha fazla iplik ve iş gücü ihtiyacıyla karşılaşırken, genç moda markaları fugu’yu modern ceket, pantolon ve günlük kıyafetlere dönüştürerek uluslararası pazarlara açılma fırsatı yakalıyor.
Kaynak: Euronews
