11 Şubat Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Düşünmeyi yapay zekaya devredip “sahte uzmanlık” çağına giriyoruz!
Köşe Yazıları

Düşünmeyi yapay zekaya devredip “sahte uzmanlık” çağına giriyoruz!

Hüseyin Tapınç
1 saat önce
5 dk okuma
İş dünyası yeni yıldan ne bekliyor?
Hüseyin Tapınç –
Sia Insight Kurucu Ortağı
ve Genel Müdürü

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından ilk kez Ekim 2025’te yayımlanan Yapay Zeka İstatistikleri çalışmasına göre, 16 yaş ve üzeri nüfusun yüzde 19,2’si üretken yapay zeka kullanıyor (1). Bir kıyaslama değeri olarak belirtmek gerekirse, ABD’de bu oran yüzde 56 olarak ölçülmüş.  

Toplumda yapay zeka kullanımına bakıldığında, kadınlar ve erkekler arasında kullanım oranının aynı olduğu görülüyor. Buna karşın, yaş grupları yükseldikçe yapay zeka kullanımı azalıyor, eğitim seviyesinin artışına paralel olarak kullanım yaygınlaşıyor. Nitekim, 16–24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 39’u, 25–34 yaş grubundaki genç yetişkinlerin yüzde 30’u ve üniversite mezunlarının yüzde 36’sı yapay zeka araçlarını kullanıyor.

Yapay zeka kullanan bireylerin yüzde 80’i yapay zekayı özel amaçlarla, yüzde 34’ü mesleki nedenlerle ve yüzde 31’i de örgün eğitim kapsamında kullanıyor.  

Türkiye’de yapay zeka, net bir biçimde ChatGPT ile özdeşleşmiş durumda. Digital 2026 Turkey raporuna göre, 16 yaş ve üzeri nüfus arasında internet kullanıcılarının ortalama yüzde 40’ı son bir ay içinde ChatGPT kullanmış (2). Bu oran ABD’de yüzde 22 ile sınırlı.

Türkiye’de chatgpt.com sitesinin aylık ortalama ziyaretçi sayısı 80,2 milyon ve ayda 7 milyon tekil kullanıcı bu siteyi ziyaret ediyor. Bu ziyaretçi trafiği, ChatGPT’yi kısa sürede  ülkenin en çok ziyaret edilen 11. sitesi konumuna taşıdı. Türkiye’deki yapay zeka trafiğinin neredeyse tamamı ChatGPT üzerinden gerçekleşiyor (yüzde 95). Onu yüzde 2 ile Microsoft Copilot ve aynı oranda Google Gemini izliyor.

Türkiye’de yapay zeka kullanımının hızla artacağını öngörmek, bugün için yapılabilecek en isabetli tahminlerden biri.

“Üretim” mi yoksa “yeniden üretim” mi?

Günlük hayatında yapay zekanın nimetlerinden yararlanan ve bu teknolojik gelişmeyi internetin kendisi kadar büyük bir adım olarak gören biri olarak, bu yazıda yapay zekanın bende yarattığı öznel endişeleri ele almak istiyorum.

Öncelikle hemen belirteyim; bu endişenin hiçbirinin, yapay zekanın araştırmacılık dahil birçok mesleği ortadan kaldıracağı yönündeki kaygılarla ilgisi yok. Ben, yapay zekanın bugünkü yapısı itibarıyla üretimden çok yeniden üretimle sınırlı olduğu sürece insanlık adına büyük bir tehdit oluşturacağına inanmıyorum.

Ancak bu sınırlı yapısıyla bile yapay zeka, bugün dört önemli alanda beni endişelendiriyor.

Bu endişe alanlarından ilki, yapay zekanın yaratım ve bilgi üretim sürecinde mevcut ideolojileri yeniden üretmesi (3)…

Geçtiğimiz aylarda Gazete Pencere’de iki bölüm hâlinde yayımlanan ve ChatGPT’nin kendisiyle yaptığım söyleşide de net bir biçimde görüldüğü üzere, yapay zeka her türlü üretim ve yaratım sürecinde ideolojik, kültürel veya duygusal önyargılardan uzak durmaya özen gösterdiğini iddia ediyor; bu nedenle de farklı görüşleri bir arada ifade etmeye ve bilgiye çoğulcu bir perspektiften yaklaşmaya önem verdiğini belirtiyor.  

