
Cem Geyik: “Şeffaflık ve etik iş yapısı olmadan sürdürülebilirlik mümkün değil”
Doğrudan satış modeli, esnek çalışma biçimleri ve girişimcilik arayışlarının öne çıktığı bir dönemde yeniden tartışılıyor. Bu alanda küresel ölçekte faaliyet gösteren markalar ise yalnızca ürün ve satış performanslarıyla değil; şeffaflık, sürdürülebilirlik ve toplumsal fayda yaklaşımlarıyla da mercek altında. QNET, 100’ü aşkın ülkede yürüttüğü operasyonlar, değer odaklı iş modeli ve güçlü topluluk yapısıyla bu dönüşümün dikkat çeken aktörlerinden biri olarak öne çıkıyor. QNET Türkiye ve Orta Asya Bölge Genel Müdürü Cem Geyik ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide; şirketin doğrudan satış modeline bakışından Türkiye pazarındaki stratejik önceliklerine, Z kuşağının beklentilerine yanıt veren sürdürülebilirlik adımlarından kadın girişimcileri destekleyen projelere kadar geniş bir çerçeveyi ele aldık.

QNET Türkiye, Orta Asya ve Rusya Bölge Genel Müdürü
QNET kimdir?
QNET, 1998 yılında Uzak Doğu’da kurulmuş; doğrudan satış modeliyle 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren, birçok önemli pazarda Doğrudan Satış Derneği (DSD) üyeliğine sahip ve uluslararası ölçekte büyük sponsorluklara imza atan global bir şirkettir. 2010 yılından bu yana da Türkiye pazarında faaliyetlerini sürdürmektedir. Yaşam tarzı ve sağlık odaklı ürünleriyle öne çıkan QNET, ürünlerini bağımsız distribütörler aracılığıyla tüketicilerle buluşturmaktadır. Türkiye pazarına özel geliştirilen ürün portföyü, şeffaf iş yapış anlayışı ve Doğrudan Satış Derneği (DSD) ve E-Ticaret sektörünün çatı kuruluşu olan ETID üyeliği sayesinde sektörde güvenilir bir marka olarak konumlanmaktadır.
QNET’in iş modeli nedir ve doğrudan satış sistemi nasıl işler?
QNET, ürün ve hizmetlerini doğrudan satış modeliyle tüketicilere ulaştıran bir e-ticaret platformudur. Bu modelde bağımsız distribütörler ürünlerin tanıtım ve satış sürecinde aktif rol alırken, girişimcilere düşük sermayayle kendi işlerini kurma ve geliştirme fırsatı sunulmaktadır. QNET, bu yapıyı yalnızca satış odaklı değil; eğitim, liderlik ve kişisel gelişim programlarıyla desteklenen uzun vadeli bir iş modeli olarak konumlandırmaktadır. Böylece yapı, kısa vadeli kazanç beklentileri yerine bilgiye dayalı ve uzun vadeli sürdürülebilir bir iş modeliyle şekillendirilmiştir.
Z kuşağının önemsediği değerler (eşitlik, çevre, sürdürülebilirlik) doğrultusunda QNET’in stratejileri ve gençlerin şirkete güvenini artırmak için attığınız adımlar nelerdir?
Z kuşağı; eşitlik, çevresel duyarlılık ve anlamlı bir amaçla çalışmayı ön planda tutan bir nesil. QNET olarak bu değerleri iş modelimizin merkezine alıyoruz. Çevreye duyarlı bir marka olarak ürünlerimizde vegan içerikler tercih ediyor, plastik kullanımını minimuma indirmeyi hedefliyoruz. Hayvan haklarına yönelik duyarlılığımız ürün geliştirme süreçlerimize de doğrudan yansıyor. QNET olarak ürünlerimizde hayvanlar üzerinde deney yapılmamasını temel bir ilke olarak görüyoruz. Bu yaklaşımı, vegan ürün geliştirme stratejimizle de destekliyoruz. Global sürdürülebilirlik vizyonumuzla uyumlu şekilde, çevresel ve toplumsal fayda odaklı projeleri Türkiye’de de hayata geçiriyoruz. Gençlerin güvenini artırmak adına şeffaf iletişim politikalarıyla hareket ediyor; girişimcilik fırsatlarında eşitliği temel alıyoruz. Eğitim platformlarımız aracılığıyla da gençlerin kişisel gelişimlerini ve yeni yetkinlikler kazanmalarını destekliyoruz.
