
Ünlü yatırımcı Julien Bek, “1 trilyon dolarlık şirket” yaratmanın sırrını açıkladı…
Yapay zeka ile birlikte teknoloji şirketlerinin iş modeli dönüşüyor. Market Fit Kurucusu Guillermo Flor’un LinkedIn hesabından paylaştığı bir makaleye göre, Sequoia Capital partneri Julien Bek, bir sonraki 1 trilyon dolarlık şirketin yazılım satan değil, işi doğrudan yapan bir platform olabileceğini öne sürüyor.
Makale, yapay zeka çağında teknoloji şirketlerinin nasıl evrildiğine dair dikkat çekici bir perspektif sunuyor. Makalede, Silikon Vadisi’nin önde gelen yatırım fonlarından Sequoia Capital’ın partnerlerinden Julien Bek’in öngörüsüne yer veriliyor.
Bek’e göre teknoloji dünyasının bir sonraki 1 trilyon dolarlık şirketi klasik anlamda bir yazılım şirketi olmayabilir. Bunun yerine, dışarıdan bakıldığında bir hizmet şirketi gibi çalışan ancak arka planda güçlü bir yazılım altyapısıyla faaliyet gösteren bir modelin öne çıkması bekleniyor. Bek, bu yaklaşımı “hizmet şirketi gibi görünen yazılım şirketi” olarak tanımlıyor.
İşi doğrudan üstlenen sistemler kazanacak
Bugüne kadar birçok teknoloji girişimi yapay zekayı kullanıcıların işlerini daha verimli yapmalarına yardımcı olan araçlar geliştirmek için kullandı. “Copilot” uygulamaları, akıllı asistanlar ve üretkenlik araçları bu yaklaşımın en yaygın örnekleri arasında yer alıyor. Ancak makaleye göre asıl büyük fırsat, insanların işlerini kolaylaştıran araçlar geliştirmekten ziyade, o işi doğrudan üstlenen sistemler kurmakta yatıyor.
Bu modelde şirketler yalnızca bir yazılım lisansı satmak yerine, müşterinin elde etmek istediği sonucu doğrudan sağlayan platformlar geliştiriyor. Örneğin bir pazarlama analiz yazılımı sunmak yerine analiz sürecini tamamen yöneten bir sistem ya da müşteri destek aracı satmak yerine müşteri destek operasyonunu uçtan uca yöneten bir platform kurmak bu yaklaşımın örnekleri arasında gösteriliyor.
Yapay zeka destekli otomasyonun hız kazanmasıyla birlikte teknoloji şirketlerinin giderek daha fazla “sonuç odaklı platformlar” geliştirmeye yöneldiği görülüyor. Uzmanlara göre bu dönüşüm, yazılım şirketleri ile hizmet şirketleri arasındaki sınırları giderek daha da bulanıklaştırırken yeni nesil girişimler için önemli bir büyüme alanı yaratıyor.
