Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Türkiye’de turizm kırılgan bir hale geldi. Bu çerçevede uzun vadeli yatırım yapmak zor.”

 

2 Şubat Salı akşamı Youtube üzerinden canlı yayında TRKPA TV’de “Siyasi krizlerin turizme etkisi konuşuldu.”

İbrahim Kırcova moderatörlüğündeki programın konukları Prof.Dr.İbrahim Birkan, Necip Boz, Prof.Dr. Muzaffer Uysal ve Prof. Dr. Musa Pınar Türkiye’de turizmi güncel ve geleceğe yönelik olarak değerlendirdi.

Programdan önemli notlar ise şöyle:

Prof.Dr.İbrahim Birkan: “Türkiye ekonomisi içinde turizm sektörünün önemi gittikçe daha çok atmaktadır. Ülkelerin her konuda iyi olması gerekmemekte, rekabet avantajı yaratacak alanlarda iyi olması gerekiyor. Turizm sektörü Türkiye’nin özelliklerinden dolayı en önemli sektörlerinin başında geliyor. Türkiye turizminin dünya turizmi ile kıyaslandığında başlangıcının geç olduğu söylenebilir.

Şu anda dünya turizminden aldığımız pay 37,4 milyardır. Turizm emek yoğun bir sektör olduğundan istihdama da önemli etki yapmaktadır. Turizm Türkiye’de 2.1 milyon kişiye doğrudan ve dolaylı olarak iş imkanı yaratıyor. Turizm sadece yüzde on ithalat yapmaktadır. Bu bakımdan Türkiye’nin petrolü turizm. “

Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Siyasi bir krizle karşı karşıya kalındığında ilk sesi çıkan otelciler olur. Bu konuya otelcilerin bakış açısının incelenmesi gerekiyor.”

Necip Boz: “Turizm sektörü çok hızlı büyümüş ve gelişmiştir. Sürekli çift haneli gelişim gösteren tek ülke Türkiye’dir. Özellikle Antalya ve Muğla yöresine büyük kapasiteli oteller yapılmıştır. Sürekli devam eden terör olaylarına karşı bu başarı gösterilmiştir. Bu kapsamda dünya turizmi açısından Türkiye’nin yeri son derece önemlidir.

Türkiye’yi takip eden ve model olarak almak isteyen ülke sayısı oldukça fazla.

Turist gelmediğinde sadece otelciler değil seracılar da etkileniyor. Bu etki domino taşlarına benzetilebilir.”

Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Türkiye’de klasik turizm kompozisyonu bulunmaktadır. Türkiye’nin sahip olduğu pek çok özellik mevcut. Türkiye’nin sahip olduğu değerlerin dünya turizminde nasıl bir yerde olduğu da önemli.

Prof.Dr. Muzaffer Uysal: “Türkiye dünyadaki hareketlere göre turizm sektörü siyaset ve güvenlik açısından çok uğraşıyor. Türkiye’de turizm sektörü değişikliklerden etkilenmektedir. Türkiye’ye gelen kişilerin harcadığı para alınan hizmete göre düşük kalmaktadır. Türkiye’ye gelen turistlerin çoğu tur operatörleriyle geliyor. Bağımsız turistlerin Türkiye’ye gelme sayısı azdır. Bağımlı turizmin değişmesi gerekmektedir.

Turizm başarısının nasıl sürdürülebilir olacağının belirlenmesi gerekiyor.

Turizm sektörünün arıtılması gerekmektedir. Bu arıtma ile Türkiye yeni bir platforma çıkıp yeni bir atlayış gerçekleştirebilir.”

Türkiye’de turizm ileri seviyede gelişmiş durumdadır ancak uygulanan stratejiler açısından değişiklikler yapmak ve daha stratejik bakmak gerekmektedir. Güçlü bir Türkiye çatı markası diğer markaları da destekleyecektir.

Prof. Dr. Musa Pınar: “Türkiye’nin bir çatı marka olarak güçlü olması gerekmektedir. Türkiye’nin “master marka” imajını sağlam tutması gerekmektedir. Bu bakından Türkiye farklı olan noktalarını da ön plana çıkarmalıdır.”

