
Hürmüz krizi otomotivde zam baskısını artırıyor
ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin etkisiyle Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin aksaması, küresel otomotiv sektöründe maliyet alarmına yol açtı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği bu kritik hattın kapanması enerji piyasalarında dalgalanmaya neden olurken, sektör temsilcileri otomotiv üretiminde yeni bir maliyet baskısının oluşabileceğine dikkat çekiyor.
ABD, İsrail ve İran arasında artan gerilimin sıcak savaşa dönmesi, küresel ekonomiyi alarma geçirdi. Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapanması, yeni bir şok dalgasının fitilini ateşledi. Özellikle küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği bu stratejik hattın kapanması, enerji piyasalarının ardından otomotiv sektöründe de ciddi maliyet baskısı yaratabilecek bir gelişme olarak dikkat çekti.
Basra Körfezi’nden çıkan petrolün dünya pazarlarına ulaştığı en önemli geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor. Analistlere göre krizin derinleşmesi durumunda petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması, bazı senaryolarda ise 150-200 dolar bandının gündeme gelmesi mümkün. Petrol fiyatındaki her artış otomotiv sektöründe üretim maliyetlerini doğrudan etkiliyor.
Uzmanlar “zam kaçınılmaz” diyor
Otomotiv üretiminde kullanılan plastik parçalar, sentetik kauçuk, boya ve çeşitli kimyasal kaplamalar gibi birçok malzeme petrol türevlerinden elde ediliyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki yükseliş hem ham madde hem de enerji maliyetlerini artırıyor. Uzmanlara göre bu artışın gecikmeli de olsa araç fiyatlarına zam olarak yansıması kaçınılmaz olabilir.
Bölgedeki güvenlik riskleri deniz taşımacılığını da etkiliyor. Alternatif rotaların kullanılması, savaş riski sigortaları ve artan navlun ücretleri özellikle Asya-Avrupa hattındaki otomotiv parça taşımacılığını zorlaştırabilir. Pandemi döneminde yaşanan lojistik krizi gibi tedarik zinciri aksaklıklarının yeniden gündeme gelmesinden endişe ediliyor.
Artan taşıma maliyetleri ve alternatif güzergah arayışları, sektör için yeni riskler doğururken uzmanlar krizin uzaması halinde enerji, lojistik ve tedarik zinciri maliyetlerinin aynı anda artabileceğine dikkat çekiyor.
Sektör temsilcileri, enerji fiyatlarındaki artışın içten yanmalı araçların kullanım maliyetini yükseltmesi nedeniyle elektrikli araçlara olan ilgiyi de artırabileceğini belirtiyor. Öte yandan Türkiye’nin Avrupa’ya yakın üretim altyapısı sayesinde bu tür jeopolitik belirsizlik dönemlerinde alternatif tedarik merkezi olarak öne çıkabileceği de ifade ediliyor.
Sektör için 5 kritik risk
Hürmüz krizinin uzaması halinde otomotiv sektörünün karşı karşıya kalabileceği başlıca riskler şöyle sıralanıyor:
1–Petrol fiyatı şoku: Enerji maliyetlerinin artması üretim ve lojistik giderlerini yükseltebilir.
2–Navlun ve sigorta maliyetleri: Deniz taşımacılığında savaş riski primlerinin artması parça ve araç taşımacılığını pahalılaştırabilir.
3–Tedarik zinciri aksaması: Asya’dan gelen otomotiv parçalarının teslim süreleri uzayabilir.
4–Araç fiyatlarında yeni artış dalgası: Artan maliyetler üreticilerin fiyat güncellemelerine gitmesine neden olabilir.
5 Talepte yavaşlama: Yüksek yakıt fiyatları otomobil kullanım maliyetini artırarak tüketici talebini zayıflatabilir.
Kaynak: Dünya
