Netflix’ten esrarengiz kampanya

Sinemada izlediğiniz fragmanla­rı gözünüzün önüne bir getirin… Fragmanı seslendirenin ses to­nundan, o kısacık parçanın kur­gulanma biçimine kadar pek çok unsur işte bu merakı izleyicide uyandırmak ve içeriği deneyimlemesini sağlamak içindir… Son­rasında başka faktörler devreye girer tabii… Filmi izleyenlerin yorumları gibi…

Yine de işe, izleyiciyi “gerçekten” merak etti­rerek başlamak başarıya giden yolda ilk kapıyı açacaktır.

Netflix, 27 Aralık’ta gösterilmeye başlayacağı yeni yapımı için bu yola gitmiş… Dizinin açıkha­va reklamları çok sade ve merak uyandırıcı. Hat­ta esrarengiz… Bir sembol kullanılmış afişlerde… Bir de ne zaman yayına gireceği. Onlar da küçük puntolarla…

Güney Amerika’da, İngiltere’de, Rusya’daki tar­lalarda zaman zaman ortaya çıkan, sırrı bir türlü çözülemeyen çizimleri hatırlarsınız… Onlara ben­zeyen bir sembol kullanılmış işte… Biraz Lost’u, biraz Çukur’u çağrıştırıyor. Mistik bir atmosferi şimdiden başarıyla yarattılar…

Dizinin ilk teaser’ı yayınlandı. O nedenle bu ta­nıtımın, başrolünde Beren Saat’in oynadığı Atiye dizisine ait olduğunu biliyoruz. Sembol de dün­yanın ilk tapınağı Göbeklitepe’de bulunan çizim­lerden geliyormuş… Hikâyenin Göbeklitepe ile bir bağı olacağını daha önce basından okumuştuk zaten…

Şimdi bu sembolün kullanımıyla hem Göbekli­tepe’nin mistisizmine hem de draması kuvvetli bir yapıma şahitlik edeceğimiz vaadiyle karşı karşıyayız…

Teaser’ı Türkçeye meraklandırıcı olarak tercü­me etmek mümkün. O nedenle bu teaser’ın da açıkhava tanıtımlarının da görevini “başarıyla” yerine getirdiğini söyleyebiliriz. Fakat “teaser”ın bir özelliği de vaatte bulunmasıdır. Vaat ne ka­dar büyükse sonucun da o kadar büyük olması gerekir. Aksi takdirde sonuç hayal kırıklığı olur. Merakla bekliyoruz…

Bir konu yönetimi örneği: Mucize Doktor

Fox TV’deki Mucize Doktor dizisi ilgiyle izleniyor. Başrol­deki Taner Ölmez otizmli bir doktoru başarıyla canlandırıyor. Dizi yalnızca oyuncuların kabiliyeti ve ya­pımın kalitesiyle değil iletişimin bam­başka bir alanıyla ilgili de öne çıkıyor.

Konu yönetimi… İngilizcesi, Issue Management… Çoğunlukla siyasi ile­tişimde ya da firmaların iletişiminde bu konuya eğilinir ama bu kez otizm konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak için kullanıldığına şahit oluyoruz.

Dizinin yapımcı firması MF Yapım bu konuda Tohum Otizm Vakfı’yla ortak bir çalışma yürütmüş. Onlardan da­nışmanlık alıyorlarmış. Dünyada her 59 kişiden biri, Türkiye’de de 1 milyon 300 bin kişi otizmliymiş. Bunlar hiç de azımsanamayacak rakamlar…

Hatırlarsınız, yakın zamanda Aksa­ray’da bir okulda otizmli öğrenciler yuhalanmış, okul müdürü ve yardımcı­sı görevden alınmıştı. Bunu da hesaba katınca ne kadar yerinde bir konu seçi­mi ve iletişim hamlesi olduğunu göre­biliyoruz. Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında projeler üretenlere örnek olması dileğiyle…

Marka konusunda yeni bir kitap

En çok “marka konumlandırması” ve “pazarlama stratejileri” ko­nusundaki çalışmalarıyla tanınan Ömer Şengüler, mesleki biriki­mini “Marka Ol E Mi?” adlı yeni kitabında derlemiş.

Global Magic Brands danışmanlık şirketinin başkanı Şengüler ile TTG’nin Yönetim Kurulu’nda beraberiz. Bunca yılın tecrübesini sade ve eğlenceli bir dille aktarması çok kıymetli bir özelliğidir. “İyi” iletişimci de öyle olma­lıdır zaten…

Kitap da daha adından başlayarak eğlenceli ve sade… Mesajın hedef kitleye iletilebilmenin kritik başarı faktörüdür böyle bir dil kullanımı…

Şengüler, daha önce de aynı isimle bir sohbet serisi düzenlemiş. Bu konuş­malarda, kişisel markalaşma, ürün ve destinasyon markalaşması, marka adı belirlemeden önce yapılması gerekenler, markanın kişiliği yaşı ve cinsi­yetinin belirlenmesi, pazarlama stratejisi, pazarlama ve satış ilişkisi, mar­ka değeri gibi konular hakkında deneyimini ve çalışmalarını paylaşmış.

Fakat bu adın hikayesi bambaşka… Şengüler’in rahmetli annesi Saliha Ha­nım’dan yadigar diyebiliriz. Şimdilik bu kadarla yetinelim, kitabın büyüsü­nü kaçırmayalım…

Tek anlatılan bu değil elbette… Başarıyla markalaşmayı sağlayacak yollar, her bölümde farklı deneyimlerle ele alınıyor.

Son olarak, stratejik pazarlama uygulamalarında uzman bir isim olan Dr. Philip Kotler hem kitaba hem de Ömer Bey’e sahip çıktığını söylemeden geçmeyelim… Kitabın önsözünü Kotler kaleme almış. Hem kitabın hem de Ömer Bey’in hakkını teslim etmiş…

İLGİLİ HABERLER