Prof.Dr. İbrahim Birkan: “Bir kriz vardır, ancak Türkiye senelerdir çeşitli krizlerle karşı karşıya. Rusya’nın Kırım’la yaşadığı sorunlar dahi Türkiye’yi etkiledi. Kırım’da çok fazla turistik tesisler var ve Rusya kendi turistik potansiyelini buraya akıtmak istemekteydi. Yaşanan kriz bunu yapmak için bir fırsat oldu.

Krizden etkilenmemek için ne yapılmalıdır? Türkiye’de kriz yönetiminden çıkıp bir risk yönetimi anlayışına geçilmesi gerekiyor.

Turizm gibi bir sektörde her an kriz yaşanacağı unutulmamalıdır. Kısa bir sürede Türkiye’nin alternatif pazarlar geliştirmesi de çok mümkün değildir. Kısa sürede uçakların rotasını değiştirmek ve tur operatörleriyle yeni anlaşmalar yapmak zor.”

Prof. Dr. İbrahim Kırcova: “Türkiye’de turizm kırılgan bir hale geldi. Bu çerçevede uzun vadeli yatırım yapmak zor.

Risk yönetimi yapmak turizm sektöründe çok önemlidir. Bu riskin yönetilmesi için otelcilere nasıl bir yol haritası önermek gerektiği konusu sorgulanmaktadır. Otelcilerin nakit akışları ve programları bozuldukça, sektör bundan zarar görüyor.”

Necip Boz: “Türkiye çok hızlı beğenmiştir ve riskler çok hızlı artmıştır. Çeşitli krizlerle karşılaşılsa da krizlerden büyüyerek çıkılmıştır. Ancak bu kriz başka özellikler taşımaktadır. Rublenin düşüşü devam etmektedir. İsviçre’de Ruslara hizmet eden kayak merkezleri de istifa etmek üzeredir. Tek pazara yönelik turizm risk taşıyor.

Yeterli doluluk olmayınca turizm sektörü borçla dönmektedir. Uluslararası pazarda tur operatörüne bağlı olduğumuzdan bu tür krizlere hazır olmamız gerekmektedir. Sektör bu durumları sakinlik ve sağduyu ile karşılamalı.

Ruslar Türkiye’den vazgeçemez. Bir şekilde Türkiye’ye gelmeye devam edecekleri öngörülüyor.”

İbrahim Kırcova: “Risklerle karşı karşıyayız ancak gerekli önlemler hızlı şekilde alınmamaktadır. Bununla birlikte somut ve sektöre nefes aldıracak öneriler mevcuttur. Çin önerisi her zaman gündeme gelmekle birlikte geçerliliği bulunmamaktadır. İran iyi bir pazar olarak görülmektedir. Pek çok ülke risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Ülkelerin riskleri öngörmeleri ve doğru şekilde yönetmeleri gerekiyor.”

Prof.Dr. Muzaffer Uysal: “Türkiye’nin uzun dönemde atacağı stratejik adımlar çok önemlidir. En azından şu an bağımsız seyahat edenleri destekleyecek öneriler getirilmesi gerekmektedir. Düşük fiyatlı hava şirketleri Türkiye’ye de gelmemesi için bir sebep yoktur. Riskin dağıtılması önem taşımaktadır. İnovasyon yönetimi ve stratejik yönetim gerekmektedir. Turizm sektörünün güven düzeyi ve itibarı herkesin sorumluluğu.”

Prof. Dr. Musa Pınar: “Avrupa’nın ve Amerika’dan gelen maddi durumu iyi kişiler ucuz yerlere gitmek istememektedir. Türkiye’nin stratejisini değiştirmesi gerekmektedir. Türkiye’nin stratejisi uzun dönemli ve holistik olmalıdır. Başarılı bir markalaşma ve alt markalar üst markaya nasıl katkı yapar incelenmeli.”

Prof.Dr. İbrahim Birkan: “Her kriz fırsatlar getirir. Turizm politikaları açısından bakıldığında geride olduğumuz görülmektedir. Türkiye’nin ciddi şekilde turizm yönetiminin kamu ve özel olarak yeniden yapılandırılması ve turizme esaslı bir bütçe ve yönetim anlayışı getirmesi gerekmektedir. Kriz buna vesile olmalı.”

Necip Boz: “İnsan koşarken düşünemez, yürürken düşünür. Şimdi Türkiye’nin düşünerek, yürüyerek bu işi çözmesi gerekmektedir. Paniğe kapılmamak gerekiyor.”

İLGİLİ HABERLER