
Çalışan bağlılığında dengeler değişiyor: Zirvede uzaktan çalışma var
Çalışan sağlığı ve esenlik uygulamaları artık şirketler için yalnızca bir yan hak başlığı olmaktan çıkıyor; çalışan bağlılığı, verimlilik ve kurum kültürü açısından stratejik bir alan haline geliyor. Kişiselleştirilmiş ve önleyici dijital sağlık uygulamaları geliştiren Heltia’nın, Korn Ferry Türkiye iş birliğiyle gerçekleştirdiği “Heltia Sağlık ve Esenlik Uygulamaları Araştırması” da bu dönüşümü rakamlarla ortaya koyuyor.
377 şirketin insan kaynakları biriminin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmaya göre şirketlerin yüzde 80’i tüm çalışanlarına sağlık sigortası sunuyor. Ancak çalışan bağlılığını en çok etkilediği düşünülen yan hak, yüzde 82 ile uzaktan ya da hibrit çalışma modeli oluyor.
Araştırma sonuçları, şirketlerin çalışan sağlığına yaklaşımının yalnızca sigorta sunmakla sınırlı olmadığını gösteriyor. Çalışan deneyimi, esenlik programları, psikolojik danışmanlık, check-up ve diyetisyen desteği gibi uygulamalar da şirketlerin gündeminde giderek daha fazla yer buluyor.
Çalışanların yüzde 71’i sağlık poliçelerinden memnun
Araştırmaya göre çalışanların yüzde 71’i sunulan sağlık poliçesinden memnun olduğunu ifade ediyor. Şirketlerin yüzde 32’si çalışanlarına esnek yan hak sistemi sunarken, bu sistemi sunmayan şirketlerin en önemli gerekçesi yüzde 47 ile bütçe yetersizliği olarak öne çıkıyor.
Öte yandan şirketlerin yalnızca yüzde 34’ünde çalışan esenliğini destekleyen özel bir yapı bulunuyor. Şirketlerin yüzde 42’si ise esenlik hizmetlerinden aktif olarak faydalanan çalışan oranını ölçemediğini belirtiyor. Oysa araştırma, esenlik programlarının çalışan bağlılığı üzerinde yüzde 69 oranında olumlu etkisi olduğunu gösteriyor.
Sağlık sigortasında kapsam pozisyona göre değişiyor
Araştırmada özel sağlık sigortasının en yaygın olarak üst yönetim ve profesyonel kadrolara sunulduğu görülüyor. Buna göre özel sağlık sigortası üst yönetimde yüzde 98, yönetim ve profesyonel kadrolarda yüzde 95, şef ve uzman seviyesinde yüzde 88, idari personel ve operasyon çalışanlarında ise yüzde 53 oranında sunuluyor.
Sigorta türlerinde de çalışan gruplarına göre belirgin bir farklılaşma dikkat çekiyor. Özel sağlık sigortası üst yönetimde yüzde 63 oranında sunulurken, bu oran yönetim ve profesyonel kadrolarda yüzde 47’ye, şef ve uzman grubunda yüzde 31’e, idari personel ve operasyon çalışanlarında ise yüzde 22’ye kadar geriliyor.
Tamamlayıcı sağlık sigortası ise özellikle idari personel ve operasyon çalışanlarında daha yaygın olarak öne çıkıyor. Bu grupta tamamlayıcı sağlık sigortası sunulma oranı yüzde 54 seviyesinde bulunuyor.
Psikolojik danışmanlık ve check-up desteği öne çıkıyor
Araştırma, şirketlerin sağlık ve esenlik yaklaşımında yalnızca temel sigorta hizmetlerine değil, çalışanların günlük yaşam kalitesini destekleyen ek uygulamalara da yer verdiğini gösteriyor.
Yatarak tedavi teminatı tüm çalışan gruplarında yüzde 100 oranında sunulurken; ayakta tedavi desteği üst yönetimde yüzde 100, yönetim ve profesyonel kadrolarda yüzde 99, şef ve uzman grubunda yüzde 97, idari personel ve operasyon çalışanlarında ise yüzde 83 oranında sunuluyor.
Bunun yanında doğum teminatı, diş ve gözlük desteği, check-up, psikolojik danışmanlık ve diyetisyen hizmetleri de şirketlerin sunduğu ek haklar arasında yer alıyor. Check-up desteği yönetim ve profesyonel kadrolarda yüzde 86 ile öne çıkarken, psikolojik danışmanlık desteği üst yönetimde yüzde 35, yönetim ve profesyonel kadrolarda yüzde 29, şef ve uzman grubunda yüzde 26, idari personel ve operasyon çalışanlarında ise yüzde 23 oranında sunuluyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, çalışan sağlığının artık yalnızca bir insan kaynakları konusu değil, kurumların uzun vadeli başarısını doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım alanı haline geldiğini gösteriyor.
