
Türkiye’nin en kapsamlı fintech ekosistemi nasıl yaratıldı!
Aktif Bank Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk, The TECH Summit sahnesinde yaklaşık 4,5 yılda inşa ettikleri fintech ekosisteminin şifrelerini paylaştı. Yatırım bankacılığından ulaşıma, biletlemeden sigortaya kadar geniş bir yelpazede hizmet veren Aktif Bank’ın finansı “görünmez” kılarak 20 milyondan fazla insanın hayatına dokunduğunu belirten Öztürk, klasik bankacılığın yerini artık gömülü finans ve API entegrasyonlarına dayalı çok katmanlı ekosistem modelinin aldığını vurguladı.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı. The TECH Summit’in Tech Powered Finance sahnesinde “Türkiye’nin En Kapsamlı Fintech Ekosistemi Nasıl Olunur?” oturumunda Aktif Bank Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Kadir Mustafa Öztürk konuşmacı olarak yer aldı.
Kadir Mustafa Öztürk, Aktif Bank’ın yaklaşık 4,5 yılda inşa ettiği yapıyı “Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı finansal teknolojiler ekosistemi” olarak tanımlayarak sözlerine başladı. Bu ekosistemi hem organizasyonel hem de teknolojik açıdan nasıl kurguladıklarını anlatan Öztürk, Aktif Bank’ın çekirdeğinde yer aldığı; yatırım bankası, ödeme kuruluşu, teknoloji şirketi, biletleme, sigorta, POS, şehir içi ulaşım ve para transferi gibi birçok dikeyde faaliyet gösteren iştiraklerle bütünleşik bir yapı kurduklarını ifade etti. Her iştirak kendi yönetim, operasyon ve teknoloji ekipleriyle bağımsız çalışsa da, tümünün aynı strateji doğrultusunda “connected” bir şekilde müşteriye hizmet ettiğini vurguladı. Bankanın finansal hizmeti çoğu zaman görünmez kılarak 20 milyondan fazla insanın hayatına dokunduğunu da belirtti.
Türkiye’de müşterilerin banka tercihlerinde tasarımdan çok maaş bankası, faiz oranları, komisyonlar ve kampanyaların belirleyici olduğunu hatırlatan Öztürk, “olmazsa olmaz” konumundaki N Kolay’ı ekosistemin vitrini olarak tanımladı. N Kolay’ın sadece bir mobil bankacılık uygulaması değil; ekosistemdeki servisleri tek bir platformda toplayan bir yapı olduğunu belirtti. Fatura ödemelerinde PayNKolay’ın, fon işlemlerinde Aktif Portföy’ün, uluslararası para transferlerinde UPT’nin devreye girdiğini; robo-danışman, hisse/viop işlemleri için Ne Kolay Trader ve kıymetli maden–döviz alım satımı için geliştirilmiş modüllerle yatırım alanını genişlettiklerini aktardı. Kart tarafında ise AktifTech’in ürettiği altyapıyla klasik banka kartlarının yaptığı tüm işlemleri kapsayan bir kart ekosistemi kurduklarını söyledi.
Bankacılığın ötesinde bir finans ekosistemi
Ekosistemin yalnızca bankacılık kanalıyla sınırlı olmadığını belirten Öztürk, yaklaşık 15 yıldır smart city yaklaşımıyla e-kent yapıları üzerinden toplu taşımayı yönettiklerini; validatörler, turnikeler ve ulaşım altyapısıyla pek çok şehirde aktif olduklarını anlattı. Taşıt ve tüketici kredilerini sadece bankanın kendi kanallarından değil, mağaza ve galerilerde anlık kredi süreçleriyle API entegrasyonları üzerinden verdiklerini; bugün 3.500’e yakın mağaza ve e-ticaret noktasında müşterilerin çoğu zaman farkında bile olmadan Aktifbank ekosistemiyle temas ettiğini belirtti. Evlilikten eğlenceye, bakıcıya para göndermekten uluslararası transfere kadar pek çok yaşam anında ekosistemin görünmez şekilde işlediğini ifade etti.
Öztürk, ekosistemin en kritik ürünlerinden biri olan Passolig’den evrilen Passo’ya ayrıca değindi. Futbolla başlayıp etkinlik alanına genişleyen Passolig’in “Passo” markası altında futbol, etkinlik, eğlence, finans, şans oyunları ve e-ticaretin buluştuğu bir yaşam platformuna dönüştüğünü; 20 milyon indirme, 8 milyon aktif kullanıcı ve aylık 700–800 bin bilet/satış hacmine ulaştığını aktardı. Passo’nun altyapısının son dört yılda tamamen sıfırdan, bulut üzerinde ve yapay zeka destekli olarak geliştirildiğini; finansal regülasyonlara tam uyumlu yapısıyla yurt dışına ihraç edilen bir teknolojiye dönüştüğünü söyledi. Yeni nesil Passo Taraftar kartıyla yalnızca stat giriş kartı değil, global harcamalarda kullanılabilen, kampanya ve sadakat katmanı olan bir finansal kart ekosistemi kurduklarını dile getirdi.
