“Karantina 2.0″ı Google arama trendleriyle yorumlamak!

İlk karantinada çok önemli deneyimler elde edildi ve bu deneyimler “Karantina 2.0” için en kritik yol haritasını oluşturuyor. Perakendeciler tüketicinin evine kapandığında neye ihtiyaç duyduğunu, hobilerini ve satın alma davranışlarını artık biliyor. Fakat bu alışkanlıkları anlamak göründüğü kadar kolay değil. Google’ın açıkladığı arama trendlerine göre tüketicinin ilk eve kapandığı dönemden karantina çıkışına kadar olan ihtiyaçları çok hızlı değişiyor ve bu hız perakendecilere stratejilerini kurgularken önemli fikirler veriyor.

Birçok EMEA ülkesi ikinci COVID-19 dalgası nedeniyle yeniden sokağa çıkma kısıtlaması uygulamaya başladı. Ancak “Karantina 2.0”, Mart ayındaki deneyimlerden çok faklı olacak gibi görünüyor.

İnsanlar yine evlerinde daha çok zaman geçiriyor ve sosyal teması azaltıyor. Ancak insanların bağlam ve ortak zihniyeti eskisi gibi değil. Bu zamanlarda farklı davranış ve ihtiyaçların ortaya çıkacağı tahmin ediliyor.

Tüketiciler, aylar önce olduğundan çok daha bilgili. Yeni alışkanlıklar insanların yaşam tarzlarına entegre oldu. Evde oluşan ofislerin hiçbir eksiği kalmadı, mutfak dolapları ağzına kadar dolu ve herkes kendine artık “amatör kuaför” diyebiliyor. Artık benimsenen yeni alışkanlıklar var ve insanlar her gün yeniden şekillenen şartlar karşısında günlük aktivitelerini hızla adapte edebiliyor.

Dijital süreçlerin daha hızlı benimsenmesi sayesinde artık insanlar özellikle fiziksel deneyimlerle dijital dünya arasında kolayca geçiş yapabiliyor. Böylece birçok marka ve işletme için fırsatlar da ortaya çıkıyor. Video konferans gibi dijital kurulumlar hazırlık gerektirmediğinden insanlar planlamaya kafa yormuyor, böylece birçok insan kendine zaman ayırabilecek vakti bulabiliyor. Bu vakitlerde tüketiciler daha fazla bağ kurmak, eğlenmek, yenilik görmek ve daha normal bir hayatı deneyimlemek istiyor.

Karşılanmayan bu talepler, özellikle de perakende sektöründe online alışverişin artması gibi farklı sonuçlar doğuruyor. Eve teslimata olan ilgi yeniden yükselişe geçiyor, ayrıca insanların tekrar mutfağa yönelmesiyle “tarif” aramaları yine eski popülerliğini kazanıyor. “Yakınımdaki” sorgularının yükselişe geçmesi de yerel işletmeleri destekleme isteğinde artış olduğunu gösteriyor.

Gelecek aylarda artacak aramaları tam olarak tahmin etmek güç. Ancak, bu zamana kadar alınan dersleri belirlemek ve “Karantina 2.0” döneminde davranışların tahmini olarak ne yönde evrileceğini görmek amacıyla Google, EMEA genelinde ilk sokağa çıkma kısıtlaması dalgasındaki arama trendlerinin zaman çizelgesini oluşturdu.

İlk karantina döneminin 5 önemli aşaması

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinden ilham alan Think with Google, Google Trendler’deki analizlerden yararlanarak ilk karantina dönemindeki beş ayrı davranışsal aşamayı belirledi.

1. Aşama: Son haberler ve sağlık bilgileri

Mart ayında EMEA genelinde sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanmaya başlamasıyla tüketiciler bugünlerde daha aşina oldukları bilgilere ulaşmak amacıyla arama yaptı. Bu bilgiler arasında devletin yönlendirmeleri, normal sıcaklık “nedir?” gibi sağlıkla ilgili bilgiler, “Dow Jones” gibi finansla ilgili güncel bilgiler ve daha genel olarak “son haberler” yer alıyordu. COVID-19 ve sokağa çıkma kısıtlamalarının etkileri konusunda hem kısa hem uzun vadede belirsizlik hüküm sürüyordu.

2. Aşama: Temel ihtiyaçlar ve finansal güvenlik 

Benzeri görülmemiş sokağa çıkma kısıtlamalarının uygulanmasıyla tüketiciler un, donmuş yiyecek ve tuvalet kağıdı gibi temel ihtiyaç malzemelerini arıyordu. Stokçuluk nedeniyle ürünler bulunamayınca kullanıcılar (diğer örneklerle birlikte yoğurt ve patates kızartmasını) “kendin yapma” hakkında bilgi edinmek için arama yapmaya başladı ve (süt ile muz gibi ürünler) “dondurulur mu” diye sordu. Daha fazla insan evden çalışmaya başladı ve “masaüstü bilgisayar” ile “ofis sandalyesi” gibi ofis eşyalarını aradı. Birçok insan için bu dönem ekonomik açıdan sıkıntıya yol açtı ve “işletme kredisi” ile “ödeme kolaylığı” aramaları arttı.

