
Trump, Visa ve Mastercard’dan ne istiyor?

VALİS Danışmanlık Kurucusu
Dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi ABD’de kredi kartı faiz oranlarının yüksekliği konusunda sürgit bir tartışmaya tanıklık ediyoruz.
Merkez Bankası verilerine göre ABD’de kredi kartı ortalama faiz oranı yıllık yüzde 21 civarında. Merkez Bankası tarafından belirlenen ve piyasalar için referans kabul edilen gösterge repo faiz oranı ise yüzde 4’ün hemen altında. Aradaki beş kattan fazla fark, AB başta olmak üzere birçok ülkeye nazaran hayli fazla. Örneğin ülkemizde ortalama kredi kart yıllık faizi oranı, TCMB gösterge faiz oranının iki katından az.
ABD’de, özellikle kart sistem işleticilerinin (Visa ve Mastercard’ın hakimiyeti söz konusu) komisyon oranları bakımından konu bir rekabet sorunu olarak görüldü uzunca bir zaman. Bu nedenle ABD rekabet otoriteleri söz konusu teşebbüsler hakkında soruşturmalar yürüttü.
ABD’de kredi kartı sistemine ilişkin regülasyonlar, AB ve ülkemiz ölçüsünde sıkı değil. Bir diğer anlatımla piyasaya, yani rekabete daha fazla hareket alanı tanınmış durumda. Mevcut düzenleme 2011 yılından itibaren ABD Merkez Bankası tarafından uygulanmaya başlanan Dodd-Frank Yasası.
ABD Adalet Bakanlığı tarafından kredi kartı sistem yöneticileri Visa, Mastercard ve AMEX hakkında 2010 yılında başlatılan rekabet soruşturması uzlaşma ile son ermişti. 2022 yılında, bu kez Federal Ticaret Komisyonu Mastercard’ın ticari kullanıcıları kendisiyle çalışmaya zorlayarak rekabeti ortadan kaldırdığı iddiasında bulundu ve ihlale son vermeye yönelik bir emir yayımladı.
Kredi kartı faiz ve komisyon oranı tartışmalarının iyiden iyiye alevlendiği 2023 yılında, aralarında mevcut ABD Başkan Yardımcısı Vance’in de bulunduğu bir grup senatör, Senato’ya kart sistem işletme pazarında rekabetin artmasını hedefleyen yasa teklifi sundu; “Kredi Kartı Rekabet Yasası” (Credit Card Competition Act of 2023). Teklif yasalaşmadı.
ABD Adalet Bakanlığı, 2024 yılının 9. ayında Visa aleyhine rekabet davası açtı. AB Komisyonu Rekabet Otoritesi ve Türk Rekabet Kurumu 2024 yılının 11. Ayında Visa ve Mastercard hakkında soruşturmalar başlattı. AB Komisyonunun iddiası söz konusu teşebbüslerin uyguladığı komisyon oranlarının perakendecilere zarar vermesi; Rekabet Kurumunun iddiası ise dışlayıcı davranışlarla rakip faaliyetleri zorlaştırmak.
Rekabet Kurumu tarafından anılan şirketler hakkında 2025 yılının Temmuz Ayında bir soruşturma daha başlatıldı. İddia; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren bankaların diğer ödeme hizmeti sağlayıcılarına sağladığı ödeme/POS altyapısının yurt dışında bulunan işyerlerine kullandırılmasına izin verilmeyerek uluslararası ödeme çözümleri sağlayan ödeme hizmeti sağlayıcılarının faaliyetlerinin zorlaştırılması.
Rekabet otoriteleri tarafından başlatılan soruşturmalar henüz neticelenmedi. Bu nedenle teşebbüsleri peşinen suçlamak doğru olmayacaktır. Lakin yerkürenin farklı bölgelerinde kredi kartı faiz oranları ve kart sistem yöneticilerinin komisyonları konusunda rahatsızlıkların sürdüğü açık.
Trump’ın çözüm refleksi: Sert müdahale, açık pazarlık
Tartışmalar sürerken ABD Başkanı Trump, 20 Ocak 2026 tarihinden itibaren bir yıl süreyle yüzde 20’nin üzerinde seyreden kredi kartı faiz oranlarının yüzde 10 ile sınırlandırıldığını duyurdu.
Buraya bir parantez açayım. ABD Başkanı Trump’ın ekonomik sorunların çözümüne yönelik yaklaşımı, piyasa mekanizması dışına çıkarak, keskin bir sınırlama ya da yasaklama getirme yönünde. İlaç fiyatları, konut kiraları gibi konularda da aynı yaklaşımı görüyoruz. Akla meşhur Ochkam Usturası geliyor!
