
Yapay zeka yaratıcılığı köreltir mi?
Reklam sektörü, uzun süredir devam eden yapısal değişimin derin bir eşiğinde. Geleneksel ajans modellerini sorgulayan bu dönüşüm; birleşmeler, ayrılmalar, küçülmeler, artan konkur frekansları, kısalan ajans-reklamveren çalışma süreleri ve uzun soluklu iş birliklerinin proje bazlı, düşük marjlı işlere evrilmesiyle kendini gösteriyor. Ajans tanımının yeniden yazıldığı bir dönemden geçiyoruz.
Forrester’ın öngörüsü sektörde yaşanan dönüşümü doğruluyor: Ajansların geleceği; hizmet satan “agent” yapılardan, “kendi ürünlerini geliştiren, teknoloji lisanslayan, platform yaratıcısı yapılara” doğru kayıyor.
Bu dönüşümün ajans–reklamveren ilişkisinde görünür bir mesafe yarattığını gözlemledik. Reklamcılar Vakfı olarak geçtiğimizin yılın sonunda bu mesafeyi kapatmak, ortak dili güçlendirmek ve ilişkiye yeniden güven kazandırmak amacıyla kapsamlı bir araştırma projesi başlattık.
2026’da lansmanını yapacağımız bu çalışma; güvenden yaratıcılığa, operasyondan bütçe ve satın alma süreçlerine, konkur dinamiklerinden brief aşamalarına, yapay zekadan insan kaynaklarına kadar çok geniş bir çerçevede her iki tarafın gerçek beklentilerini, tutumlarını ve duygularını tarafsız bir şekilde ortaya koymayı hedefliyor.
Amacımız, tansiyonları görünür kılan, yapıcı çözümler öneren ve yaratıcılığa daha fazla alan açan yeni bir ortak dil inşa etmek.
Ajans–reklamveren ilişkisinde yaratıcılığın en kritik eşiği brief. “İyi brief, iyi işin ön koşuludur” yaklaşımıyla 2025 Aralık ayında sektöre açık dördüncü brief eğitimimizi gerçekleştirdik. İlk kez reklamverenlere özel bir oturum da yaptık.
2025’in bir diğer yeniliği, eğitime “yaratıcı fikir değerlendirme modülünün” eklenmesiydi.
İyi brief yazmak ve fikri objektif kriterlerle değerlendirebilmek, Vakfın önemli misyonlarından biri hâline geldi. 2026’da bu eğitimleri daha fazla kuruma yayarak “iyi brief kültürünün sektörde yaratıcılığı tetikleyen bir kaldıraç” olmasını hedefliyoruz.
Sektörün değişen gündemi: Yapısal değil, içeriksel devinim
Değişim yalnızca iş modellerinde değil; yaratıcılığı besleyen kültürel ve teknolojik dinamiklerde de büyük bir hızla yaşanıyor. Yapay zeka artık sektörün merkezinde.
Tartışma ise net: Yapay zeka yaratıcılığı körelten mi, yoksa ileriye taşıyan bir güç mü?
Reklamcıların bu dönüşümü sadece takip eden değil, reklamverenlerin önünde duran ve yolu açan aktörler olması gerektiğine inanıyoruz. Bu hızla uyumlanmak için 2025’te
“Hızlı Şarj” adını verdiğimiz bir gelişim programını devreye aldık.
Bu kapsamda sektörün omnichannel dinamiklerine ışık tutan bir eğitim düzenledik. Cannes Lions ve Kristal Elma’dan çıkan öğrenimleri paylaşmak üzere “5te5” ilham seansını hayata geçirdik.
2026’da Hızlı Şarj programını hem yapay zeka hem de yeni dünyanın dijital gerçeklikleri üzerine genişleteceğiz. Aynı zamanda sunum ve ifade becerilerini güçlendirecek yeni modüllerle reklamcıların kendilerini anlatma kapasitesini artırmayı hedefliyoruz.
RV Akademisi ve Çaylak: Sektörün geleceğini kazanmak
Sektörün kan kaybettiğini, reklamcılığın gençler için eskisi kadar popüler bir kariyer alanı olmadığını görüyoruz. Diğer yandan “yapay zeka junior pozisyonları ele geçirecek” algısı yaygın. Ancak sektörün sürdürülebilirliği için heyecanlı, meraklı, parlak gençlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.
Bu nedenle öğrenci odaklı tüm çalışmalarımızı “Çaylak” markası altında topladık. Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelere giderek gençlerle birebir temas kuruyor, kısa brief simülasyonları ile potansiyel yetenekleri keşfediyoruz.
RV Akademisi kapsamında yıl boyunca dijital pazarlama, kişisel marka yaratma,
Çaylak Kampı gibi eğitimlerle öğrencileri sektöre hazırlıyoruz.
Genç Kristal, Genç Bumerang ve UniAds gibi yarışmalarla gençlerin kendilerini gösterebileceği alanlar yaratıyoruz. Bu süreçte “Ankara ve İzmir Reklamcılar Dernekleri” ile önemli iş birliklerine imza attık.
2025’te fark ettiğimiz bir başka eksikliği gidermek için yeni bir adım attık: “Staj bulma zorluğu.”
Hem gençler nitelikli staj yeri bulmakta zorlanıyor, hem de ajanslar doğru eşleşmeye ulaşamıyor. Bu nedenle sektörümüzde uzmanlaşmış IK şirketi “Fill in the Blanks” ile birlikte bir “kariyer planlama ve staj yerleştirme programı” başlattık.
2026’da hayata geçecek bu yapı sayesinde; eğitimlerimizden geçen, yarışmalarda başarı gösteren genç yeteneklerin sektöre doğru adımı atmalarına aracılık edeceğiz.
Bu projeyle aslında tam bir döngü kuruyoruz: Keşfediyoruz, eğitiyoruz, sahne veriyoruz ve yerleştiriyoruz. Gençlerin sektöre sürdürülebilir biçimde kazandırıldığı bir yetenek ekosistemini inşa etmeyi hedefliyoruz.
2026’da yaratıcılığın alanını genişleten, gençleri sektöre kazandıran ve ajans–reklamveren ilişkisinin güvenini yeniden kuran bir sektör için masanın her iki tarafına da cesur bir yol açmayı hedefliyoruz.

