4 Nisan Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma
  • Abone Girişi
  • Abone Ol
Tüketicinin gizlilik beklentileri
Haberler

Tüketici hangi markalarla verilerini paylaşmaya sıcak bakıyor?

Marketing Türkiye
14 Eylül 2021
3 dk okuma

Gizlilik ile performans arasında ya da müşterilerin tercihleri ile reklamverenlerin tık alma istekleri arasında doğal bir çelişki olduğu herkesçe malum. Ancak Ipsos’un Google adına yürüttüğü ve 7.200 kişiyle veri konulu endişeleri hakkında gerçekleştirdiği görüşmeler farklı detaylara işaret ediyor.

Araştırma, dijital pazarlamanın doğru şekilde yapıldığında hem markalara ve müşterilere değer sağlayabileceğini hem de kullanıcıların veri tercihlerine uygun hareket edebileceğini ortaya koyuyor. Kişisel bilgilerinin nasıl kullanılacağını ve bu bilgiler karşılığında ne elde edeceklerini bildikleri sürece kullanıcıların, güvendikleri şirketlerle bilgilerini memnuniyetle paylaşabileceği tespit edildi.

Maalesef birçok şirket, kullanıcıların temel beklentilerini karşılayamıyor. Bu yüzden, kullanıcılar markalarla verilerini paylaşmaktan giderek daha fazla çekiniyor. Müşterilerin güvenini kazanabilmek için markaların, veri kullanımıyla ilgili olarak yalnızca yasal şartlara uymak yerine beklentilerden fazlasını sunmaya odaklanması gerekiyor. Beklentilerden fazlasını sunabilen markaların, gizliliği ikinci plana atanlara karşı rekabet avantajı elde etme olasılığı yüksek. Gizliliğe hak ettiği ilgiyi göstermeyen markalar, müşterilerinin güvenini ve saygısını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Araştırma sonucunda, pazarlama çalışmalarının hem etkili hem de gizlilik açısından güvenli olmasını sağlamak için pazarlamacıların dikkate alması gereken 3 temel kavram öne çıkıyor…

1. Anlamlılık

Tüketiciler pazarlamayla ilgili yüksek beklentilere sahip. Araştırma sonucu elde edilen genel çıkarım, kullanıcıların kişisel olarak değerli buldukları deneyimleri yaşamak istediği yönünde. Verilerini paylaşmanın kendilerine sağlayacağı avantajları anlayan tüketiciler, paylaşım konusunda kendilerini daha rahat hissediyor.

Kullanıcıların dijital gizliliğe karşı olan tutumları, reklamın algılanan değerine göre değişiyor. Değer kavramı farklı şekillerde tanımlanabiliyor olsa da kullanıcıların, ilgi alanlarına özel olarak oluşturulmuş, zaman veya para tasarrufu sağlayan ve kendilerine doğru zamanda gösterilen reklamları değerli bulduğunu sürekli olarak duyuyoruz. Bunların tamamı müşterilere anlamlı reklamlar sunmayı sağlayan etkenler.

Zamanlama ve bağlam da son derece önemli. Kullanıcılar satın alım gerçekleştirmeye ne kadar yakınsa, özelleştirilmiş reklamları anlamlı bulma ve gördükten sonra pozitif duygular yaşama olasılıkları o kadar yüksek.

Müşterilerinizi anladığınız zaman, değer sunan ve performansı artıran pazarlama çalışmaları ile onları cezbedebilirsiniz. Başarıya giden yol, dijital olgunluğa ulaşmış her işletmenin ayırt edici özelliklerinden biri olan birinci taraf verilerini kullanmaktan geçiyor. Müşterilerinizin kendi istekleriyle paylaştığı bu bilgiler işletmenize özel. Doğru şekilde kullanıldığında bu veriler pazarlamacıların, müşterilerinin bireysel ihtiyaçlarını anlayarak ve tahmin ederek onlara alakalı ve anlamlı mesajlarla ulaşmasını sağlıyor.

