
AI, dengeleri değiştiriyor: Tüketicilerin yüzde 74’ü alışverişte yapay zekadan faydalanıyor
NielsenIQ’nun Kearney iş birliğiyle hazırladığı “Büyümenin Yeni Sınırları” araştırması, yapay zekanın hızlı tüketim ürünleri (FMCG) sektöründe büyüme dinamiklerini köklü biçimde dönüştürdüğünü ortaya koydu. Araştırmaya göre tüketicilerin yüzde 74’ü alışveriş yolculuğunun en az bir aşamasında yapay zekadan yararlanıyor.
NielsenIQ, “Büyümenin Yeni Sınırları” başlıklı araştırması, yapay zekanın hızlı tüketim ürünleri sektöründe markaların inovasyon ve faaliyet stratejilerini köklü şekilde dönüştürdüğünü gösteriyor. Bu dönüşüm; inovasyon, ürün keşfi ve tüketicinin satın alma yolculuğu üzerinde derin etkiler yaratıyor.
Kearney Ortağı Katherine Black, hızlı tüketim ürünleri sektöründe artık daha fazla veri, daha yüksek doğruluk ve daha hızlı etki beklentisinin öne çıktığını belirtti. Black’e göre, geçmişte büyümenin itici gücü olan birleşme ve satın almalar eski etkisini yitirirken, bu yöntemler tek başına sürdürülebilir ve uzun vadeli büyüme için yeterli olmuyor.
Black, stratejik değer yaratımının artık ölçek avantajından çok, yapay zeka destekli tüketici odaklı inovasyon yetkinliği ve markaların akıllı platformlardaki görünürlük yönetimine dayandığını vurguladı. Black, “Yapay zeka destekli hız ile derin tüketici anlayışını, akıllı sistem yetkinliğini ve sürekli ölçümlemeyi bir araya getiren kuruluşlar başarıya ulaşmakta avantaj sağlayacaktır” ifadelerine yer verdi.
Araştırma ve satın alma süreçlerinde yapay zeka etkisi artıyor
NielsenIQ verileri; özellikle evcil hayvan bakımı, kişisel bakım, sağlık ve iyi yaşam gibi, yapay zeka destekli inovasyon ve keşfin hız kazandığı kategorilerde yeni markaların öne çıktığını gösteriyor. Aynı zamanda tüketici davranışlarında da hızlı bir değişim yaşanıyor.
Verilere göre tüketicilerin yüzde 54’ü ürün araştırmalarında, yüzde 20’si ise doğrudan satın alma aşamasında yapay zekadan faydalanıyor. Bu durum, ürünlerin “keşfedilebilirliği”ni en az dağıtım kadar kritik hale getiriyor.
Yapay zeka destekli sistemlerin alışveriş süreçlerine entegrasyonu, tüketicilere öneriler sunan ve seçenekleri filtreleyen yeni bir modelin de önünü açıyor. “Agentic commerce” olarak tanımlanan bu yapı, ürünlerin görünürlüğünü belirleyen kriterleri yeniden şekillendiriyor.
Yapay zeka asistanları; perakendeci web siteleri, arama motorları ve alışveriş platformlarına giderek daha fazla entegre olurken, ürünlerin sıralamasını ve öne çıkarılmasını da etkiliyor. Araştırmaya göre bu yeni ekosistemde öne çıkmak isteyen markalar için yapılandırılmış ürün verileri, bağlamsal uyum, kullanıcı yorumları ve güven sinyalleri kritik önem taşıyor.
Black, yapay zeka sistemlerinin önceliğinin “netlik” ve “alakalı içerik” olduğunu vurgulayarak, “Yapılandırılmış veriler, net ihtiyaç tanımları ve güvenilir sinyallerden faydalanarak ürünlerini yapay zekaya ‘okunabilir’ hale getiren markalar, bu yeni ekosistemde daha görünür hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yapay zeka çağında sürdürülebilir büyüme için 4 başlık
NielsenIQ’ya göre büyük markalar mevcut ivmelerini korumak için inovasyon süreçlerini yeniden yapılandırırken, gelişmekte olan markalar yapay zeka sayesinde daha hızlı deneme-öğrenme döngüleri kurabiliyor. Perakendeciler ise değişen trafik, ürün çeşitliliği ve gelir modellerine uyum sağlamak durumunda kalıyor.
NielsenIQ Türkiye Genel Müdürü ve Doğu Avrupa, Orta Doğu, Afrika & Hindistan E-Ticaret Bölge Başkan Yardımcısı Didem Şekerel Erdoğan, yapay zeka çağında sürdürülebilir büyüme için dört temel başlığa dikkat çekiyor:
- Karşılanmamış tüketici ihtiyaçlarına dayalı inovasyon…
- Ürün içeriklerinin yapay zekâya uygun şekilde optimize edilmesi…
- Yapay zekanın fikirden lansmana kadar tüm süreçlere entegrasyonu…
- Lansman sonrası verilerin yakından izlenerek hızlı aksiyon alınması…
