
Dijital platformlar ile bağımsız medya arasındaki ilişkiye rekabet otoriteleri müdahil olabilir mi?

VALİS Danışmanlık Kurucusu
Bağımsız medya zor günlerden geçiyor. Ana sorun giderek dijitale kayan reklam pastasında yeterli pay alamamaları.
Reklam pastasından tatmin edici pay elde etmek, belli ölçüde internet trafiği, yani ziyaretçi almaya bağlı. Trafik, ağırlıkla Google, Meta, Amazon, X gibi platformlardan geliyor. Ancak son yıllarda söz konusu platformlardan bağımsız medyaya yönlenen trafikte azalma göze çarpıyor.
Chartbeat-Reuters 2026 yılı Raporuna göre 2023-2025 arasında küresel ölçekte Google’dan yayıncı web sitelerine trafik akışı yüzde 21 oranında azalmış. Azalış, X’de yüzde 46, Meta’da ise yüzde 43.
Meta ve X’in trafiğinde 2024-2025 döneminde bir toparlanma gözleniyor. Zira söz konusu dönemde Google’dan trafik akışı yüzde 33 azalırken, Meta trafik akışı yüzde 9, X akışı ise yüzde 15 oranında artmış.
Haliyle bu gidişata kuvvetli tepki veriyor bağımsız medya. Trafik azalışının, platformların kendilerini öncelemek için algoritmalarını değiştirmelerinden kaynaklandığını iddia ediyor. Ülkemizde de öyle.
Nitekim Gazeteduvar gibi bazı yayıncılar trafik almakta zorluk çekmeleri nedeniyle faaliyetini sonlandırdı. Bazı mecralar, örneğin Medyascope, protesto bildirisi yayımladı ve trafik kaybından Google algoritma değişikliklerini sorumlu tuttu. Yakınlarda Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, “Cumhurbaşkanının Dikkatine” başlığıyla konuyu köşesine taşıdı. Akabinde Milliyet Gazetesinde konuyla ilgili ayrıntılı bir haber yayımlandı.
Birçok yayıncı sorunun telif haklarına ilişkin yasal düzenleme ile çözülebileceğini düşünüyor. Esasen dünyada örnekleri de mevcut. Konumuzun dışında olmakla birlikte Google, Meta, X gibi aktörlerin bazı ülkelerde telif ödemeleri gerçekleştirdiği biliniyor.
Bazı yayıncılar ise platformların bağımsız yayıncılar yönlü trafiği azaltan politikalarının rekabet hukukunun konusu olabileceğini düşünüyor. Nitekim Bağımsız Yayıncılar Birliği, Google yapay zeka uygulamalarını da konuya dâhil ederek AB Rekabet Otoritesine şikâyette bulundu.
Reutersin haberine göre iddia, Google’ın temel arama motoru hizmetinin sunumunda Google Yapay Zekâ Genel Bakışları tarafından yayıncının web içeriğinin yanlış kullanması. Bu durum, trafik, okuyucu ve gelir kaybına yol açıyor.
Bağımsız yayıncılara göre Google’ın yapay zeka özetlerini genel arama motoru sonuç sayfasının en üstünde yayıncı materyallerini kullanarak oluşturduğu kendi özetlerini sergiliyor. Bu uygulama yayıncıların orijinal içeriklerini dezavantajlı duruma düşürüyor. Yayıncıların bu uygulamaya itiraz etme hakkı bulunmuyor.
AB Rekabet Otoritesi’nden Google’a soruşturma…
AB Rekabet Otoritesi iddiaları ciddi buldu ve Google hakkında soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Google’ın yayıncılara ve içerik oluşturuculara haksız şartlar ve koşullar dayatarak veya bu tür içeriklere ayrıcalıklı erişim sağlayarak rekabeti bozup bozmadığı ve böylece rakip yapay zeka modelleri geliştiricilerini dezavantajlı duruma düşürüp düşürmediği incelenecek.
