E-ihracat KİP ile engel tanımıyor…

T.C. Ticaret Bakanlığı ve Deloitte Digital Türkiye tarafından hayata geçirilen ve Marketing Tükiye’nin düzenlediği “B2B Marketing and Management Summit”te de detayları anlatılan Kolay İhracat Platformu (KİP), Dünya Ekonomik Forumu (WEF) raporunda başarılı uygulamalar arasında yer aldı. 

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), şirketlerin şu anda ticarete önemli etkileri olan teknolojiyi uluslararası değer zincirlerinde nasıl kullandıklarını anlamak ve hangi teknolojilerin küresel ticarete en büyük etkileri yapacağını belirlemek için TradeTech üzerine küresel çapta bir anket çalışması başlattı. Buna göre, dijital dokümantasyon, dijital platformlar, dijital ödeme ve bulut bilişim gibi “temel” teknolojiler, IoT, dijital hizmetler ve 5G ile birlikte kısa dönem için en etkili teknolojiler olarak görülüyor. T.C. Ticaret Bakanlığı ve Deloitte Digital Türkiye tarafından hayata geçirilen Kolay İhracat Platformu (KİP) da raporda anlatılan başarılı uygulamlar arasında yer aldı. Raporda Kolay İhracat Platformu’na (KİP) şu sözlerle yer verildi:

“Yapay zekâ (AI) temelli hizmetler aynı zamanda daha fazla firmayı ihracat fırsatlarına bağlayarak bilgi açığını daha da kapatmaya yardımcı olabilir. Örneğin, Türkiye’nin yapay zekâ (AI) destekli Kolay İhracat Platformu (KİP), ülkelerin tarifelerini ve yönetmeliklerini gözeten kriterlere dayalı skorlama ile, potansiyel ihracatçılara ürünlerini pozisyonlayabilecekleri ilk 15 hedef pazara dair kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Platform, riskli hedefler üzerinde çalışan ihracatçıların limitli kaynaklarını en iyi şekilde değerlendirmelerini desteklemek üzere, hedef ülkelerin gümrük vergileri gibi bilgileri de dikkate alıyor. Aynı zamanda platformda, yapay zekanın en yaygın kullanılan dallarından birisi olan makine öğrenmesi (ML) teknikleri ile, düzenli olarak eklenen yeni verilerden beslenerek öğrenen algoritmalar kullanılmaktadır.

TradeTech (Ticaret Teknolojileri) anket sonuçları dijital dokümantasyon, dijital platformlar, dijital ödeme ve bulut bilişim gibi “temel” teknolojilerin, nesnelerin interneti (IoT, Internet of Things), dijital hizmetler ve 5G ile birlikte kısa dönem için en etkili teknolojiler olarak algılandıklarını gösteriyor.

TradeTech, küresel ticaretin daha verimli, kapsayıcı ve adil bir hale gelmesi için ortaya çıkmış bir dizi teknoloji ve yenilikler bütünü. Yani TradeTech, teknoloji ve ticaret arasındaki etkileşim; ulaşım alanındaki ilerlemeler, konteynerlerin gelişmesi ve koordineli üretim ağlarının ortaya çıkışına kadar uzanan, uzun bir geçmişe sahip.

Bu rapor, modern TradeTech’i iki katmana ayırıyor: ilk katmanda ticari veriler ve işlemler analogdan dijitale dönüştürülüyor; ikinci katmandaysa farklı taraflar arasındaki ticari işlemlerin optimizasyonu ve senkronizasyonu sağlanıyor ki burada kilit rol yeni teknolojilerde. TradeTech çözümleri paketler halinde çalışıyor. İkinci katman, birinci katmanda üretilmiş olan verilere dayanıyor, aynı zamanda yapay zekânın robotikten veya IoT’nin 5G’den ayrılması zor.

Uzun dönemde ticareti etkileyecek teknolojiler; robotik, sanal gerçeklik, 3 boyutlu baskı ve yapay zeka

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), şirketlerin şu anda ticarete önemli etkileri olan teknolojiyi uluslararası değer zincirlerinde nasıl kullandıklarını anlamak ve hangi teknolojilerin küresel ticarete en büyük etkileri yapacağını belirlemek için küresel çapta bir anket başlattı. Sonuçlar, kısa ve orta vadede ticarette en büyük etkiye sahip olan teknolojilerin durumunu belirlemekte kullanılıyor. 2020 yılının Haziran ayından Eylül ayına kadar TradeTech üzerine yürütülen ankete göre; dijital dokümantasyon, dijital platformlar, dijital ödeme ve bulut bilişim gibi “temel” teknolojiler, IoT, dijital hizmetler ve 5G ile birlikte kısa dönem için en etkili teknolojiler olarak görülüyor. Uzun dönemde ise ticareti etkileyecek olan teknolojilerin robotik, sanal gerçeklik, 3 boyutlu baskı ve yapay zekâ (AI) olması bekleniyor.

