
Çalışanlara göre liderler AI’ın psikolojik etkisini yeterince dikkate almıyor
Mercer’ın Davos’ta açıkladığı 2026 Global Yetenek Trendleri Araştırması ön bulguları, şirketlerin yapay zekadan sürdürülebilir değer yaratabilmesi için yalnızca teknolojiye değil; yetenek gelişimine, insan–yapay zeka iş birliğine ve iş süreçlerinin amaca yönelik yeniden tasarlanmasına odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor.
Küresel ölçekte insan kaynakları ve yönetim danışmanlığı hizmetleri sunan Mercer, 2026 Global Yetenek Trendleri Araştırmasının ön bulgularını Dünya Ekonomik Forumu kapsamında Davos’ta kamuoyuyla paylaştı. Araştırma, şirketlerin yapay zekayı benimseme yarışında anlamlı ve kalıcı kazanımlar elde edebilmesi için iş modellerini yeniden düşünmesi ve yetenekleri bu dönüşümün merkezine yerleştirmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
İnsan-yapay zeka iş birliği fark yaratıyor
Bulgular, birçok organizasyonun yapay zekanın gerçek potansiyelini ortaya koymakta hala zorlandığını gösteriyor. Bunun temel nedeni olarak ise teknolojinin mevcut iş yapış biçimlerine eklemlenmesi, ancak işin kendisinin amaca yönelik biçimde yeniden tasarlanmaması öne çıkıyor. Bulgular aynı zamanda yapay zekanın yalnızca otomasyon aracı olarak ele alınmasının, beklenen verimlilik ve değer artışını sınırladığını söylüyor.
Araştırma, yatırımcı perspektifinin de bu dönüşümle paralel ilerlediğini gösteriyor. Bulgulara göre yatırımcıların yüzde 72’si, insan ve yapay zeka yeteneklerini entegre biçimde kullanan şirketlerin daha güçlü bir rekabet avantajı elde edeceğine inanıyor.
İş süreçlerini yeniden tasarlamak yatırım getirisini artırıyor
Araştırma sonuçları, iş süreçlerinin yeniden tasarlanmasının yatırım getirisi açısından kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticilerin yüzde 63’ü, yapay zeka ve otomasyon için iş süreçlerinin yeniden yapılandırılmasının 2026 yılında insan kaynakları alanında en yüksek yatırım getirisini sağlayacağını öngörüyor. Buna karşın, insan kaynakları liderleri arasında bu görüşü paylaşanların oranı yüzde 46’da kalıyor. Bu fark, organizasyonlar içinde dönüşümün önünde önemli bir uyum açığına işaret ediyor.
Öte yandan, insan–yapay zeka iş birliğinin öneminin kabul edilmesine rağmen, üst düzey yöneticilerin yalnızca yaklaşık üçte biri mevcut iş gücünün bu iki alanı etkili biçimde bir araya getirebilecek yetkinliğe sahip olduğunu düşünüyor.
Yapay zeka kaygısı yükseliyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer bulgusu ise çalışanların yapay zekaya yönelik artan kaygısı. Yapay zeka nedeniyle işini kaybetme endişesi taşıyan çalışanların oranı 2024’te yüzde 28 iken, 2026 itibarıyla yüzde 40’a yükselmiş durumda. Bu kaygının yeterince ele alınmaması, organizasyonların değer yaratma kapasitesini ve verimliliğini doğrudan etkiliyor.
Araştırmaya göre çalışanların yüzde 62’si, liderlerin yapay zekanın duygusal ve psikolojik etkilerini yeterince dikkate almadığını düşünüyor. Buna karşın, insan kaynakları liderlerinin yalnızca yüzde 19’u bu etkileri dijital uygulama stratejilerinin bir parçası olarak ele alıyor.
Mercer, şirketlerin yapay zekanın tam potansiyelini ortaya çıkarabilmesi için şeffaf iletişim, çalışanların iş süreçlerinin yeniden tasarımına aktif katılımı ve güçlü yetenek geliştirme programlarıyla desteklenen bir kültür inşa edilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu yaklaşım yatırımcılar tarafından da destekleniyor; yatırımcıların yüzde 77’si, çalışanlarını yapay zeka eğitimleriyle güçlendiren şirketlere yatırım yapma olasılıklarının daha yüksek olduğunu belirtiyor.
Yapay zeka çağında beceriler yeni para birimi
Araştırma, yapay zeka çağında becerilerin hızla dönüşmesinin, daha çevik ve beceri odaklı yetenek ve ödül modellerini zorunlu kıldığını ortaya koyuyor. Yatırımcıların yüzde 97’si, bu tür modelleri benimsemeyen şirketlerin yatırım kararlarında olumsuz değerlendirileceğini ifade ediyor. Buna karşın, üst düzey yöneticilerin yalnızca yarısı, gelecekte oluşacak beceri açığını kapatmak için bugün yeterli yatırım yaptıklarını düşünüyor.
Çalışan tarafında ise farkındalık hızla artıyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 53’ü, geleceğe hazır becerilere sahip olmamaktan endişe duyuyor. Becerilerini güncel tutamama kaygısı yaşayan çalışanların oranı ise 2024’te yüzde 17 iken, 2026’da yüzde 47’ye yükselmiş durumda.
Tamamı Şubat ayında yayınlanacak raporu buraya tıklayarak inceleyebilirsiniz.
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırması için son başvuru tarihi 31 Ocak!