Şubesiz bir bankacılık modeli: Saha cihazlarından ekosisteme
Aktif Bank’ın klasik şube yapılanmasından uzak, dijital bankacılık modeliyle çalıştığını belirten Öztürk; 15 özel bankacılık/kurumsal şube dışında ağın büyük bölümünün validatörler, turnikeler ve saha cihazları üzerinden kurulduğunu söyledi. PTT ile yapılan iş birliği sayesinde pek çok şehirde işlemlerin bu altyapı üzerinden yürüdüğünü; UPT’nin bankadaki bir bölümden bağımsız bir kuruluşa dönüştüğünü, bugün 200’e yakın ülkede hesaba ve karta anlık para transferi yapabildiklerini aktardı. UPT’nin Türkiye’de hem bankaların mobil bankacılıklarında hem de farklı fintech’lerde servis olarak kullanıldığını; mobil uygulamasıyla yurt dışında taksi ödemesinden günlük alışverişe kadar anlık transferle ödeme imkanı sunduğunu ekledi.
Ödeme tarafında PayNKolay ile 500’ün üzerinde fiziksel işlem noktası ve 3.000’den fazla iş yerinde fatura ödeme ve tahsilat hizmeti verdiklerini; Pavo ile havaalanlarından eczanelere kadar pek çok noktada gördüğümüz fiziksel POS cihazlarının donanım ve yazılımını kendilerinin geliştirdiğini ve sahada 250–300 bin POS cihazıyla yer aldıklarını anlattı. Ekopos ile A101, BİM gibi zincirlerde kasanın kendisini ve içindeki ödeme–sadakat–kampanya yazılımlarını ürettiklerini; Sigortayeri üzerinden ise verilen her kredi ve satılan her biletin sigorta tarafına bağlandığını söyledi.
Teknoloji tarafında 2022’de kritik bir kırılım yaşadıklarını ifade eden Öztürk, IT ekibini bankadan ayrıştırarak AktifTech adıyla ayrı bir teknoloji şirketine dönüştürdüklerini anlattı.
Konuşmanın son bölümünde, bu teknolojilerin yurt dışına ihraç edilme vizyonunu paylaşan Öztürk; Paso için Almanya ofisi aracılığıyla futbol kulüpleri ve etkinlik mekanlarıyla görüşmeler yürüttüklerini, UPT’nin Dubai ofisi üzerinden global müşteri kabulüne başladığını; halihazırda iki ülkede hizmet verdiklerini ve gelecek yıl iki–üç ülkede daha aktif olmayı planladıklarını belirtti. AktifTech’in teknokentte ihracat şampiyonu olduğunu, yaklaşık 15 milyon dolar teknoloji ihracatı gerçekleştirdiklerini ve hedeflerinin 30–35 müşteriye ulaşmak olduğunu söyledi.
Stratejik çıkarımlar:
- Ekosistem yaklaşımı klasik banka modelinin yerini aldı: Banka + iştirakler + teknoloji şirketi + saha cihazlarıyla oluşturulan çok katmanlı yapı, bankayı “finansal altyapı sağlayıcısı” konumuna taşıdı.
- Görünmez bankacılık müşteri deneyiminin merkezine oturdu: Kredi, ödeme, bilet, POS, ulaşım ve para transferi süreçleri gömülü finans şeklinde çalıştı; müşteri çoğu zaman arka planda Aktifbank’ı fark etmedi.
- API ve mikroservis mimarisi iş modeline dönüştü: Ürünlerin arkasındaki API setleri hem iç iştiraklerin hem dış fintech/bankaların aynı platformu kullanmasını sağladı; bu da ölçeklenebilirliği ve teknoloji ihracatını mümkün kıldı.
- Teknik borç yönetimi rekabet avantajı yarattı: Çekirdek sistemlerin sıfırdan, mikroservis ve bulut mimarisiyle yazılması uzun vadeli esnekliği güçlendirdi.
- Paso stratejik bir veri ve deneyim kaldıraçı oldu: Spor–eğlence–finans–e-ticaret kesişiminde konumlanan platform, geniş kullanıcı tabanıyla global açılımın temel araçlarından biri haline geldi.
- UPT ve cross-border ödeme global büyümenin omurgasına dönüştü: 200+ ülkeye anlık para transferi ve yurt dışı ofisleriyle Aktifbank ekosistemi bölgesel bir oyuncuya evrildi.
- Teknoloji şirketinin spin-off edilmesi stratejik bir kırılım yarattı: AktifTech, ekosistemin ve dış pazarın teknoloji üreticisi haline geldi; ihracatın itici gücü oldu.
