
Z kuşağı iyi yaşamı geleceğe bırakmıyor: Yüzde 85’i gıda takviyesi kullanıyor
İyi yaşam, Z kuşağının gündeminde egzersizden beslenmeye, teknolojiden zihinsel iyi oluşa uzanan geniş bir yer tutuyor. Herbalife’ın Ipsos’a yaptırdığı araştırmaya katılan gençlerin yüzde 85’i gıda takviyesi kullanırken, yüzde 87’si iyi yaşamını takip etmek için teknolojiden yararlanıyor. Katılımcıların yarısından fazlası ise yaşlanmayı ve uzun vadeli yaşam kalitesini şimdiden düşünüyor.
Gençlerin iyi yaşam alışkanlıkları, bu alandaki ürün ve hizmetlerle kurdukları ilişkiyi de şekillendiriyor. Fitness uygulamaları, takip cihazları ve gıda takviyeleri günlük yaşamda kendine yer bulurken, sosyal medya ve yapay zeka platformları da bilgi kaynakları arasına giriyor. Herbalife’ın Ipsos’a yaptırdığı, Türkiye genelinde 18-29 yaş aralığındaki 1.000 kişinin katıldığı araştırma, Z kuşağının iyi yaşam beklentilerine ve bu beklentileri karşılamak için başvurduğu araçlara ışık tutuyor.
Araştırmaya katılan gençlerin yüzde 68’i, fiziksel olarak iyi hissetmeye kendinden önceki nesillere kıyasla daha fazla odaklandığını düşünüyor. Yüzde 80’i genel iyi yaşam durumunu olumlu değerlendirirken, yüzde 74’ü haftada en az bir kez egzersiz yaptığını belirtiyor.
İyi yaşamın zihinsel boyutu da gündemde
Katılımcıların yüzde 72’si zihinsel iyi oluşuna önceki nesillere kıyasla daha fazla odaklandığını ifade ediyor. Gençlerin öncelikleri arasında yüzde 34 ile enerji seviyelerini artırmak ve yüzde 32 ile bağışıklık fonksiyonunu desteklemek öne çıkıyor. Olumlu bir bakış açısı geliştirmek ve zihinsel performansı artırmak ise yüzde 26’lık oranlarla bu başlıkları izliyor.
Uzun vadeli yaşam kalitesi de gençlerin gündeminde. Katılımcıların yüzde 53’ü yaşlanmayı ve ilerleyen yıllardaki yaşam kalitesini düzenli olarak düşündüğünü belirtiyor. Araştırmaya göre gençler 60 yaşını “yaşlılık” sınırı olarak değerlendirirken, kendi yaşam sürelerinin ortalama 70 yıl olacağını tahmin ediyor.
Her 10 katılımcıdan 8’inden fazlası takviye kullanıyor
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri, gıda takviyesi kullanımının yaygınlığı. Katılımcıların yüzde 85’i hâlihazırda en az bir gıda takviyesi kullandığını söylüyor. Düzenli vitamin veya mineral kullandığını belirtenlerin oranı yüzde 76 olurken, protein shake’leri, kreatin veya elektrolitler gibi sporcu beslenmesi ürünlerini kullananların oranı yüzde 29 olarak ölçülüyor.
Teknolojiyle takip, kişiselleştirmeye ilgi
Katılımcıların yüzde 87’si iyi yaşamını takip etmek için fitness uygulamaları veya takip cihazları gibi teknolojilerden yararlanıyor. Bu alandaki yeni teknolojileri kullanmaya sıcak bakanların oranı ise yüzde 88’e ulaşıyor.
Kişiselleştirilmiş beslenme de araştırmada ele alınan başlıklar arasında. Gençlerin yüzde 29’u DNA verilerine göre kişiselleştirilen beslenme çözümlerine sıcak baktığını belirtiyor.
Tavsiyenin adresi sosyal medya, yapay zeka ve yakın çevre
Katılımcıların yüzde 89’u sosyal medyanın iyi yaşam alışkanlıklarını etkilediğini söylüyor. Sosyal medyayı bu konuda bir tavsiye kaynağı olarak kullananların oranı yüzde 54, yapay zeka platformlarından yararlananların oranı ise yüzde 36.
Dijital kanalların yanında yakın çevre de bilgi ve destek kaynağı olmayı sürdürüyor. Gençlerin yüzde 44’ü aile, arkadaşlar ve iyi yaşam topluluklarından yararlandığını ifade ediyor.
Araştırma sonuçlarını değerlendiren Herbalife Türkiye Genel Müdürü Naime Yalçın, “Araştırma, Z kuşağının iyi yaşamı geleceğe bırakmadığını, bu yöndeki alışkanlıklarını genç yaşta şekillendirmeye başladığını gösteriyor. Düzenli egzersizden gıda takviyesi kullanımına, teknolojiden kişiselleştirilmiş çözümlere kadar pek çok uygulama günlük yaşamlarının bir parçası haline geliyor. Bununla birlikte aile, arkadaşlar ve içinde bulundukları topluluklar da bilgi ve destek kaynağı olarak önemini koruyor. Tüm bu sonuçlar, Z kuşağının iyi ve aktif yaşama bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor” dedi.
Araştırmanın Metodolojisi
Araştırma, IPSOS tarafından 26 Haziran–10 Temmuz 2026 tarihleri arasında Polonya, Türkiye, Hırvatistan, Romanya, Hollanda, İspanya, Fransa ve İtalya’da 18-29 yaş aralığındaki toplam 8.000 yetişkinle çevrimiçi olarak gerçekleştirildi. Türkiye’de araştırmaya 1.000 kişi katıldı. Katılımcılar, her ülkede 18-29 yaş aralığındaki genel nüfusu cinsiyet ve bölge açısından temsil edecek şekilde belirlendi.
