“Türk kahvesi bizim misyonumuz”

“Kültürel lezzet mirasımız olan Türk kahvesine hak ettiği değeri kazandırmak ve bu değeri korumak için çaba gösteriyoruz” diyen Kahve Dünyası Şirket Yönetiminden sorumlu Altınmarka Grup Şirketleri Yönetim Kurulu üyesi Kaan Altınkılıç, Türk kahvesinin Kahve Dünyası için öneminin altını çiziyor. 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’nde mağazalarını ziyaret eden misafirlerine Türk kahvesi ikram ettiklerini anlatan Altınkılıç, “Herkesi 5 Aralık’ta mağazalarımıza davet ediyoruz” diyor.

Söyleşi: Eylem Arslan eylem@marketingturkiye.com

Türk kahvesinin Kahve Dünyası için yeri ve önemi nedir?

Bugün her ne kadar mağa­zalarımızda kahve çeşitlerinden çikola­taya, unlu mamullerden dondurmaya, fit lezzetlerden el yapımı özel ürünlere kadar bine yakın ürün sunuyor olsak da Kahve Dünyası’nın kuruluş amacı; ev dışı tüketiminin yok denilecek kadar az olduğu Türk kahvesinin daha fazla kişi­ye ulaştırılması ve daha farklı şekillerde ve formlarda sunulmasıydı. Bu neden­le kurulduğumuz günden bu yana Türk kahvesini, su ve çikolata eşliğinde ikram ederek mağazalarımızda köklü bir gele­neği yaşatmak için elimizden geldiğince çaba gösteriyoruz. Türk kahvesi bizim misyonumuz.

Kahve Dünyası’nda müşterilere farklı Türk kahvesi alternatifleri de sunuyorsunuz. Bu yeni ürünler nasıl bir iç görüyle ortaya çıktı?

İnovasyon bizim kültürümüzün bir par­çası. Var olduğumuz günden beri hem ürünler tarafında hem de Kahve Dünya­sı marka konseptinin genelinde sıradan formatların dışına çıkmayı tercih ediyo­ruz. Türk kahvesi tarafında örnek vermek gerekirse soğuk Türk kahvesi açıklayıcı olacaktır. Ülkemizin önemli değerlerin­den Türk kahvesini yazında tüketilebi­lir yapmak için bu güzel ürünü yarattık. Fondü, çikolata kaşık, Gofrik, Bonte ve Popçik diğer örnekler arasında.

5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü özelinde ne tür çalışmalar gerçek­leştiriyorsunuz?

Kültürel lezzet mirasımız olan Türk kah­vesine hak ettiği değeri kazandırmak ve bu değeri korumak için çaba gösteri­yoruz. Kahve Dünyası’nın varoluşunda önemli bir yeri olan Türk kahvesinin 5 Aralık tarihinde, UNESCO tarafından ilan edilmiş bir günde, kutlanması bizim için çok değerli. Bu kapsamda üç yıldır 5 Aralık Dünya Türk Kahvesi Günü’n­de mağazalarımıza gelen misafirlerimi­ze Türk kahvesi ikram ediyoruz. Her yıl daha fazla kişiyi misafir etmeyi arzu edi­yor, bu nedenle herkesi 5 Aralık’ta ma­ğazalarımıza davet ediyoruz. Ayrıca bu özel günü herkes bilsin ve Türk kahvesi kültürüne hep birlikte sahip çıkalım diye yoğun iletişim çalışmaları yaparak kamu­oyunda bilinirlik ve farkındalık yaratma­ya çalışıyoruz.

Türk kahvesinin bilinirliğini artır­maya yönelik Kahve Dünyası olarak birçok çalışma yürütüyorsunuz. Bunlardan biri de Türk Kahvesi Araştırması… Bu çalışmayla ilgili bizlere bilgi verebilir misiniz?

Bu yıl araştırmanın içeriğini biraz değiş­tirdik. Geçen sene araştırmanın sonuçla­rından yola çıkarak Türk kahvesi tüketim haritasını çıkarmıştık. Bu yıl ise “Türk kahvesi hangi amaçla tüketiliyor ve tam olarak ne ifade ediyor?” sorusuna yanıt aradık.

Kahve Dünyası’nın gelecek dönem stratejilerinden söz eder misiniz?

Bugüne kadar Ar-Ge ve inovasyon tarafıy­la, ürünlere odaklanmıştık. Bunun temel nedeni konseptimizi sıfırdan yaratmış ol­mamızdı. 2004’te kurulduk ama her şeyi sıfırdan yarattık. Kendimizi geliştirmek için sürekli çalıştık. Şu an 200 mağaza­da, 2 bin 200 personelle 150 binden fazla kişiyi ağırlıyoruz. Bu doğrultuda belirli formatlarla belirli Ar-Ge süreçlerinde olgunluğa ulaştık diyebiliriz. Bunlardan biri de ürünlerimiz. Ürünler konusun­da Kahve Dünyası olarak her daim ye­nilenme ve iyileşme vizyonuna sahibiz. Bundan sonraki süreç için teknolojiye odaklandık. Gücümüzü ve dinamikliği­mizi artık teknolojiyle ortaya koymak istiyoruz. Bu çerçevede geliştirdiğimiz mobil uygulamayla misafirlerimize alış­verişlerinden Çekirdek kazandırıyoruz. Misafirlerimiz bu çekirdekleri alışverişle­rinde lira olarak kullanabiliyor. Mobil uy­gulamayı Al-götür kahve alışverişlerinde kullananlar ise her kahve için bir damga biriktiriyor. 6 damga biriktiğinde bir adet al-götür kahve hediye ediliyor.

