
Siemens Türkiye’den 170 yıllık değer yaratma yolculuğu
Türkiye’deki 170. yılını kutlayan Siemens Türkiye, köklü geçmişinden aldığı güçle ülkenin sanayileşme, modernleşme, dijitalleşme ve sürdürülebilir kalkınma süreçlerine eşlik eden uzun soluklu değer yaratma hikayesini geleceğe taşıyor. Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, 170 yıllık bu mirasın teknoloji ve inovasyonun yanı sıra eğitim, kültür-sanat, gönüllülük, mentorluk ve sürdürülebilirlik alanlarında yarattığı çok boyutlu toplumsal etkiyi değerlendirdi.
Siemens Türkiye’nin 170 yıllık geçmişi, Türkiye’nin dönüşüm hikayesiyle birlikte ilerleyen güçlü bir deneyimi temsil ediyor. Telekomünikasyonla başlayan bu yolculuk; enerji altyapısından ulaşıma, sağlıktan sanayiye, eğitimden kültür-sanata uzanan geniş bir alanda, Siemens’in teknoloji birikimini insan ve toplum odaklı faydayla buluşturuyor.
“Çalışmalarımızı, geleceğe yönelik sorumluluk anlayışıyla geliştiriyoruz”
Köklü geçmişimizden aldığımız ilhamla kurumsal sorumluluk anlayışımızı dönemsel projelerin ötesinde ele alıyoruz. Eğitim, teknoloji, kültür-sanat, gönüllülük ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında birbirini tamamlayan, uzun vadeli etkiler yaratan çalışmalara odaklanıyoruz.
170. yılımızın iletişiminde de yalnızca bir teknoloji şirketinin tarihini anlatmayı değil; Siemens Türkiye’nin bu topraklardaki katkılarını, farklı dönemlerde üstlendiği rolü ve geleceğe yönelik sorumluluğunu bütüncül bir bakış açısıyla aktarmayı hedefledik.
“170 yıllık hikayemizi geçmişten geleceğe uzanan bir deneyim olarak anlattık”
170. yılımız kapsamında Atatürk Kültür Merkezi’nde hayata geçirdiğimiz “170 Yıldır Zamanın Ötesinde” sergisi, bu anlayışın en güçlü yansımalarından biri oldu. Sergide Siemens’in Türkiye’deki izlerini geçmişten bugüne uzanan farklı dönemler ve temalar üzerinden ele aldık.
170 yıllık teknoloji birikimimizi özel olarak hazırladığımız filmle de ziyaretçilerle buluşturduk. Filmde Siemens Türkiye’nin farklı dönemlerde sanayi, ulaşım, altyapı, sağlık, teknoloji ve eğitim alanlarında üstlendiği rolü aktarırken, geçmişten gelen deneyimimizi geleceğin teknolojileriyle nasıl buluşturduğumuzu ortaya koyduk.
Teknolojimiz, dünyanın enerji sistemlerini ve altyapısının geleceğini şekillendiriyor. Enerji şirketleri, yapay zeka fabrikaları, otonom binalar ve şebeke sistemleri için elektrifikasyon, karbonsuzlaştırma ve yapay zeka gibi mega trendleri destekleyecek çok kapsamlı portföye sahibiz. Ayrıca, tüm bunları müşterilerimize bütüncül bir yaklaşımla sunacak ve bu pazarların her birinde liderlik edecek yetkinliğe sahibiz.
170. yıl kutlamalarımızın en anlamlı anlarından biri de çalışanlarımız ve ailelerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz özel buluşma oldu. Siemens Kartal Kampüsü’nde düzenlediğimiz kutlamada, bu büyük mirasın yalnızca projelerden, teknolojilerden ve yatırımlardan oluşmadığını; aynı zamanda aynı değerler etrafında buluşan büyük bir ailenin hikayesi olduğunu bir kez daha hissettik.
Farklı jenerasyonlardan Siemens çalışanlarını, ekiplerimizi ve ailelerimizi bir araya getiren bu özel gün, 170 yıllık geçmişimizin ardındaki en önemli gücün insanımız olduğunu gösterdi. Birlikte üretmenin, gelişmenin ve geleceğe hazırlanmanın verdiği gururu hep birlikte yaşadık.

“Sanatı genç yeteneklerin gelişimine alan açan stratejik bir alan olarak görüyoruz”
Kültür-sanat alanındaki çalışmalarımız, Siemens Türkiye’nin topluma dokunan uzun soluklu yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturuyor.
