
İş dünyasında “pink-washing” alarmı: Söylem ve eylem uyuşmuyor
Kadın istihdamı ve iş dünyasındaki cinsiyet eşitsizliği, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yeniden gündemin merkezine yerleşti. AGS Global tarafından C-Level pozisyonlarda görev yapan 135 kadın ve erkek yöneticinin katılımıyla gerçekleştirilen “Kadın İstihdamında Türkiye’nin Fotoğrafı” araştırması, kurumların kapsayıcı söylemleri ile kadın çalışanların deneyimleri arasında dikkat çekici bir mesafe bulunduğunu ortaya koydu.
Araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 91,6’sı kadınların iş gücüne daha fazla katılması gerektiğini düşünüyor. Ancak küresel veriler, mevcut ilerleme hızının cinsiyet eşitliği açısından yeterli olmadığını gösteriyor; dünya genelinde tam eşitliğe ulaşmak için 123 yıl daha gerektiği öngörülüyor. Kadınlar yükseköğrenimde erkekleri geride bırakmış olsa da, üst düzey yönetim pozisyonlarındaki temsil oranı yalnızca yüzde 29,5 seviyesinde kalıyor. Bu tablo, eğitimdeki kazanımların liderlik katmanlarına aynı ölçüde yansımadığını ortaya koyuyor.
Ücret eşitsizliği ve cam tavan etkisi ise gündemdeki yerini koruyor. Kadın yöneticilerin yüzde 63,7’si şirketlerinin cinsiyet eşitliği performansını olumsuz değerlendiriyor. Kadınların kariyer yolculuğunda karşılaştığı en büyük engellerin başında yüzde 54,6 ile ücret eşitsizliği gelirken, yüzde 40,9 ile terfi süreçlerindeki görünmez bariyerler ikinci sırada yer alıyor.
Algı farkı da araştırmanın en çarpıcı bulgularından biri olarak öne çıkıyor. Erkek yöneticilerin yüzde 81,8’i çalıştıkları şirketi “kadın dostu” olarak tanımlarken, bu oran kadın yöneticilerde yüzde 45,5’e düşüyor. Ayrıca şirketlerin yüzde 42,2’sinde kadın çalışanlara yönelik ayrımcılığı önleyecek herhangi bir mekanizmanın bulunmaması, kurumsal taahhütlerin yapısal uygulamalarla yeterince desteklenmediğini gösteriyor.
8 Mart vesilesiyle bir kez daha görülen o ki, iş dünyasında cinsiyet eşitliği konusunda farkındalık artıyor; ancak söylem ile deneyim arasındaki boşluk, ölçülebilir ve sürdürülebilir adımların hâlâ kritik önem taşıduna işaret ediyor.
“Tutum ile davranış arasında anlamlı bir boşluk var”

AGS Global Araştırma Ekibi’nden Araştırmacı ve Proje Lideri
AGS Global Araştırma Ekibi’nden Araştırmacı ve Proje Lideri Meltem Toktaş konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
“Kadın istihdamının önemine vurgu yapılması kıymetli ancak ücret eşitsizliği ve kariyer basamaklarında yükselme engelleri hala devam ediyor. Pembe yaka dostu yaklaşım yalnızca 8 Mart döneminde değil, yılın her günü şeffaf, ölçülebilir ve hesap verebilir politikalarla desteklenmeli. Aksi halde söylem ile gerçeklik arasındaki boşluk derinleşmeye devam edecektir.”
Araştırma sonuçları, kadın istihdamında gerçek bir dönüşümün ancak söylemden eyleme geçilmesi ve yapısal mekanizmaların güçlendirilmesiyle mümkün olacağını ortaya koyuyor.
Reklam dünyasının en güçlü film içerikleri, Brandverse Awards’un “Film” bölümünde yarışıyor!
