25 Ocak Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”
Haberler

“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”

Marketing Türkiye
14 saniye önce
4 dk okuma
“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”
Murat Göllü
Kurumsal İletişimciler Derneği (KİD) Başkanı

Yetmiş yıllık bir markanın sahibin­den duyduğum bu cümle hem be­nim için hem de gurur duyduğum mesleğimizin varlık sebebi için çok şey ifade ediyor: Güven, itibar ve bu iki kelimenin taşıdığı muazzam değer…

Kökü geçmişte, anlamı gelecekte.

Bugün ise bu iki kelimenin yükü hiç olmadığı ka­dar ağır. Çünkü iletişim dünyası artık bambaşka bir hızla akıyor. Yıllarca büyük bir emekle inşa edilen, gözbebeği gibi bakılan bir marka; anlık bir paylaşım, bir video, doğrulanmamış bir iddia ya da yapay zekayla üretilmiş bir görüntüyle saniye­ler içinde tartışmanın ortasında kalabiliyor.

Geçmişte iletişimcilerin en büyük derdi, algı ile gerçeklik arasındaki farkı kapatmaktı. Bugün o mesafe, internet, sosyal medya ve yapay zekânın etkisiyle derin bir uçuruma dönüştü.

Gerçek ile yanılsama arasındaki sınır bulanık, bilginin kaynağı çoğu zaman belirsiz. Yapay zeka doğruyu görünür kılmayı kolaylaştırdığı kadar, yanlış bilgiyi çoğaltmayı da hızlandırıyor. Bu ne­denle mis ve disinformation artık yalnızca bir ile­tişim meselesi değil; kurumların varoluşunu etki­leyen yapısal bir risk.

Üstelik iletişim ortamındaki bu çalkantı sadece teknolojiyle de sınırlı değil.

Küresel siyasi dalgalanmalar, ülkeler arası geri­limler, liderlerin bir gecede sürdürülebilirlik söy­lemlerini zayıflatabilen çıkışları, toplumsal tar­tışmaları anında yön değiştiren kırılgan bir alana çeviriyor.

Bizim coğrafyamızda ise tabloya bir boyut daha ekleniyor: Doğal felaketler.

Depremler, seller, yangınlar… Her biri hem top­lumun hem kurumların iletişim reflekslerini yeni­den tanımlıyor; güven ve sorumluluk kavramları­nı daha da görünür kılıyor.

2026 iletişimciler için bir sorumluluk yılı olacak

Tüm bu karmaşanın ortasında bir gerçek kendini hatırlatıyor: İletişim, iyi yönetildiğinde dünyayı daha yaşanabilir bir yer haline getiren en güç­lü araçlardan biri. Kutuplaşmanın, hızın ve bilgi kirliliğinin arttığı bir dönemde bile; doğru bilgiyi üretmek, toplumu ortak bir zeminde buluşturmak ve güven inşa etmek hala mümkün. İşte tam da bu nedenle 2026, iletişimciler için bir sınavdan çok, bir sorumluluk yılı olarak karşımızda duruyor.

Bu geniş tablonun içinde gözden kaçmaması gere­ken başka bir gerçek daha var: Markasının üzerine tek bir toz kondurmak istemeyen pek çok hissedar ve hatta onların şirketlerini yöneten CEO’lar ileti­şimin profesyonel bir uzmanlık alanı, hatta kendi içinde bir bilim olduğunun farkında değil.

Bu yalnızca birkaç kuruma özgü değil; iletişim hala hak ettiği stratejik konuma ulaşamadı. Bir­çok lider için iletişim, “bir etkinliğin yapılması” ya da “bir duyurunun paylaşılması” gibi operasyonel bir iş kalemi olarak değerlendiriliyor.

Bazı danışmanların kurumsal iletişimi pazarla­ma ya da insan kaynaklarının altına yerleştirme önerileri de bu yanlış bakış açısının bir yansıma­sı. Oysa buna en çok karşı çıkması gereken yine o hissedarın kendisi. Çünkü iletişimci, CFO’nun rakamlarının, CHRO’nun çalışan odağının ya da CMO’nun büyüme hedeflerinin ötesinde; kuru­mun tüm paydaşlar gözündeki kimliği, değerleri, itibarı ve geleceği ile masaya oturur.

Ve evet… O soyadının üzerine “tek bir toz bile kon­durmamak” için gereken görünmez emeği taşıyan kişi de odur.

“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”

İtibar dayanıklılığının merkezi

Ne var ki iletişimin değeri çoğu zaman ancak kriz anında anlaşılır. Bir söylenti çıkar, bir video virale döner, bir müşterinin öfkesi büyür… Ve telefonun ilk çaldığı isim yine iletişimcidir. Bu, acı bir ger­çeği hatırlatır: Kurumlar iletişimin değerini çoğu zaman ancak iş işten geçince fark eder.

Oysa krizlerin arttığı, yayıldığı ve sınır tanımadığı bu dönemde iletişim bir “yangın söndürme biri­mi” değil; kurumun itibar dayanıklılığının merke­zidir.

Üstelik iletişimcinin işi hiç olmadığı kadar zor: Hız baş döndürücü, gündem çok katmanlı, teknoloji belirleyici, riskler çok yönlü. Tam da bu nedenle bugün iletişim, yalnızca bir uzmanlık değil; ku­rumların geleceğini ayakta tutan stratejik bir güç.

Bu gerçeklerle birlikte 2025 bize şunu gösterdi: İletişimi hafife alan kurumların yaptığı hata, yal­nızca iletişimcilere değil; kendi itibar ve varlıkla­rına verilmiş en büyük zarardır.