3. Aşama: Ev konforu ve yeni hobiler 

Nisan ve Mayıs aylarında insanlar evde daha fazla vakit geçiriyordu. Kullanıcılar evlerini daha konforlu hale getirmek istediği için “yatak odası fikirleri” ile “akıllı TV” gibi ev aletleri ve tasarım merkezli aramalar arttı. İnsanlar kendilerine arkadaşlık etmesi için evcil hayvanlar sahiplendi. Yeni hobilere olan rağbetle birlikte “nasıl çizilir” gibi yaratıcılıkla ilgili aramalar ve “nasıl yetiştirilir” gibi bahçeyle ilgili aramalar artış gösterdi. İnsanlar, başkalarının yardımıyla yaptıkları işleri artık kendileri yapmaya başladığında çok sayıda “saçını kendin kesme” araması yapıldı.

4. Aşama: Büyük yatırımlarla gelecek planları

Haziran ve Temmuz aylarında insanlar yeniden geleceğe odaklandığından arama ilgisi temel ihtiyaçlardan uzaklaşarak büyük yatırımlara yöneldi. Bazı pazarlarda yaz eski hareketliliğini aratmazken ve kısıtlamalar gevşetilirken, insanlar uzun vadeli plan arayışına çekinerek de olsa yeniden girdi. Emlak ile araç kategorilerinde geçici olmak üzere güçlü bir toparlanma yaşandı ve “satılık daireler”, “satılık evler”, “ikinci el araba” gibi aramalara gösterilen ilgi ciddi ölçüde arttı.

5. Aşama: Kısmi toparlanma döneminde seyahat ve gece hayatı canlandı

EMEA genelinde kısıtlamalar gevşetildiğinden Ağustos’tan Ekim’e kadar seyahat, gece hayatı ve okullar gibi kategorilerle ilgili aramalar artmaya başladı. “Uluslararası uçuşlar”, “yakındaki” restoranlar, kafeler ve sinemalar, “okula dönüş alışverişi” aramalarının arttığı gözlemlendi.

“Karantina 2.0″a hazırlık için 3 püf noktası

İlk karantina sürecinden alınan uzun vadeli derslerin yanında, kullanıcıların bu dönemde daha iyi bir online perakende satış deneyimi beklediğine dair sinyaller var. Müşteriler, e-ticarete yönelen tercihler için işletmelerin eksiksiz şekilde hazırlıklı ve donanımlı olması gerektiğine inanıyor.

Bu zihniyet değişimi perakendecilere dijital dünyada sunduğu deneyimlere yenilik katması ve yeni müşteri ihtiyaçlarına karşılık vermesi için bir fırsat sunuyor. Özellikle de perakende takviminde en hareketli dönem olan yılbaşı alışverişi sezonu yaklaşırken bu durum büyük önem arz ediyor.

Perakendecilerin bu yeni tüketici beklentilerine yanıt vermeye odaklanması için üç önemli alan var.

1) Online alışveriş yolculuğunu geliştirin

Online satın alma yolculuğu COVID-19 pandemisi sürecinde daha da karmaşık hale geldiğinden diğer deneyimlerden sıyrılıp öne çıkmak önem kazandı. Online alışveriş yolculuğunda müşterilere ilham verip hayatlarına etki etmek için online mağazanızı kullanarak etkileşim sağlayın. Dijital deneyim yelpazenizi geniş tutmak amacıyla diğer sektörlerden fikir alın

2) Hediye fırsatlarıyla müşterilerinizle bağ kurun 

İnsanlar bu yılbaşı sezonunda hediyelerini mağazalardan satın alamadığı, kendileri hediye kağıdına saramadığı ve sevdikleriyle yüz yüzeyken veremediğinden perakendeciler bu noktada kendilerini gösterme fırsatına sahip. Kişiselleştirme veya hediye kağıdı gibi hizmetler sunup hediye kılavuzları ve önerilerle müşterilerinizin hayatını kolaylaştırın.

3) Yenilik, yenilik, yenilik!

Son sekiz ayda insanlar birçok yeni hobi ve ilgi alanı edindi. Bu nedenle, perakendeciler ister evde egzersiz trendi ister dijital sanat ve becerilerle ilgili dersler olsun, tüketicilerin ilgi ve isteklerine uyacak yeni ürün ve hizmetler sunma fırsatından yararlanabilir.

İLGİLİ HABERLER