Malum Ockham Usturası, bir fenomen için mümkün olan en basit açıklamayı veya bir soruna yönelik mümkün olan en basit çözümü tercih etmek gerektiğini tembihleyen bir ilke.
ABD Başkanı bununla yetinmedi, sosyal medya hesabından Senatör Roger Marshall tarafından tekrar Senato’nun gündemine taşınan Kredi Kartı Rekabet Yasasını desteklediğini duyurdu.
Marshall konu ile ilgili olarak şahsi web sitesinde bir duyuru paylaştı. Duyuruda yer alan şu ifadeler amacı ortaya koyuyor sanırım:
“Ortalama bir Amerikan ailesi, milyarlarca dolarlık kâr elde eden büyük bankalar tarafından soyulmaktadır; bunun bedelini ise çalışkan Amerikalılar ödemektedir. Visa ve Mastercard’ın hâkim olduğu kredi kartı ağ pazarına gerçek bir rekabet getirmenin ve günlük tüketim mallarının maliyetini düşürmenin zamanı geldi. Sistem hileli olduğunda Amerikan Rüyası işe yaramaz ve bu yasa tasarısı oyun alanını eşitlemeye yardımcı oluyor. Başkan Trump’ın desteğine minnettarım ve bunu sonuca ulaştırmak için Senatör Durbin ile birlikte çalışmayı dört gözle bekliyorum.”
Yasa Tasarısı esas olarak, 100 milyar dolardan fazla varlığa sahip büyük bankaların en az iki bağımsız kart ağını (Visa/Mastercard dışında bir ağ da dâhil olmak üzere) etkinleştirmesini zorunlu kılarak kredi kartı piyasasında rekabeti tesis etmeyi hedefliyor.
Bir kez daha ABD Başkanı Trump’ın tipik problem çözme yordamını gözlemliyoruz. Sert ama geçici ya da pazarlığa açık bir tedbir al; bununla birlikte görece kabul edilebilir alternatif bir tedbiri hayata geçir ya da gündeme getir, muhatabını birincisinden kurtulmak için ikincisini kabul etmeye zorla!
Kartlı ödemelerde denge arayışı
Son yıllarda rekabet otoriteleri ihlal tespiti ve para cezası mekanizmasının rekabetin tesisinde yeterince etkili olmadığını görüyor. Bu nedenle ihlal kararı ile birlikte taahhüt ve yapısal/davranışsal tedbirlere ağırlık veren kararlar dikkat çekiyor. Ülkemizde bu eğilim daha belirgin kanımca. Bu itibarla Rekabet Kurumu’nun Visa ve Mastercard soruşturmalarının son derece ayrıntılı taahhütler ya da yapısal/davranışsal tedbir kararları ile neticelenmesi kuvvetle muhtemel.
Türkiye’de kredi kartı piyasası özellikle faiz oranları bakımından TCMB tarafından regüle ediliyor. Kart sistem işleticileri ile ilgili Rekabet Kurumu tarafından başlatılan soruşturmalar neticesinde piyasada rekabetin artmasına yol açacak tedbirler alınması muhtemel. BKM çatısı altında kurulan TROY kart sisteminin giderek güç kazandığını görüyoruz. Ödeme kuruluşları ve elektronik para kuruluşlarının faaliyetleri, bazı yol kazaları ortaya çıksa da pekişiyor, genişliyor. Hülasa kart ve ödeme sistemleri pazarlarında rekabetçi bir yapının yerleşmesi süreci işliyor diyebiliriz.
Bülent Gökdemir hakkında…
1973 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Hacettepe Üniversitesi İİBF İktisat Bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Dundee Üniversitesinde uluslararası hukuk alanında yüksek lisans yaptı. Hacettepe Üniversitesi İİBF Maliye Bölümünde doktorasını tamamladı. 1999 yılında uzman yardımcısı olarak göreve başladığı Rekabet Kurumu’ndan 2025 yılında Başuzman kadrosundan emekli oldu. Bu süre içinde geçici görevlendirmeler ile TBMM ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programında danışman ve proje yöneticisi olarak görev yaptı, ODTÜ İİBF İktisat Bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi sıfatıyla dersler verdi. Rekabet Kurumu’ndan 2025 yılında Başuzman olarak emekli olan Dr. Bülent Gökdemir kurucusu olduğu VALİS Danışmanlık şirketinde kariyerine devam ediyor.
Warner Bros’un kime satılacağını siyaset mi, ticaret mi belirleyecek?