2. Akılda kalıcılık

Bir pazarlama faaliyetinin sorumlu bir şekilde gerçekleştirildiğini söyleyebilmek için kullanıcıların, verilerini ilgili markayla paylaşmış olduklarını hatırlamaları gerekiyor. Kullanıcılar bilgilerini kendi tercihlerine dayalı ve gönüllü olarak paylaştıklarını hatırlamak ister; durduk yere arama, kısa mesaj veya e-posta almak istemezler. Kullanıcılarla beklenmedik bir zamanda iletişime geçilmesi, dijital pazarlamaya güven duyulmamasına yol açan genel etkenlerden biri. Araştırmaya katılan kişilerin yüzde 68’i, şirketlerin pazarlama çalışmalarında verileri kullanma şekli konusunda kuşkuları olduğunu belirtti.

Şeffaflık, kullanıcıların güvenini kazanma açısından büyük önem taşıyor. Kullanıcılar, toplanan veriler ve bunların toplanma nedenleri hakkında net, açık ve dürüst olan şirketlerden alışveriş yapmayı tercih ediyor. 10 yetişkinden 8’i şirketlerin, web sitelerine gelen ziyaretçilerden hangi bilgilerin toplandığıyla ilgili olarak daha ayrıntılı bilgi vermesi gerektiğini düşünüyor. Konuyla ilgili sorumlulukların bilincinde olan markalar teknik olmayan bir dil kullanarak, doğru bağlamda bilgi paylaşarak ve uzun gizlilik politikaları oluşturmaktan kaçınarak bu talepleri karşılayabilir.

Müşteriler verilerinin nasıl ve neden toplandığını tam olarak anladıklarında ve veri toplanmasına izin verdiklerini hatırladıklarında marka mesajı daha etkili oluyor. Reklamverenlere verilerini kullanma izni verdiğini hatırlayan kullanıcıların kendilerine gösterilen reklamlara daha olumlu baktığını da araştırmada öne çıkan bulgular arasında yer alıyor.

Markalar, gerektiğinde müşterilerinin ilgili işlem için ne zaman ve nasıl izin verdiğine dair hatırlatmalar göndererek güvenlerini kazanmalı. Böylece kitleniz, etik değerleriniz ve markanız hakkında olumlu düşüncelere sahip olabilir. Kitleniz markanıza karşı olumlu düşünceler beslediğinde, çalışmalarınız için sağlam bir temel oluşturmuş olursunuz.

3. Yönetilebilirlik

Araştırma çoğu kullanıcının, kendi verileri üzerindeki kontrolü kaybettiğine inandığını gösterdi. Kullanıcıların yüzde 80’i kişisel verilerinin kötüye kullanılma ihtimalinden endişeleniyor. Kullanıcılar bilgilerinin sahipliğini korumak ve kontrolü elinde tutmak istiyor. Seçeneklerini gözden geçirmek için yeterli vakte sahip olduklarını ve bilgilerini paylaşıp paylaşmama kararının onlara ait olduğunu düşündüklerinde daha rahat hissediyorlar.

Müşteriler, verilerinin kullanım şeklini gözden geçirebilmeli ve abonelikten çıkma veya pazarlama iletişimi sıklığını yönetme gibi seçeneklere sahip olmalı. Kullanıcılar verilerinin kullanım şekliyle ilgili tam kontrol sahibi olduklarına inandığında reklamlara olumlu tepki verme olasılıkları 3 kat artıyor. Kontrol sahibi olduğunu düşündüklerinde daha güçlü hissediyorlar. Bazıları için bu durum pazarlama deneyimlerini, ihtiyaçlarını daha iyi karşılayacak şekilde özelleştirme isteği yaratıyor. Böylece, markaların iki tarafa da değer kazandıran uzun vadeli ilişkiler kurmak üzere yararlanabileceği daha fazla fırsatın önü açılıyor.

