
Yapay zeka ile alışveriş kapıda: Perakende markaları nasıl hazırlanmalı?
Yapay zeka, perakende dünyasında alışveriş alışkanlıklarını kökten değiştiriyor. ChatGPT’nin Shopify entegrasyonu ile kullanıcılar artık ürünleri markanın web sitesine gitmeden satın alabiliyor. Google ve diğer AI platformlarının devreye girmesiyle birlikte markalar, görünürlük ve satış rekabetinde geri kalmamak için veri stratejilerini, web sitelerini ve ürün kataloglarını yeniden tasarlamak zorunda. AI destekli alışverişin yükselişi, perakendecilere de yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Yapay zeka, keşif ile satın alma arasındaki mesafeyi ortadan kaldırırken, markalar yepyeni bir rekabet ortamında kendilerini buluyor. ChatGPT artık Shopify üzerinden ürün satarken, perakendeciler büyük dil modellerini (LLM) doğru şekilde temsil edecek ve satış yapacak şekilde eğitmek zorunda. Bu nedenle markalar ve reklam ajansları, AI arama platformlarının ürünlerini öne çıkarmasını sağlayacak stratejiler üzerine çalışmaya başladı bile… Kimileri AI alışveriş asistanlarını yaratıyor kimileri ise Shopify gibi platformları doğrudan ChatGPT’ye entegre ederek “anında ödeme” deneyimi sunuyor.
AKQA Avrupa, Orta Doğu ve Afrika CTO’su Nicolas Le Pallec, Ad Age’e verdiği röportajda, “Markalar kendi sitelerinde etkileşimli bir deneyim sunmazsa, kısa süre içinde yok olma riskiyle karşı karşıya kalacak” diyor.
Ekim ayında ChatGPT, Shopify ile resmi entegrasyonunu duyurdu. Artık tüketici, “Moda sweatpant önerir misin?” diye sorduğunda Shopify’daki Skims gibi markalar ön plana çıkıyor ve kullanıcılar markanın web sitesine gitmeden ürünü satın alabiliyor. Bu deneyim, araştırmadan satın almaya giden yolu kısaltıyor.
Google da perakendeciler ve ajanslarla AI ticaret üzerine çalışıyor; ürün kataloglarını büyük dil modelleri için daha erişilebilir hâle getirmenin yollarını sunuyor. ChatGPT ve Google, AI ajanlarını web tarayıcılarına entegre ediyor.
Peki perakendeciler yapay zekaya nasıl uyum sağlayabilir?
Alışveriş verisinin anahtarı: Model Context Protocol (MCP)
Perakendeciler, AI destekli alışverişin yükselişine hazırlanırken verilerini nasıl yönetebileceklerini de yeniden gözden geçiriyor. Nativeads.ai CEO’su Al Kallel’e göre Model Context Protocol (MCP), “temelde AI uygulamaları için bir USB-C portu gibi” açık bir standart. MCP, markaların verilerini ChatGPT veya Anthropic’in Claude modeli gibi büyük dil modelleriyle güvenli bir şekilde paylaşmasına olanak tanıyor. Kallel, “Markalar, MCP aracılığıyla alışveriş verilerini bu büyük dil modellerine açabilir” diyor.
AKQA’dan Nicolas Le Pallec ise, markaların MCP ile verilerini yönetirken stratejik davranması gerektiğini vurguluyor. Özellikle web sitelerinde kişiselleştirilmiş hizmetler sunmak isteyen markalar, bazı verilerini kendilerine saklayabilir. Hatta kendi chat asistanlarını geliştirerek, LLM’lerin sağlayabileceğinden çok daha zengin içerik ve bağlam sunabilirler.
Web siteleri güncellenmeli
Büyük markalar, AI destekli alışverişin yarattığı “sıfır tıklama” riskine karşı uyanık olmalı. LLM’ler, ChatGPT ve Google AI Mode, tüketiciyi kendi platformlarında tutup perakendecinin web sitesine yönlendirmeyi gereksiz hâle getirebilir. Şimdiden yayıncılar daha az tıklama almaya başladı; perakendeciler, görünürlüklerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu nedenle lüks markalar, kendi sitelerinde AI concierge’ler geliştirerek müşteriye daha zengin bir deneyim sunmayı planlıyor. AKQA’dan Nicolas Le Pallec, “Markaların kendi kanallarında özel ajan çözümleri geliştirmesi şart. Sadece LLM’lerin erişebileceği MCP’ler ile sınırlı kalırsanız, tüketiciyle olan doğrudan bağınızı kaybedebilirsiniz” diyor. Ayrıca markaların, AI alışveriş modundan gelen ziyaretçilerle etkileşimi yönetebilecek web deneyimleri tasarlamaları artık kritik.
Birinci taraf verinin önemi artıyor
Markalar için birinci taraf verinin önemi her zamankinden daha büyük. Attentive’in CMO’su Keri McGhee, “AI ancak veri kadar akıllıdır. Büyük markalarda sıkça görülen ve birbirleriyle konuşmayan parçalı sistemler, mutlaka çözülmeli” diyor. Müşteri profilleri, alışveriş geçmişi, içerikler ve ürün verilerinin tek bir çatı altında toplanması, markaların AI destekli alışveriş alışkanlıklarından maksimum faydayı sağlamasına olanak tanıyor. McGhee, “Kişiselleştirme hakkında onlarca yıldır konuşuyoruz ve nihayet AI sayesinde markalar, bire bir etkileşimler gerçekleştirebilecekleri noktaya ulaştı” diye ekliyor. Ayrıca markalar ve yayıncılar, verilerini AI destekli güvenli “clean room” ortamlarında paylaşarak hedef kitleye daha hızlı ve güvenli şekilde ulaşabilir.
Ürün katalogları AI ile konuşmalı
Ürün katalogları, AI dünyasında artık sadece listelenmekle kalmayıp “konuşmaya” başlaması gerekiyor. ChatGPT’nin “agentic commerce protocol”ü, site üzerinde anında ödeme deneyimini mümkün kılıyor ve ürün açıklamaları için 5 bin karakter sınırı sunuyor. AKQA’dan Nicolas Le Pallec’e göre, LLM’ler ürünler hakkında çok derin ve teknik içeriklere ihtiyaç duyuyor.
Fiyat tutarlılığı da kritik bir unsur. Flywheel’den Mike O’Donnell, “Fiyatlar farklı kanallarda tutarlı değilse, AI botları markayı geri plana atabilir. Ayrıca tüketiciler adına fırsat arayan AI, indirimli ürünleri öne çıkaracak. Kontrolsüz fiyat modelleri, AI’nin en ucuz ürünü bulup satın almasına yol açabilir” diyor.
Kaynak: AdAge
The TECH Summit’te kayıtlar devam ediyor! Geleceği deneyimlemeye hazır mısınız?