Kadınların sektördeki rolünü destekleme kültürü QNET’te nasıl uygulanıyor?
Doğrudan satış sektörü, kadın girişimcilerin en aktif olduğu alanlardan biri. Bugün Dünya Doğrudan Satış Dernekleri Federasyonu (WFDSA) verilerine baktığımızda, 2024 yılı itibarıyla dünya genelinde tam 104,3 milyon bağımsız distribütör faaliyet gösteriyor. Distribütörlerin yüzde 72,1’ini kadınlar oluşturuyor. Bu rakam, kadınların girişimcilik ve bağımsız iş modellerinde giderek daha güçlü ve etkin bir rol üstlendiğinin önemli bir göstergesi. Kadınların ekonomik hayatta etkinliğinin artması, sadece bireysel başarıları değil, toplumsal dönüşümü de şekillendiriyor.
QNET olarak biz de kadın girişimcilere büyük önem veriyoruz. Kadınların sektörde daha aktif ve güçlü roller üstlenmesi için somut adımlar atıyoruz.
Gurur duyduğumuz FinGreen projesiyle, geçtiğimiz yıldan bu yana Türkiye’nin dört bir yanında doğudan batıya, özellikle deprem bölgesindeki kadınlarımıza ve üniversiteli gençlerimize, finansal okuryazarlık eğitimleri verdik. Bugüne kadar yalnızca Türkiye’de yüzlerce kadın ve gence ulaştık. Projemizin dünya genelinde ulaştığı kişi sayısı on binleri aşmış durumda. Bu çalışmaları, Türkiye’de ve dünyada önde gelen sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütüyoruz. Son üç yılda TOÇEV ve KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı) ile çok değerli ortaklıklar gerçekleştirdik.
Türkiye pazarında QNET, doğrudan satışın karşılaştığı zorluklara nasıl çözümler sunuyor ve bu modeli neden sürdürülebilir bir girişimcilik fırsatı olarak konumlandırıyor?
Türkiye’de doğrudan satış sektörü; yanlış algılar, bilgi eksikliği ve dijital dönüşümün hızına uyum sağlama gibi çeşitli zorluklarla karşılaşabiliyor. QNET olarak bu tabloyu dönüştürmek amacıyla şeffaf iletişimi, etik iş yapısını ve sürekli eğitimi merkeze alan bir yaklaşım benimsiyoruz. QNET’i farklılaştıran temel unsurlardan biri, güçlü bir topluluk yapısına dayanmasıdır. Doğrudan satış modelimizi yalnızca bireysel kazanç odağında değil; dayanışma, bilgi paylaşımı ve birlikte gelişim anlayışıyla ele alıyoruz. Bağımsız distribütörlerimiz, karşılaştıkları zorlukları bu topluluk yapısı sayesinde deneyim paylaşımı ve karşılıklı destekle aşabiliyor.
Buradaki temel amaç, doğrudan satışı kısa vadeli kazanç beklentilerinden uzaklaştırarak; beceri geliştirmeye, öğrenmeye ve uzun vadeli bakış açısına dayanan yapılandırılmış bir girişimcilik fırsatı olarak konumlandırmak. Bu yaklaşımı dijital eğitim platformlarının yanı sıra yüz yüze toplantılar, mentorluk programları ve saha eğitimleriyle destekliyoruz. Böylece girişimciler yalnızca ürün ve işleyiş bilgisi değil; aynı zamanda iletişim, liderlik ve kişisel gelişim alanlarında da kendilerini geliştirme imkânı buluyor.