Kaynak: Think with Google

TV’de reklamveren profili değişiyor

featured
1 Türkiye'de 10 kişiden 6'sı "mutluyum" diyor...
Türkiye’de 10 kişiden 6’sı “mutluyum” diyor…
2 "Filtresiz İnsanlık" çağı başladı: Kusursuzluk yoruyor, gerçeklik bağ kuruyor
“Filtresiz İnsanlık” çağı başladı: Kusursuzluk yoruyor, gerçeklik bağ kuruyor
3 Brandverse Awards başvuruları 14 Nisan'da sona eriyor!
Brandverse Awards başvuruları 14 Nisan’da sona eriyor!
4 İtalya’dan Polonya’ya giden 12 ton KitKat çalındı! Nestlé'den açıklama geldi
İtalya’dan Polonya’ya giden 12 ton KitKat çalındı! Nestlé’den açıklama geldi
5 Patili dostların sessiz krizi: Her 10 kedi ve köpeğin 4’ü fazla kilolu
Patili dostların sessiz krizi: Her 10 kedi ve köpeğin 4’ü fazla kilolu
Güncel Haberler
Yapay zeka artık bir araç değil, dijital ekip arkadaşı
Yapay zeka artık bir araç değil, dijital ekip arkadaşı
İş dünyasında haftanın atamaları (28 Mart - 3 Nisan)
İş dünyasında haftanın atamaları (28 Mart – 3 Nisan)
Starbucks "güler yüzlü" çalışanlara 1200 dolar prim verecek
Starbucks “güler yüzlü” çalışanlara 1200 dolar prim verecek
Sosyal Medya
  • FACEBOOK
  • TWITTER
  • LINKEDIN
  • INSTAGRAM
  • YOUTUBE

İlgili Haberler

Fabrikalar şarkı söyleyebilir mi?
Haberler
Fabrikalar şarkı söyleyebilir mi?
Advertorial
1 hafta önce
Regülasyonlar e-ticarette dengeleri değiştirdi: Migros yukarı Temu aşağı!
Haberler
Regülasyonlar e-ticarette dengeleri değiştirdi: Migros yukarı Temu aşağı!
Sena Tufan
6 Şubat 2026
Gençler için umut hala “kırılgan”: Geleceğe umutla bakanların oranı yüzde 45’te kaldı
Haberler
Gençler için umut hala “kırılgan”: Geleceğe umutla bakanların oranı yüzde 45’te kaldı
Nafizcan Önder
3 gün önce
ABD’de pizza restoranları ardı ardına kapanıyor! Peki neden?
Haberler
ABD’de pizza restoranları ardı ardına kapanıyor! Peki neden?
Nafizcan Önder
6 Şubat 2026
  • Yarışmalar
  • Temsilcilikler
  • Etkinlikler
  • Yayınlar
Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar Yarışmalar
Temsilcilikler Temsilcilikler Temsilcilikler
Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler Etkinlikler
Yayınlar

Esentepe Mahallesi, Kore Şehitleri Caddesi, No:7, Yegane Apartmanı, Kat: 2, Daire: 4,
Şişli/İstanbul

[email protected]
0 (212) 211 11 12

  • Haberler
  • Yazarlar
  • Söyleşiler
  • Yaratıcı İşler
  • Etkinlikler
  • Kariyer
  • Üye Girişi
  • Kayıt Ol
  • Hakkımızda
  • Künye ve İletişim
  • KVKK Açık Rıza Beyanı
  • Mesafeli Satış Sözleşmesi
  • Gizlilik, Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası

©2026 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Abone Ol
  • Haberler
    • Ajanslar / Konkur
    • Atamalar
    • Dijital
    • KSS
    • Haberler
    • Insights
    • Trend
    • Marketing Türkiye 101
    • Sürdürülebilirlik
    • Türkiye’nin Gündemi
  • Yaratıcı İşler
  • Dergiler
  • Etkinlikler
  • Söyleşiler
  • Kariyer
  • Yazarlar
  • Araştırma

© 2001 Rota Yayın Yapım Tanıtım Tic. Ltd. Şti. Bu Sitede Bulunan Yazı Ve Çizimlerin Her Hakkı Saklıdır.

Asquared WordPress Agency tarafından tasarlanmış ve kodlanmıştır.