Ancak bu duruşa ve gösterilen her türlü hassasiyete rağmen, yapay zekanın toplumdaki egemen değerler sistemini yeniden ürettiği de aşikâr. Örneğin yapay zekanın erkek egemen ya da oryantalist bir bakış açısını tekrarlaması en sık karşılaştığımız durumlardan biri. Bunun en temel nedeni ise yapay zekayı şekillendirenlerin bizler olması:

“Yapay zeka sistemleri, geçmişteki verilerle eğitilir — ve o veriler, tarih boyunca süren görünmezleştirme, ayrımcılık ve önyargıları da taşır (…) Benim dil ve bilgi altyapım, insanlık tarihinden gelen metinlerle, belgelerle, görsellerle ve kültürel üretimlerle biçimlendi. Bu kaynakların büyük çoğunluğu, yüzyıllar boyunca erkekler tarafından üretilmiş, erkek deneyimini merkeze alan bir dünyanın ürünüdür. Yani, ‘veri evreni’ zaten patriyarkal izler taşır. Benim görevim, bu mirası tekrarlamak değil, görünmez kalan sesleri, deneyimleri ve kadın bakışını da hesaba katarak denge kurmak”.

İnsanın zihinsel kapasitesini aşındırabilir!

Yapay zeka ile ilgili ikinci endişe nedenim, yapay zeka kullanımının insanın zihinsel kapasitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açacağı ve bu kapasiteyi hızla aşındıracağı yönündedir. Bunun örneklerini daha şimdiden günlük yaşantımızda gözlemlemeye başlamış durumdayız.

Bu alanda yapılan çalışmalar, konuyu “Bilişsel Tasarruf” ya da “Dijital Amnezi” başlıkları altında ele alıyor. Biz ne düşünürsek düşünelim, insan beyni daha az çaba harcayarak sonuca gitmeye meyilli; kapasitesini zannettiğimiz kadar kullanmamak üzere programlanmış… Beyin, kestirme düşünceleri ve basitliği sever. Yapay zeka planlama, mantıksal kurgu oluşturma, analiz ve sentez gibi temel bazı insani süreçleri üstlendikçe, beynimizin bu alanlardaki faaliyetlerinin yavaşlayacağı ve zihinsel kapasitemizin düşeceği aşikâr.

Yapay zekanın sunduğu hazır çözümler ve bilgi üretimi, insanlığın eleştirel düşünme yetilerini de köreltecek; aynı zamanda bilginin mutlaklığı algısını hâkim kılacaktır. Eleştirel düşüncenin kaybı ise insanlığın önündeki en önemli tehlikelerden biridir.

Bu duruma günlük hayatımızdan verilebilecek en basit örnek; hesap makinası kullanımının ardından zihinden dört işlem yapma becerimizin körelmesi ve GPS kullanımından sonra hiçbir yardımcı araç olmadan bir yere ulaşmaya çalışırken yaşadığımız zorluklar… Yapay zeka çağından verebileceğim en basit örnek ise ChatGPT olmadan iş hayatında mail yazma becerimizin şimdiden aşınmaya başlamasıdır.    

Emek harcamadan edinilen bilgi kalıcı olamaz!

Yapay zeka konusundaki üçüncü endişe nedenim, bilgiye ulaşmanın son derece kolaylaşmasıyla ilgili.

İnternetin varlığı zaten bilgiye ulaşmayı önemli ölçüde kolaylaştırdı; ancak yapay zeka insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi bambaşka bir seviyeye taşıdı. İnternet bize içinde her türlü bilginin yer aldığı devasa bir kütüphane sundu; yapay zeka ise tek bir kitap dahi okumadan hızla bu kütüphaneden özet bilgiler sunan bir araç haline geldi.

Bu durum, bilgiyle kurduğumuz bağın derinliğini ve kalıcılığını derinden etkiliyor. Bilgi kolay ulaşılabilir bir meta hâline geldi, ancak bu hâliyle bilgi çoğu zaman yüzeysel, iz bırakmıyor ve sorgulayıcı değil. Emek harcamadan edinilen bilgi kalıcı olamaz.  

Bilgi bu biçimiyle konformizmin aracı hâline bile dönüşebilir. Tam da bu noktada, üçüncü endişem birinci endişe kaynağımla el ele gitmeye başlar. Bu endişenin bir uzantısı olarak internet ortamındaki “çöp bilgi”nin filtresiz bir biçimde önümüze geldiğini de hiç unutmamalıyız.

Bilgiye erişimin son derece kolaylaşması, uzmanlık illüzyonunun ortaya çıkmasına da neden olur. Evet, internet sayesinde bilgiye erişim demokratikleşti; ancak yapay zeka, insanlarda sahte bir uzmanlık algısına yol açıyor. Sosyal medya nasıl ünlülerle sıradan insanları eşitlemişse, yapay zeka da hukuk, tıp, mühendislik gibi uzmanlık isteyen meslek sahiplerini bu alanlarda hiç eğitim almayan insanlarla eşitliyor.

Elbette burada sözünü ettiğim şey, gerçek bir eşitlik değil, illüzyona dayalı bir eşitlik. Bu illüzyona sahip olanlar ise profesyonel eğitimden geçmemiş olanlar.