Verimlilik kazanımları (sıklıkla farklı tarafların iş birliği sayesinde), yeni dijital ürünlerin ve hizmetlerin ortaya çıkışı, olumlu çevresel etkiler ve küçük oyuncuların ticarete katılımı, TradeTech’in başlıca faydaları. Ancak anket sonuçları TradeTech’in benimsenmesinin işlerin tasfiye edilmesi ve rekabet üzerine olan potansiyel olumsuz etkilerini de işaret ediyor.

Bu rapor, yeni geliştirilen ticaret teknolojilerinin durumunu aydınlatmayı ve her birine dair fırsatlar ve zorlukların vaka analizleri ile birlikte gösterimini amaçlıyor. Birinci bölümde, TradeTech üzerine genel bir bakış sunmakla birlikte şu anki yedi akımı vurgulanıyor. Bu akımlar yeni teknolojilere adaptasyonun, TradeTech’in COVID-19 sırasında tedarik zinciri dayanıklılığında aldığı rolün bir sonucu olarak jeopolitik değerlendirmelerden, lojistik pazarının yeniden yapılandırılmasına kadar uzanıyor.

Artan uluslararası gerilim tekno-milliyetçiliği tetikleyebilir

İkinci bölümde, belli başlı teknoloji gruplarının uygulanmasını değerlendirerek, ticaretle ilgili çözülmesi hedeflenen problemleri ve ticaret politikaları üzerindeki etkilerini tanımlıyor. Üçüncü bölümde, TradeTech’in benimsenmesi ile ilgili zorluklar ele alınarak ileriye dönük çözümler öneriliyor. TradeTech’in benimsenmesinin mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler (MKOBİ’ler) için potansiyeli dördüncü bölümde tanımlanırken, beşinci bölümde ise temel çıkarımlar ve sonraki adımlar özetleniyor.

Osaka Track altındaki Güvenli Serbest Veri Akışı (DFFT) gibi girişimler, bazı yeni ve yenilikçi ticaret anlaşmaları ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Yapay Zekâ ilkeleri gibi yeni teknolojiler ile uyumlu hale getirilmiş ilkeler, ticaret teknolojilerinin geniş çapta benimsenmesini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalardır. Aynı zamanda, “özellikle 5G teknolojisi etrafındaki” ticaret ve teknolojiye ilişkin artan uluslararası gerilim, meşru güvenlik tedbirlerinin ötesine geçerek tekno-milliyetçiliğe evrilme riski taşıyor.

Mal ticaretinin sadece yüzde 18’i emek maliyeti tarafından yönlendiriliyor

Parçalanmış bir uluslararası teknolojik ortam, standart koşullar için zararlı olabilir ve en nihayetinde küçük firmalar ve gelişmekte olan ülkeler için maliyetleri etkileyebilir. Bunun sonucunda, ulusların ticaretteki rekabete dayanan avantajları da etkilenebilecektir, çünkü dijitalleşme ve yeni teknolojilerin mümkün kılıcı rolü sadece ticareti kolaylaştırıcı bir niteliğe sahip olmayıp aynı zamanda tüm ticaret düzeni üzerinde etkili.

Ekonomik yönden karşılıklı bağımlılığın düşük ücretli emek arbitrajı veya kaynaklara erişim tarafından yönlendirildiğine dair geleneksel görüş artık sorgulanıyor. Mal ticaretinin sadece yüzde 18’i emek maliyeti tarafından yönlendiriliyor. Bu sırada, değer zincirleri yerleşik teknoloji sayesinde giderek bilgi yoğun hale geliyor. Bilgi yoğun mal ve hizmetler sınır ötesi akışların yarısını oluşturuyor ve emek yoğun veya sermaye yoğun akışlardan daha hızlı büyüyor.

Teknolojinin demokratikleştirilmesi, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki ve küçük ve büyük şirketler arasındaki farkı kapatmaya yardımcı olabilir, hatta büyük sıçrama yaratma fırsatları ortaya koyabilir. Dijital bölünmenin daha da genişlemesi engellenmelidir ve bu duruma ticari alan da dahil olmalı. TradeTech de her teknoloji uygulaması gibi kalıcı, bu yüzden odak noktası kamu-özel ortaklıklarının ve uluslararası iş birliğinin verimlilik kazanımlarını temin etmek ve “herkes için” ilerleme sağlamak olmalıdır.

Raporun tamamını OKUMAK İÇİN TIKLAYIN…

İLGİLİ HABERLER