Perakendede inovasyon yapamayan yok olacak!

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, perakende sektörüne yön veren 100 küresel liderle görüşerek, COVID-19 sonrası döneme ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda perakende sektörünün geleceğine yön verecek 3 ana trendin altı çiziliyor:

  • Çoklu kanala geçiş yapamayan ve müşteri deneyimini farklılaştıramayan şirketler yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalacak.
  • Birleşme ve satın almalar, küreselleşmenin yerini alan “adalaşma” eğilimine ayak uydurmak ve daha dayanıklı, daha esnek tedarik zincirleri yaratmak için kullanılacak.
  • Yatırımcılar birleşme ve satın almalarda indirim olanağı elde etmeye odaklanacaklar; riskleri yönetmek için faaliyetlerini kapsamlı şekilde gözden geçirecekler.

Kearney’in görüştüğü perakende yöneticilerinin yüzde 70’i, yeni dijital yetenekler kazanmanın gündemlerinin en üst sırasında yer aldığını belirtiyor. Kearney, raporunda perakende şirketlerinin dijitale yaptığı yatırımlara rağmen “dijitale doğan” kuşaklardan kopukluğun sürdüğü ve hatta genişlediğine de dikkat çekiyor.

Yöneticilerin yüzde 53’ü, ambalajlı ürün sektörüyle perakende arasındaki yakınlaşmanın süreceği ve firmaların, müşteri deneyimini daha iyi kontrol edebilmek için tüketiciye direkt erişme imkanı sağlayan alanlara yöneleceğini öngörüyor. Perakende yöneticileri, 100 milyon dolardan küçük birleşme ve satın almaların artacağı öngörüsünde de bulunuyor.

Türkiye’de de aynı eğilimler etkili

Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur

Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur, perakende ve tüketici ürünleri sektörlerindeki birleşme ve satın alma işlemlerinde Türkiye’de de aynı eğilimlerin gözlendiğini belirterek, yatırımların dijitale kaymaya devam ettiğini vurguluyor ve sözlerini söyle sürdürüyor: “Son iki yılda özellikle Trendyol’a Alibaba’nın, Modanisa’ya Goldman Sachs ve EBRD’nin yaptığı yatırımlarla kendini belli eden dijital perakendeciliğe yatırımcı ilgisi, COVID-19 salgınında da sürdü. 2020 yılı içerisinde duyurulan Vivense’ye Actera’nın, Les Benjamins’e Esas Holding’in yatırımları, perakende sektöründe dijital yetkinliği yüksek şirketlerin ilgi odağı olmayı sürdürdüğünü ortaya koydu. Pandemi sonrasında dijital ve çoklu kanallı perakendeciliğin daha büyük önem kazanması nedeniyle, yatırımcı ilgisinin giderek artan oranda inovasyon odaklı şirketler üzerinde yoğunlaşmasını bekliyoruz.”

İnovasyon için 4 alan

Kearney, COVID-19 sonrası dönemde perakendede inovasyon için 4 alan olduğunu da belirtiyor. Bu alanlar raporda şöyle sıralanıyor:

  • Tedarik zincirini güçlendirme

Koronavirüs salgını, ticaret savaşları, küreselleşmeden “adalaşma”ya dönüş tedarik zincirinde kesintilere yol açıyor. Şirketlerin bu alanda inovasyon yapması kritik önem taşıyor. Kearney, bu alanda inovasyona iyi bir örnek olarak Walmart’ın et işlemeyi kendi bünyesine almasını gösteriyor.

  • Müşteri kanallarının genişletilmesi

COVID-19 sonrası dönemde tüketicilerin alışveriş alışkanlıklarında yaşanan değişimlere uyum sağlamak için de inovasyon elzem. Amerikalı perakende devi Target’in, mağazada yapılan alışverişi eve teslim etmesi, buna örnek…

  • Yeni ürünler

COVID-19, daha önce henüz filizlenme aşamasında olan ürünlerin tüketime dahil olmasını sağladı. Amerika’da ikinci el online perakendecisi Watchfinder’ın büyük bir şirket tarafından satın alınması, bu alandaki yeni eğilimlere iyi bir örnek…

  • Platform

Şirketlerin, ürünün ötesine geçen ve tüketici gruplarına direkt ulaşmayı sağlayan kanallar yaratması gerekiyor. Kearney buna örnek olarak, Nike’ın koşucularla birlikteliği ve Sephora’nın “Beauty Insider” platformunu veriyor.

Birleşme ve satın almalar azaldı

2019’da perakende sektöründe birleşme ve satın almaların arka arkaya üçüncü yılda da daralarak, 2016’ya göre toplam yüzde 59 gerilediği bilgisini veren Kearney, bunun 2008-2009 küresel krizinden bu yana yaşanan en sert daralma olduğuna dikkat çekiyor. Kearney bu daralmayı, ekonomik büyümeye paralel olarak 10 yıl boyunca devam eden satın almalar sonrasında birleşme kanalının daralmasına, şirket değerlerini yansıtan rasyolardaki artışa ve yatırımlardan yeterli kazanç elde etmek için kapsamlı dönüşüm ihtiyacına bağlıyor.

Kearney ayrıca ticaret savaşları, Brexit ve Amerika’da ufukta görünen durgunluğun da yatırım iştahının azalmasına yol açtığını vurguluyor.

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney bununla birlikte, nakiti güçlü alıcılar ve sermayelerini yeniden yapılandırmak isteyen alıcılar için pek çok fırsatın gündeme geleceğini de raporunda dile getiriyor.

Dünya ekonomisi yüzde 2.8 daralacak

Öte yandan küresel iş liderlerinden oluşan Kearney’in “Küresel İş İdaresi Konseyi” (Global Policy Council), dünyada gayrisafi yurtiçi hasılanın bu yıl yüzde 2.8 daralacağı öngörüsünde de bulunuyor. Küresel İş İdaresi Konseyi’ne göre Amerika’da daralma yüzde 4.4’ü, Avrupa’da ise yüzde 4.7’yi bulacak.

Kearney, COVID-19’un ekonomiye etkisini sınırlandırmak için uygulamaya konulan canlandırıcı önlemlerin er geç tüketiciler ve şirketler kesimine yeni vergilerin salınmasına ve kamu yatırımlarının azalmasına yol açacağını da öngörüyor…

İLGİLİ HABERLER