
Her 8 Mart’ta aynı cümleleri tekrarlamaktan bıkmadınız mı?
BAREM Araştırma tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre Türkiye’de yayınlanan dizilerin yüzde 86’sında kadına yönelik şiddet yer alıyor. Ekranlarda normalleştirilen bu durumun toplumsal duyarsızlaşmaya yol açtığına dikkat çekmek isteyen Marketing Türkiye, BAREM Araştırma ve yaratıcı ajans Untold, “İzlemeye Alışıyoruz” adlı yeni farkındalık kampanyası için iş birliği yaptı.
Televizyon dizilerinde giderek artan ve dozu her geçen gün yükselen kadına yönelik şiddet sahneleri, toplumun gerçek hayattaki şiddete karşı reflekslerini zayıflatıyor mu? Marketing Türkiye, BAREM Araştırma ve yaratıcı ajans Untold’un ortaklaşa hayata geçirdiği yeni farkındalık kampanyası, verilerle de desteklenen bu tehlikeli “kanıksama” haline ayna tutuyor.
BAREM Araştırma’nın “Dizi ve Filmlerde Şiddet Sahnelerine Dair Algılar” başlıklı araştırmasından elde edilen sarsıcı verilerden yola çıkılarak hazırlanan kampanya filmi, kurgusal şiddet ile gerçek hayat arasındaki sınırın nasıl silikleştiğini çarpıcı bir görsel metaforla izleyiciye sunuyor.
Sokak ortasında bir dizi illüzyonu
Kampanyanın merkezinde yer alan ve izleyicide soğuk duş etkisi yaratan kısa film, sıradan bir sokakta yaşanan şiddet olayını konu alıyor. Filmde, yolda yürüyen genç bir kadının, aniden aracından inen bir erkek tarafından şiddete uğradığını ve kaçırılmaya çalışıldığını gösteriyor.
Kadın “Bırak!”, “İstemiyorum!” diyerek direnirken, erkek onu zorla arabaya bindirmeye çalışıyor. Sokak ortasında itiş kakış ve kadının yardım çığlıkları eşliğinde fiziksel şiddet dozu artıyor. İkili arasındaki arbede sokağın karşısına doğru sürüklenirken kamera açısı genişliyor ve izleyiciyi şoke eden o detay kadraja giriyor: Sokağın tam ortasında, konforlu bir kanepede oturan dört kişilik bir aile metrelerce ötede yaşanan bu dehşet verici anları adeta evlerinde televizyon izler gibi, ellerinde atıştırmalıklarla ve tamamen tepkisiz bir şekilde izliyor.
Ekran kararırken, arka planda kadının yardım çığlıkları yankılanmaya devam ediyor. Ekrana Barem’in araştırma sonucu yansıyor: “Dizilerimizin yüzde 86’sında kadına karşı şiddet var”
Ekranlardan sokağa taşan duyarsızlık
Shortcut’ın yapım desteğiyle hayata geçirilen film, ekranlarda her akşam “eğlence” veya “drama” adı altında tüketilen şiddetin, bizi gerçek hayattaki trajedilere karşı nasıl hissizleştirdiğini sorgulatıyor. Kampanya, medya sektöründeki içerik üreticilerini, yayıncıları ve izleyicileri, şiddetin temsili konusunda daha sorumlu davranmaya ve bu tehlikeli normalleşme döngüsünü kırmaya davet ediyor.
Peki bu sarsıcı çalışma nasıl bir süreçle ortaya çıktı. Gelin projenin detaylarını yaratıcılarından dinleyelim…
Normalleştirdiğimizin bir göstergesi

Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni
Kampanya hakkında değerlendirmelerde bulunan Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen:
“Barem’in yaptığı bu kapsamlı araştırma, ekranlarda şiddetin ne kadar yaygın olduğunu ve özellikle kadına yönelik içeriklerin izleyici üzerinde nasıl bir etki yarattığını sarsıcı verilerle ortaya koyuyor. İzleyicilerin büyük çoğunluğunun şiddet içeriklerinden rahatsızlık duymaması, toplum olarak bu konuyu ne kadar normalleştirdiğimizin de bir göstergesi. Bu veriler, sadece izlemekle yetinemeyeceğimizi, şiddete karşı kayıtsızlığa dur dememiz gerektiğini söylüyor. 8 Mart, sözden eyleme geçmek için en doğru zaman ve Marketing Türkiye olarak biz de bu farkındalığı artıracak projelere destek vermekten ve toplumda olumlu bir değişim yaratacak iş birliklerini hayata geçirmekten mutluyuz. Bu kampanya ile ekranlarda gördüğümüz şiddeti görünür kılarken, herkesi aksiyona davet ediyoruz” diyor…
Kanıksamak kayıtsızlığı körüklüyor

