
Patili dostların sessiz krizi: Her 10 kedi ve köpeğin 4’ü fazla kilolu
Evcil hayvan sahipliğinin hızla arttığı bir dönemde, gözden kaçan ama giderek büyüyen bir sorun dikkat çekiyor: Obezite… Royal Canin tarafından gerçekleştirilen kapsamlı uluslararası araştırma, dünya genelinde yetişkin kedi ve köpeklerin yüzde 40’ının fazla kilolu ya da obez kategorisinde yer aldığını ortaya koyuyor.
İngiltere’den Brezilya’ya uzanan geniş bir coğrafyada, 14 bini aşkın hayvan sahibi ve bin 750 veteriner hekimin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, sorunun yalnızca beslenme alışkanlıklarıyla sınırlı olmadığını; aynı zamanda ciddi bir bilgi eksikliğiyle beslendiğini gösteriyor.
Araştırmaya göre hayvan sahiplerinin yüzde 26’sı “sağlıklı kilo”nun ne anlama geldiğini bilmiyor. Yüzde 17’lik bir kesim ise yanlış bilgilerin kilo yönetiminin önündeki en büyük engel olduğunu ifade ediyor. Veteriner hekimler de benzer bir tablo çiziyor: Katılımcıların yüzde 29’u, tüketicilere ulaşan çelişkili bilgilerin doğru iletişimi zorlaştırdığını belirtiyor.
Daha çarpıcı olan ise algı ile gerçeklik arasındaki fark. Veterinerlerin yüzde 44’ü son yıllarda obezitenin arttığını gözlemlediğini söylerken, yüzde 45’i hayvan sahiplerinin fazla kilonun yarattığı sağlık risklerini hafife aldığını düşünüyor.
Bilgi var ama doğru yerde değil
Araştırma, güvenilir bilgi kaynağı olarak veteriner hekimlerin öne çıktığını gösterse de pratikte farklı bir davranış öne çıkıyor. Her 5 kişiden 1’i beslenme ve kilo kontrolü konusunda sosyal medyaya başvuruyor. Bu oran Z kuşağında yüzde 55’e kadar yükseliyor. Yani sorun yalnızca bilgi eksikliği değil; doğru bilginin doğru kanallardan alınmaması.
“Sevimli değil, riskli”

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Murat Altunyuva, obezitenin çoğu zaman yanlış bir algıyla karşılandığına dikkat çekiyor:
“Fazla kilolu kedi ve köpekleri gördüğümüzde, bize şirin gelmemeliler; aksine onlar için endişelenmeliyiz. Obezite, diyabetten eklem problemlerine, kalp ve solunum sistemi hastalıklarından yaşam süresinin kısalmasına kadar birçok ciddi sağlık riskini beraberinde getiriyor.”
Altunyuva’ya göre Türkiye’de artan hayvan sahipliğiyle birlikte bilimsel temelli beslenme bilgisinin önemi de hızla büyüyor. Sağlıklı kilo yönetimi ise tek bir faktöre değil; doğru porsiyonlama, yaşa uygun beslenme, düzenli egzersiz ve veteriner kontrolünün bütüncül bir şekilde ele alınmasına dayanıyor.
Türkiye’de risk büyüyor
Türkiye’de kedi ve köpek sahipliğinin artması, beraberinde obezite riskini de yükseltiyor. Uzmanlar; ödül mamalarının kontrollü verilmesi, insan yiyeceklerinden kaçınılması ve düzenli kilo takibinin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Görünen o ki mesele yalnızca ne kadar beslendiği değil; nasıl beslendiği ve hangi bilgiyle yönlendirildiği. Ve bu tablo, evcil dostlarımız için “şirin” bir detaydan çok daha fazlasını ifade ediyor.