1998 yılından bu yana düzenlediğimiz Siemens Türkiye Opera Yarışması ile genç opera sanatçılarının uluslararası sahnelere uzanan kariyer yolculuklarına katkı sağlıyoruz. Bugüne kadar 200’ün üzerinde genç sanatçının dünya sahnelerine açılmasına öncülük eden yarışmamız, kültür-sanat alanında genç yeteneklerin gelişimini destekleyen önemli bir platform haline geldi.
Pandemi döneminde yarışmayı hibrit formata taşıyarak erişim alanımızı daha da genişlettik.
Bu birikimi 170. yılımızda, İstanbul Devlet Opera ve Balesi iş birliğiyle Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz Gençlik Konseri ile özel bir buluşmaya taşıdık. Siemens Türkiye Opera Yarışması’nda ödül alan sanatçıları, Devlet Opera ve Balesi solistlerini, genç sesleri ve keman sanatçısı Veriko Tchumburidze’yi aynı sahnede buluşturan konserin orkestra şefliğini Stephan Frucht üstlendi.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile yürüttüğümüz iş birliği ise kültür-sanata verdiğimiz desteği tek bir etkinliğin ötesine taşıyor. 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayan bu iş birliği kapsamında Pinokyo.exe, Lucia di Lammermoor ve Sihirli Flüt prodüksiyonlarının teknik ve üretim süreçlerine destek veriyoruz.
Sanatı yalnızca bir destek alanı olarak değil; yaratıcılığı besleyen, genç yeteneklerin gelişimine alan açan ve toplumsal belleğe katkı sağlayan stratejik bir etki alanı olarak değerlendiriyoruz.

“Gençlerin gelişimini eğitim, teknoloji ve mentorluk programlarıyla destekliyoruz”
Eğitim ve gençlerin gelişimi, toplumsal katkı anlayışımızın merkezinde yer alıyor. Geleceğin dünyasını şekillendirecek en önemli unsurun güçlü insan kaynağı olduğuna inanıyoruz.
Türk Eğitim Vakfı ile yürüttüğümüz “Geleceği Şekillendiren Kadınlar” programı kapsamında gönüllü çalışanlarımız, genç mühendis adaylarına mentorluk desteği veriyor. Programa her yıl 10 kadın mühendislik öğrencisinin eğitim giderlerini karşılayacak maddi destek de sunuyoruz.
2025–2026 eğitim-öğretim döneminde dokuzuncu yılına giren program kapsamında bugüne kadar 90 kadın STEM öğrencisinin hayatına doğrudan dokunduk.
Darüşşafaka ile yürüttüğümüz çalışmalar kapsamında ise gençlerin teknoloji ve kariyer gelişimini destekliyoruz. 2016–2021 yılları arasında Darüşşafaka Robot Kulübü Sultans of Türkiye öğrencilerine gönüllü mentorlarımızla bilgi ve deneyim aktarımı sağladık.
2021 yılından bu yana Dijital Teknolojiler Mentorluk Programı ile Darüşşafakalı gençlere sekiz ay süren bire bir teknik ve kariyer mentorluğu sunuyoruz.
Türk Alman Üniversitesi ile yürüttüğümüz TAÜ-Siemens Robotics Program kapsamında ise lise düzeyindeki gençleri robotik, mühendislik ve inovasyonla erken yaşta buluşturuyoruz.
“Gönüllülük ve sürdürülebilirlik çalışmalarımızla geleceğe iz bırakıyoruz”
Siemens Türkiye olarak gönüllülük kültürünü, topluma katkı sunma anlayışımızın önemli bir parçası olarak görüyoruz.
Siemens Türkiye Gönüllüleri tarafından hayata geçirilen “Kutu Kutu Mutluluk” projesiyle ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye, bilim setleri, oyuncak ve hijyen malzemeleri ulaştırıyoruz. 2026 yılında beşinci kez gerçekleştirdiğimiz bu projede, farklı bölgelerdeki okullara yerel paydaşlarımızla birlikte ulaşıyoruz.
Mühendislik kurulumuzun üyeleri de Milyon Kadına Mentor ve Binyaprak gibi platformlarda aktif rol alarak Türkiye’nin farklı şehirlerindeki kız öğrencilere mentorluk desteği sunuyor.
Bugün 170. yılımızı kutlarken, geçmişten aldığımız güçle geleceğe karşı sorumluluğumuzu daha da büyüten bir mirası sahipleniyoruz.
Siemens Türkiye olarak teknolojinin dönüştürücü gücünü; eğitim, sanat, gönüllülük ve sürdürülebilirlik alanlarındaki çalışmalarımızla birlikte ele almaya devam edeceğiz. Çünkü bizim için gerçek etki, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına çözüm üretmek değil; geleceğin daha kapsayıcı, üretken ve sürdürülebilir dünyasına kalıcı katkılar sunabilmekten geçiyor.
