
LC Waikiki’den “varsayılan insan” mitine karşı kapsayıcı moda
The TECH Summit’te konuşan LC Waikiki Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, “varsayılan insan” üzerinden yapılan tasarımların toplumun önemli bir kesimini dışarıda bıraktığını belirtti. “İyi giyinmek herkesin hakkı” felsefesiyle üç yıl önce başlattıkları özel gereksinimli koleksiyonunun detaylarını paylaşan Akgül; bu kıyafetlerin klinik görünümlü ve ayrıştırıcı olmadığını ve herkesin giyebileceği eşit şıklıkta tasarlandığını ifade etti.

Marketing Türkiye ve Deloitte iş birliğiyle düzenlenen The TECH Summit’te teknoloji, pazarlama ve iş dünyasının dönüşüm gündemi sahneye taşındı. 58 oturumda 84 konuşmacıyı ağırlayan The TECH Summit’in ilk gününde Expereince Powered Future sahnesinde “İçgörüden Deneyime: Modada Limitleri Aşmak” oturumunda konuşan LC Waikiki Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Sinem Akgül, insan odaklı sunumuyla dikkat çekti.
Sunumunun merkezine, etkinlik gününe denk gelen 3 Aralık Dünya Engellilik Gününü ve “özel gereksinimli bireyler”in hayatlarına gerçekten dokunan deneyimler tasarlama sorumluluğunu koyan Akgül, konuşma boyunca özellikle “engelli” yerine “özel gereksinimli birey” ifadesini bilinçli olarak kullanmanın önemini vurguladı; çünkü konunun yalnızca belirli bir grubun değil, toplumun ve aslında hepimizin meselesi olduğunu hatırlattı.
Dünyada nüfusun yaklaşık yüzde 15’inin, Türkiye’de ise resmi kayıtların ötesinde sivil toplum kuruluşlarının verilerine göre yüzde 10–13’ünün farklı engellerle yaşadığını; yaş ilerledikçe bu oranın katlanarak arttığını aktan Akgül, bugün kendini “engelsiz” hisseden herkesin, yarın hastalık, yaşlanma veya kaza nedeniyle benzer zorluklarla karşılaşabileceğini; dolayısıyla erişilebilirlik ve kapsayıcılığın, aslında herkes için tasarım anlamına geldiğini söyledi.
Akgül, hayatın çoğu zaman “varsayılan insan” üzerinden tasarlandığını anlattı: “Ortalama boya, benzer fiziksel özelliklere, benzer hareket kabiliyetine sahip olduğumuz varsayılıyor. Oysa özel gereksinimli bireyler için en basit seçim bile –bir kıyafet almak gibi– bambaşka sorularla başlıyor. Ben bunu tek başıma giyebilir miyim?, Bu kıyafetin kumaşı benim sağlığımı zorlar mı?”
Bu noktadan hareketle LC Waikiki’nin yaklaşık 3 yıl önce ilk özel gereksinimli bireylere yönelik koleksiyonunu çıkardığını, çünkü “giyinmenin herkesin hakkı” olduğuna inandıklarını anlatan Akgül, LC Waikiki’nin yeni doğandan ileri yaşa kadar geniş bir yelpazeye hitap ederken, dezavantajlı grupları da bu dairenin içine tasarımsal olarak eşit şekilde dahil ettiğini vurguladı.
Sinem Akgül, koleksiyon hazırlanırken belirlenen temel ilkeleri şöyle ifade etti:
1. Giyilebilirlik / Fonksiyonellik
Düğme yerine lastikli bel, arkada ya da yanda çıtçıtlar, protez bacaklar için özel fermuar detayları gibi çözümlerle kıyafetlerin tek başına giyilip çıkarılabilir olması hedeflendi.
2. Sağlık / Konfor
Kan dolaşımını rahatlatan, hassas ciltleri zorlamayan kumaşlar, soğuk bölgelerde koruyucu kıyafetler gibi detaylarla fiziksel sağlık ihtiyaçları gözetildi.
3. Stil / Moda ile eşitlik
“Biz bir moda markasıyız” derken, fonksiyonelliğin şıklıkla çelişmemesi gerektiğini kaydeden Akgül, kıyafetlerin “özel gereksinimli koleksiyon” diye ayrışan, klinik görünümlü parçalar değil; herkesin giyebileceği şık tasarımlar olmasına özen gösterdiklerini belirtti.
Bu amaçla İstanbul Moda Akademisi ile birlikte “kapsayıcı tasarım” yarışması düzenlediklerini, genç tasarımcılarla çalıştıklarını ve bu tasarımların artık mağazalara gelecek koleksiyonlara entegre edileceğini paylaşan Akgül, reklam filminde de, özel gereksinimli bireylerin “Ben bir kadınım, erkeğim, gencim; ötekileştirilmek istemiyorum” duygusunun merkeze aldıklarını belirtti.
Sinem Akgül, projeyi sadece tek seferlik “ödüllü bir kampanya” olarak görmediklerini; üç yıldır bu yolda olduklarını ve hedeflerinin sınırlı kapsamdaki özel koleksiyonlarla yetinmeyip, tüm ürünlerin fonksiyonlarını kapsayıcılık perspektifiyle revize etmek olduğunu söyledi. Bundan sonraki adımda daha fazla ürün seçeneği, daha fazla empati ve her gün biraz daha insan odaklı bir tasarım anlayışıyla ilerleyeceklerini belirterek konuşmasını tamamlıyor