Ve şimdi asıl soru karşımızda duruyor: 2026’da bu güven düzenini yeniden kurmak için nereden başlayacağız?

2026’ya bakarken ilk fark ettiğimiz gerçek şu: Ar­tık hiçbir iletişim stratejisi eski dünya alışkanlık­larıyla yürüyemez.

Çünkü karşımızdaki tablo yalnızca daha hızlı bir medya düzeni değil; bambaşka bir gerçeklik üre­tim mekanizması. Yapay zeka, içerik bolluğu, çok kanallı dikkat dağınıklığı ve doğruluk krizinin eş zamanlı yaşandığı bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle iletişimi yeniden düşünmek artık bir ter­cih değil, zorunluluk.

İnsan aklıyla duygunun birleştiği hikaye fark yaratır

“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”

Yapay zeka bize hız kazandırıyor ama aynı zaman­da yaratıcılığın değerini hiç olmadığı kadar yük­seltiyor. Benzer metinlerin, otomatik içeriklerin ve birbirine benzeyen kampanyaların arasında fark yaratmanın yolu yine özgün fikirlerden, cesur anlatılardan ve insan aklıyla duygusunun birleşti­ği hikâyelerden geçiyor.

Bu dönemde tek kanallı iletişim artık mümkün değil. Çekirdek bir anlatının; LinkedIn’de düşün­ce liderliğine, TikTok ve Instagram’da görsel hikâ­yeye, podcast’lerde derinlikli sohbete, sektörel medyada analize, kurumun kendi mecralarında ise kalıcı ve sahipli içeriğe dönüşmesi gerekiyor. Her platform kendi diliyle konuşuyor; iletişim de buna uyum sağlamak zorunda.

Bütün bunların ortasında lider odaklı marka an­latısı yeniden güç kazanıyor. İnsanların marka haline geldiği bir çağda, markaların da insanlaş­ması kaçınılmaz. İnsanlar kuruma değil, insana güveniyor. Kurucunun ya da liderin aklı, duruşu ve değerleri markanın en güçlü güven taşıyıcısına dönüşüyor.

Kriz cephesinde ise riskler eskisinden daha keskin. Deepfake videolar, manipüle edilmiş içerikler ve saniyeler içinde yayılan yanlış bilgiler klasik kriz planlarının ötesine geçmeyi zorunlu kılıyor. İnter­net ve sosyal medya krize tepki süresini 24 saatten 1 saate indirmişti; şimdi kriz iletişimi dakikalar içinde verilen ilk sinyalin niteliğiyle başlıyor.

Ve tüm bu teknoloji konuşulurken etik ve şeffaf­lık boyutunu görmezden gelmek mümkün değil. Yapay zeka süreçlerinin nasıl kullanıldığı, insan dokunuşunun nerede devreye girdiği ve kurumun değerlerinin hangi kararları yönettiği artık itiba­rın bizzat kendisi.

Sonuç çok açık: PR’ın yeni hali, her şeye rağmen güven inşa edebilenlerin dönemi.

Sürdürülebilirlik de bu nedenle önemini koruyor; çünkü geleceğe dair sorumluluk almak, kurumla­rın güven sermayesinin ayrılmaz bir parçası.

Kısacası 2026, iletişimi yeniden icat etmek değil; iletişimin özünü; güveni, itibarı ve doğruluğu, yeni dünyanın koşullarında yeniden güçlendirmek yılı.

The One Awards’ta kazananlar 2 Şubat’ta ödüllerine kavuşacak!

featured
1 “Yılın İnovatif Ürünleri” araştırması için son başvuru tarihi 31 Ocak!
“Yılın İnovatif Ürünleri” araştırması için son başvuru tarihi 31 Ocak!
2 E-ticarette fahiş fiyatlara erişim engeli
E-ticarette fahiş fiyatlara erişim engeli
3 Brandverse Awards başvuruları başladı!
Brandverse Awards başvuruları başladı!
4 Halit Ergenç Toyota için kameraların karşısına geçti, izleyenler ikiye ayrıldı
Halit Ergenç Toyota için kameraların karşısına geçti, izleyenler ikiye ayrıldı
5 "Mavi Yaka Türkiye"yi anlamak...
“Mavi Yaka Türkiye”yi anlamak…
Güncel Haberler
“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”
“Biz soyadımızı markamıza vermişiz; üstüne tek bir toz konsun istemeyiz”
Konuşmak kadar “susmak” da iletişimdir!
Konuşmak kadar “susmak” da iletişimdir!
“Tünelin ucunda ışık var” diyen CEO’ların sayısı azalıyor
“Tünelin ucunda ışık var” diyen CEO’ların sayısı azalıyor
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Deneyimle fark yaratanlar The TECH Summit 2025'in XCO Sahnesi'nde buluşuyor!
Haberler
Deneyimle fark yaratanlar The TECH Summit 2025’in XCO Sahnesi’nde buluşuyor!
İrem Alimoğlu
1 Aralık 2025
Marketing Türkiye C Level Club üyeleri “Tarihin İçinde Bir Akşam”da buluştu
Haberler
Marketing Türkiye C Level Club üyeleri “Tarihin İçinde Bir Akşam”da buluştu
Nafizcan Önder
18 Kasım 2025
Asgari ücret 2026'da ne kadar olacak?
Haberler
Asgari ücret 2026’da ne kadar olacak?
Sena Tufan
8 Kasım 2025
McDonald’s, şehir efsanesi "Gizli Menü"yü gerçeğe dönüştürdü
Haberler
McDonald’s, şehir efsanesi “Gizli Menü”yü gerçeğe dönüştürdü
Sena Tufan
2 hafta önce
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.