Soruşturma ile ilgili AB Komisyon duyurusu incelendiğinde, Rekabet Otoritesinin, şikâyetin kapsamını genişleten bir çerçevede inceleme gerçekleştireceği anlaşılıyor. Duyuruda Rekabet Otoritesinin temel endişeleri özetlenmiş. Şöyle ki:
- Google’ın Yapay Zeka Genel Bakışları (yayıncının içeriğiyle ilgili yapay zeka özetleri) ve Yapay Zeka Modu (internet kullanıcıların sorularını konuşma tarzında yanıtlayan bir chatbota benzer arama sekmesi) uygulamalarında yayıncıların içeriklerine uygun bir tazminat ödenmemesi ve yayıncıların Google Aramaya erişimlerini kaybetmeden reddetme olanağı sunulması.
- YouTube’a yüklenen video ve diğer içeriklerin, içerik üreticilerine uygun bir tazminat ödenmeden ve içeriklerinin bu şekilde kullanılmasını reddetme olanağı sunulmadan Google’ın üretken yapay zeka modellerini eğitmek için kullanılması.
Şu hususu ifade edeyim, başlı başına ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte, kanaatimce yukarıda özetlenen temel endişelerin rekabet hukuku (hakim durumun kötüye kullanılması) bağlamında ihlal sayılması bir hayli tartışmalı.
Öte yandan AB Rekabet Otoritesinin soruşturma neticesinde yukarıdaki davranışları rekabet ihlali olarak değerlendirmesi durumunda; Google ve benzeri aktörler, bağımsız yayıncılar tarafından üretilen içeriklerin hem platformlarda kullanımı, hem de yapay zeka eğitiminde kullanımı için tazminat/telif hakkı ya da benzer bir adla ödeme yapmak durumunda kalabilecek.
Peki, ülkemizde Rekabet Kurumu benzer bir iddiayı nasıl değerlendirir?
Kanımca sorunun yanıtı, Rekabet Kurumu’nun 2025 Eylül ayında Spotify hakkında başlattığı soruşturmanın duyurusunda gizli.
Duyuruda, soruşturma kapsamında:
- Spotify’ın platformdaki müzik eseri üzerindeki hak sahipleri arasında, müzik eserlerini platformun çalma listelerine ekleme, sıralama, görünürlük, öneri algoritmalarında öne çıkarma gibi unsurlar yönünden ayrımcılık yapıp yapmadığı ve
- Türkiye’de belirlediği abonelik fiyatlarına ilişkin olarak yıkıcı fiyatlama yoluyla rakiplerinin ve/veya platformun elde ettiği abonelik gelirlerinden telif ücreti elde eden müzik eseri üzerindeki hak sahiplerinin faaliyetlerini zorlaştırıp zorlaştırmadığının inceleneceği ifade ediliyor.
Rekabet Kurumunun, AB Rekabet Otoritesi ile benzer bir yaklaşıma sahip olduğu savını dile getirebiliriz.
Günümüzde rekabet otoritelerinin iktisadi aktörler arası anlaşmazlıkların halline odaklanmakta olduğunu gözlüyoruz. Temel hukuk ve iktisat ilkeleri bağlamında doğruluğu, yanlışlığı tartışılabilir lakin bu bir vaka. Brandeisyen Ekolün dirilişi diyebiliriz sanırım.
Bülent Gökdemir hakkında…
1973 yılında Ankara’da dünyaya geldi. Hacettepe Üniversitesi İİBF İktisat Bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamladı. Dundee Üniversitesinde uluslararası hukuk alanında yüksek lisans yaptı. Hacettepe Üniversitesi İİBF Maliye Bölümünde doktorasını tamamladı. 1999 yılında uzman yardımcısı olarak göreve başladığı Rekabet Kurumu’ndan 2025 yılında Başuzman kadrosundan emekli oldu. Bu süre içinde geçici görevlendirmeler ile TBMM ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programında danışman ve proje yöneticisi olarak görev yaptı, ODTÜ İİBF İktisat Bölümünde yarı zamanlı öğretim görevlisi sıfatıyla dersler verdi. Rekabet Kurumu’ndan 2025 yılında Başuzman olarak emekli olan Dr. Bülent Gökdemir kurucusu olduğu VALİS Danışmanlık şirketinde kariyerine devam ediyor.
Bülent Gökdemir yazdı: “Trump, Visa ve Mastercard’dan ne istiyor?”