Türkiye’de esnek çalışma eğilimi artıyor. TÜİK İşgücü İstatistikleri’ne göre, bağımsız çalışanlar, toplam istihdamın yaklaşık yüzde 17–18’ini oluşturuyor. Sürekli eğitim, etik standartlar ve güçlü topluluk desteği üzerine kurulu bu yapı sayesinde QNET ekosistemi, bireylere değişen ekonomik koşullar karşısında beceri temelli, esnek ve dayanıklı bir gelir potansiyeli sunan bir girişimcilik modeli olarak öne çıkıyor.
QNET Türkiye’nin ürün yelpazesinin öne çıkan kategorileri nelerdir ve bu ürünlerde kalite, güvenilirlik ile sosyal fayda nasıl garanti altına alınıyor?
QNET Türkiye olarak ürün yelpazemizde kişisel bakım, ev teknolojileri ile saat ve takı gibi kategoriler ön plana çıkıyor. Ürünlerimiz, uluslararası kalite standartlarına uygun olarak üretiliyor ve düzenli testlerden geçiyor. Türkiye’deki tüketici eğilimleri de bu durumu doğruluyor: Güncel WFDSA verilerine göre, sağlık ürünleri yüzde 29 ile en çok tercih edilen kategori olurken kozmetik ve kişisel bakım ürünleri yüzde 22,8 ile ikinci sırada yer alıyor. QNET olarak biz de Türkiye’de özellikle İtalya yapımı kişisel bakım, Güney Kore yapımı su filtreleme ve hava filtreleme cihazları ve İsviçre yapımı saat alanında öne çıkan ürünlerimizle, kullanıcıların beklentilerine doğrudan yanıt veriyoruz. Wellness kategorisinde konumlandıracağımız yeni gıda takviyelerinin üzerinde titizlikle çalışıyoruz. Uzun yıllara dayanan global tecrübemiz önemli bir referans.
QNET’i sektörde farklılaştıran ve güvenilir kılan temel unsurlar nelerdir?
QNET’i farklılaştıran en önemli unsurlardan biri, yalnızca satış odaklı değil; değer odaklı bir yaklaşımı benimsenmesidir. Ürün ve iş modelinde kalite ve güvenilirliği merkeze alırken, RYTHM (Raise Yourself to Help Mankind) felsefesiyle toplumsal faydayı da şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.
Burada yalnızca ürün sunmuyor; bireylerin kişisel gelişimlerine, finansal bağımsızlıklarına ve toplumsal farkındalıklarına katkı sağlayan sürdürülebilir bir ekosistem oluşturuyoruz. Güvenilirlik bizim için temel bir öncelik. Bu yaklaşım hem ürün kalitesinde hem de iş modelimizin şeffaflığında kendini gösteriyor. Tüm süreçler yasal çerçevede, açık ve takip edilebilir şekilde yürütülüyor.
QNET’in global ve yerel ölçekte aldığı ödüller, bu yaklaşımın somut bir karşılığı. QNET, 2014 yılından bu yana Manchester City Futbol Kulübü’nün doğrudan satış alanındaki resmi sponsoru olarak, global ölçekte güvenilirliğini ve marka itibarını pekiştiriyor. Bunun yanı sıra geçmişte Galatasaray ve Fenerbahçe gibi önemli spor kulüplerinin voleybol branşlarında üstlenilen sponsorluklar da markanın çok çalışma, azim, disiplin ve sürdürülebilir başarıyla kurduğu güçlü bağı ortaya koyuyor.
Sosyal duyarlılık ise bizim için bir yan faaliyet değil, şirket kültürünün temel taşlarından biri. Her yıl düzenli olarak gerçekleştirilen ağaç dikim çalışmaları, kadın ve gençlere finansal okuryazarlık eğitim destekleri ve farklı sosyal sorumluluk projeleri gönüllülükten öte, kurumsal bir sorumluluk anlayışıyla ele alınıyor. QNET olarak sosyal faydayı, iş yapış biçimimizin doğal bir parçası olarak görüyoruz.