Bu yıl Türkiye’de bir ilke imza atarak mobil uygulamamıza Hazır Al özelliğini ekledik ve bu sayede kasada sıra bekleme dönemine son verdik. Hazır Al, mağaza­da hiç sıra beklemek istemeyen veya ara­cını uzun süreli park edemediği için ma­ğazadan alışveriş yapamayanlara büyük kolaylık sağlıyor. Kahve Dünyası mobil uygulaması üzerinden Hazır Al sekmesi­ne girenler, ilk olarak alışveriş yapacak­ları mağazayı seçiyor. Ardından ekrana, Al-götür olarak tüketilebilen ürünler ge­liyor. Aroma, süt, şeker, boy gibi tüketici­nin damak zevkine göre özelleştirilebilen ürünlerin seçilip sepetin tamamlanma­sıyla bir sonraki aşamada siparişin teslim süresi soruluyor. Son adımda ise kredi kartı veya Kahve Dünyası’nın para birimi olan Çekirdek ile ödeme yapılarak sipariş tamamlanıyor

Kahve Dünyası Algötür mağaza konseptinden söz eder misiniz?

Kahve Dünyası’nın mevcut marka algı­sını muhafaza ederek yeni bir konsept yarattık ve bunun adını “Kahve Dünya­sı Algötür” koyduk. 2-3 yıldır gelişimi­ni sağladığımız ve şu anlarda olgunluk seviyesine ulaşan bu konseptle 20 tane mağazaya ulaştık ki bunun bir başlangıç olduğunu düşünüyoruz. Burada mağaza­nın mimarisi, ürünleri, mağaza çalışanla­rının yaşı, bakış açısı, çalan müzik bam­başka bir tüketici kitlesine hitap ediyor. Kahve Dünyası’nın güçlü fonksiyonlarını alıp dinamik yapısıyla buluşturduğumuz bu konseptle güzel işler yapacağımıza inanıyoruz. Bu konseptle yeni tüketici kitleleriyle daha yakından iletişim kur­mayı hedefliyoruz.

Ekip olarak birlikte yürüttüğünüz bir çalışmanız var mı?

Üç yıldır Tam Takım Sahadayız adlı bir proje yürütüyoruz. Ofisi kapatıp tüm ar­kadaşlarımızla bir gün boyunca mağaza­larda çalışıyoruz. Bu projeyle her ne ka­dar ofiste çalışıyor olsak da nihayetinde mağazada yapılan işin bambaşka oldu­ğunun farkında olduğumuzu vurgulamak istiyoruz. Mağazalarımızda görev yapan arkadaşlarımızın işlerini daha iyi ve ko­lay yapabilmeleri için bizler ofislerdeyiz. Dolayısıyla bu hissiyatı güçlendirmek ve yaptığımız işi birebir gözlemlemek için bir takım çalışması yapıyoruz. Tam Ta­kım Sahadayız’ı yılda 2 kez Dünya Türk Kahvesi Günü’nde ve Dünya Çikolata Gü­nü’nde gerçekleştiriyoruz. Yoğun olan bu günlerde omuz omuza çalışabilmek için bu iki özel günü seçtik.

Yurtdışındaki mağazalarınızda Türk kahvesini nasıl konumluyorsunuz?

Yurtdışında İngiltere, Romanya, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emir­likleri olmak üzere 5 ülkede 15 mağazamız bulunuyor. Bu mağazalarımızda Türk kahvesini misafirlerimize tıpkı Tür­kiye’de sunduğumuz gibi sunmak, kül­türümüzü tanıtmak adına bizim için çok önemli.

Türk kahvesinin kökleri 12. yüzyıla da­yanıyor. Hem bu köklü geçmiş hem de isminde Türk geçiyor olması kahvemizin uluslararası arenada tanıtımı açısından bize büyük bir avantaj sağlıyor. Üstelik bir de özel sunum şekli, ritüeli, hikayeleri var. Biz de yurtdışındaki mağazalarımız­da ağırladığımız misafirlerimize bütün bunları anlatmaya özen gösteriyoruz. Mi­safirlerimiz bu kültürle tanıştıkça içtikle­ri her yudumdan daha fazla keyif alıyor, ülkemizi de daha yakından tanımak isti­yorlar. Bu sayede turizm elçiliği de yap­mış oluyor ve bundan büyük mutluluk duyuyoruz.

Kaan Altınkılıç için Türk Kahvesinin Anlamı

Benim için Türk kahvesi aslında güzel bir başlangıcı ya da bitişi ifade ediyor. Bir kız isteme ritüelinde, söze Türk kahvesiyle başlanması çok güzel bir şey. Çiftlerin hayatlarındaki en önemli adımlardan birinin, ülkemize mal olmuş Türk kahvesiyle atılıyor olması çok değerli, veya herhangi bir yemeği Türk kahvesiyle sonlandırıyor olmak, ne kadar lezzetli bir şey yersek yiyelim sonrasında yine Türk kahvesi istiyor olmamız aslında çok büyük bir değer. Bu nedenle Türk kahvesinin çok güzel bir başlangıç ve bitiş olduğunu düşünüyorum.

İLGİLİ HABERLER