Untold Kurucusu
Untold Kurucusu Ergin Binyıldız ise, kampanyaya ilişkin yaptığı değerlendirmesinde şunları söylüyor:
“Ekrandaki şiddeti kanıksamak, gündelik hayatta tanık olduğumuz şiddet olaylarına karşı da kayıtsızlığı körüklüyor. Kayıtsızlık, şiddet uygulayanları daha da cesaretlendiriyor ve bu kısır döngü toplumu karanlık bir sarmala sürüklüyor.
Filmin hikayesi aslında bir araştırmaya dayanıyor. Barem’in ekranlarda şiddeti konu aldığı, tam 94 yerli dizi incelenerek gerçekleşen bir araştırma, çok çarpıcı sonuçlar ortaya koyuyor: Dizilerin tamamında şiddet içeriği var. Üstelik yüzde 86 gibi büyük bir bölümünde kadına karşı şiddet yer alıyor. Ayrıca izleyicilerin yüzde 92’si bu içerikten rahatsız olduğunu dile getiriyor. Marketing Türkiye bu çarpıcı sonuçları bir yazı dizisi olarak takipçilerine ulaştırdı. Kadınlar Günü yaklaşırken, bir buluşma esnasında Günseli Hanım’ın spontan bir önerisiyle Untold bu çarpıcı veriyi, en az kendisi kadar çarpıcı bir filmle daha da geniş bir kamuoyuna ulaştırmaya karar verdi. Shortcut yapım şirketinin ve yönetmen Ekin Sensev’in büyük katkısıyla film hayata geçti.
Böylece bir kadın tarafından kurulan araştırma şirketinin sonuçları, yöneticisi kadın olan bir medya şirketi sayesinde, kurucularının ikisi ve çalışanlarının yarısı kadın olan bir ajansın fikriyle, yine kurucusu, yapımcısı ve yönetmeni kadın olan bir prodüksiyon şirketinin emeğiyle izleyiciye ulaşmış oldu.”
Kutlamak yerine fayda yaratmaya odaklandık

Barem Araştırma Kurucusu
Barem Araştırma Kurucusu Pervin Olgun da şu ifadeleri kaydetti:
“Global ortaklarımızla birlikte BAREM olarak dünyada şiddet konusunu incelemelerimiz kapsamında kadına karşı şiddeti de izliyoruz. Her dönem, dünyada artan şiddet bulguları karşısında bizler de yerelde bu konuya biraz daha odaklanmaya karar, yoğunlukla izlenen dizilerde yer alan şiddet sahnelerinin, toplum üzerinde nasıl bir etki yarattığını araştırmaya karar verdik.
Yayınlarda yer alan “şiddet sahnelerinin bu konuda farkındalığı mı artırdığı, yoksa şiddete karşı duyarsızlığa mı yol açtığı” sorusunu masaya yatırdık. Birbirine paralel iki araştırma tasarımı ile yola çıktık. Biri en çok izlenen dizilerde içerik analizi yaparak şiddet ögelerinin varlığını ve türlerini saptadık. Diğerinde ise 1000 kişiden fazla Türkiye temsili bir örneklemde izleyicilerin TV ve dijitalde izledikleri yayınlardaki şiddet sahneleri konusundaki düşüncelerini öğrendik.
Dizi içerikleri analizinde bulgular çok çarpıcıydı, örneğin kadına karşı şiddet oranı yüzde 86 gibi bir düzeydeydi. Silahın kullanılmadığı dizi yok denecek kadar azdı. Buna karşılık görüştüğümüz izleyicilerin çoğunluğu şiddet sahnelerinden rahatsızlık duyduğunu belirtiyor. Bu sonuçları Günseli Hanım ile paylaştığımda birlikte bir şeyler yapma kararı aldık. Önce, otoriteler nezdinde bir takım girişimlerde bulunduk ama ne yazık ki fazla yol alamadık. Sonunda, araştırmalarımızı toplumla paylaşmak üzere, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ nü kutlamak yerine, kadına karşı şiddete dikkatleri çekerek fayda yaratma fikri ortaya çıktı. Film, aramıza katılan Untold ekibi; Ergin Binyıldız’ın yaratıcı yaklaşımları ve yapımcı Shortcut’ın çalışmaları ile gerçekleşti. Bizce, üç kadın ve bir erkeğin gayretleri ile yayına çıkan Untold’un filmi şiddete karşı mevcut ya da olası duyarsızlaştırmayı son derece etkili bir biçimde ortaya koyuyor.
Emekçi Kadınlar gününde, şiddetin her türünün yaşamımızdan çıkması hayalinin gerçekleşmesi dileğiyle, Marketing Türkiye, Untold, Shortcut liderlerini, ekiplerini ve BAREM’de projeyi hayata geçiren arkadaşlarımı gönülden kutlarım.”
Kampanya Künyesi
- Reklamveren: Marketing Türkiye
- Araştırma Şirketi: BAREM
- Reklam Ajansı: Untold
- Head of Strateji: Merter Balcı
- Kreatif Direktör: Asil Yıldız
- Kreatif Ekip: Umut Karacaoğlu, Atakan Aslan, Sinan Gülen
- Müşteri İlişkileri Ekibi: Meltem Şuekinci, Doğukan Çetin, Bengü Sarı
- Dijital Ekip: Kubilay Beşer, Çağda Çoban
- Prodüksiyon Şirketi: Shortcut
- Yönetmen: Ekin Sensev
- DOP: Oktay Başpınar
- Sanat: Melis Piyale
- Kostüm: Demet Tufan
- Saç-Makyaj: Ergün Gezer
- Post Prodüksiyon Şirketi: Mattepost
- Editör: Umut Yıldız
- Colorist: Ahmet Güney