Bu noktada son olarak şunu vurgulamak isterim; bilgiye sahip olmakla, o bilgiyi bir bağlam içinde anlamlandrma ve kullanma yeteneğine sahip olmak aynı şey değil.

Yapay zeka konusundaki son endişe kaynağım ise üzerinde çokça konuşulan ve yapay zeka denildiğinde ilk akla gelen meselelerden: Yapay zekanın enerji kaynaklarını tüketmesi.

Şu ana dek değindiğim üç endişe kaynağı daha çok soyut meseleler etrafında şekilleniyor; sonuncu endişe kaynağım ise doğrudan somut bir gerekçeye dayanıyor. Bu konu çokça incelendiği ve sıkça gündeme getirildiği için, burada tek ve çarpıcı bir örnekle yetinmek istiyorum: Bir yapay zeka sorgusu, sıradan bir Google aramasına kıyasla yaklaşık 10 kat daha fazla enerji tüketimine neden oluyor.

İktidar kimin elinde?

Sonuç itibarıyla, yapay zekanın hem bireysel hayatımızda hem de iş hayatımızda her geçen gün daha çok yer edineceği, hiçbirimizin aksini iddia edemeyeceği bir gerçeklik. Önemli olan, insan ile yapay zeka arasındaki ilişkide iktidarın kimin elinde olduğu ve bu iktidarın nasıl yönlendirdiği…

Teknolojiye teslim olmadan, bilişsel kapasitelerimizi köreltmeden, var olan iktidar ilişkilerini yeniden üretmeden, insani dokunuşları ve anlamı kaybetmeden bu ilişkiyi yönetmek artık bir zorunluluktur. Ayrıca, bu süreçte, kısıtlı enerji kaynaklarımızı hızla tükettiğimizi de asla aklımızdan çıkarmamız gerekiyor.

***

(1)TÜİK, Yapay Zeka İstatistikleri 2025, 01 Ekim 2025 tarihli Basın Bülteni. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Yapay-Zeka-Istatistikleri-2025-57945

(2)Digital 2026 Turkey, We are Social and Meltwater https://datareportal.com/reports/digital-2026-turkey

(3)Yapay Zeka ile Söyleşiler 1. ve 2. Bölüm, Düşünce Vadisi, https://www.dusuncevadisi.com/yz/ ve https://www.dusuncevadisi.com/yapay-zeka-ile-soylesi-2-bolum/ 

İş dünyası yeni yıldan ne bekliyor?
featured
1 "Yılın İtibarlıları" ödüllerine kavuştu
“Yılın İtibarlıları” ödüllerine kavuştu
2 Z kuşağı ebeveynlerinden daha az zeki olan ilk nesil!
Z kuşağı ebeveynlerinden daha az zeki olan ilk nesil!
3 UGG'dan viral "Tazz" terliklerine Sevgililer Günü dokunuşu
UGG’dan viral “Tazz” terliklerine Sevgililer Günü dokunuşu
4 Sosyal medyanın zirvesindeki markalar açıklandı!
Sosyal medyanın zirvesindeki markalar açıklandı!
5 Lahmacun Endeksi Ocak 2026: 12 ayın en yüksek fiyat artışı yaşandı
Lahmacun Endeksi Ocak 2026: 12 ayın en yüksek fiyat artışı yaşandı
Güncel Haberler
YouTube Rating Report müziğin ritmini tutuyor: En çok izlenen müzik kanalları
YouTube Rating Report müziğin ritmini tutuyor: En çok izlenen müzik kanalları
Düşünmeyi yapay zekaya devredip “sahte uzmanlık” çağına giriyoruz!
Düşünmeyi yapay zekaya devredip “sahte uzmanlık” çağına giriyoruz!
Ekonomide güven sorunu derinleşiyor...
Ekonomide güven sorunu derinleşiyor…
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

İş dünyasında haftanın atamaları (31 Ocak - 6 Aralık)
Haberler
İş dünyasında haftanın atamaları (31 Ocak – 6 Aralık)
Nafizcan Önder
5 gün önce
PR sektörü: Ölümle ölümsüzlük arasında
Haberler
PR sektörü: Ölümle ölümsüzlük arasında
Sena Tufan
7 Ocak 2026
Faruk Atasoy hayatını kaybetti
Haberler
Faruk Atasoy hayatını kaybetti
Marketing Türkiye
2 hafta önce
ALJ Türkiye, medya planlama ve satın alma süreçlerinde WPP Media Türkiye ile anlaştı
Haberler
ALJ Türkiye, medya planlama ve satın alma süreçlerinde WPP Media Türkiye ile anlaştı
Sena Tufan
3 hafta önce
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.