Reklamcılıktan fotoğrafçılığa uzanan yolculuğunda tutkusunun izini süren Betty Arditi, fotoğrafı anı sonsuzlaştıran bir belge ve güçlü bir anlatım dili olarak görüyor. Özel davetlerden sosyal sorumluluk projelerine uzanan üretim alanında değer üreten Arditi, “Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” projesiyle de kız çocuklarına cesaret vermeyi amaçlıyor. Arditi ile, fotoğrafın ilham veren gücünü ve kendi hikayesini konuştuk.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz, fotoğrafçılığa nasıl adım attınız?
1980 yılında İstanbul’da doğdum. Hikayemin çıkış noktası; hep bir şey yaratma isteği, insanoğlunun yarattığı tasarıma & güzelliğe hayran olma tutkusu… İçimde olan enerjiyi, heyecanı yansıtma çabası. İşte böyle başladı fotoğrafçılık.
Ben reklamcılık mezunuyum, sonrasında uzun süre marka yöneticiliği görevinde çalıştım. Yeni kararların alındığı dönemler vardır; İşte öyle bir zamanda, çok doğru bir yolda yürüme kararı aldığımı düşünüyorum. Fotoğraf eğitimi kararını da böyle aldım. Zevkle, keyifle, heyecanla fotoğraf çekmeye başladım.
Fotoğraf, hayatımızın akan zamanda, iz bırakan kanıtları ve belgeleri olduğuna inandım. Hep hatırlamak, hiç unutmamak için…

Fotoğrafçılık mesleğini yaparken sizi en çok motive eden şey nedir? Sürekliliği nasıl sağlıyorsunuz?
Özel davetler ağırlıklı çalışıyorum ben, marka ve ürün çekimleri yaptığım, kurumsal alanlarda da çalıştığım oluyor ama ağırlıklı olarak özel davetlerdeyiz. Düğünler, bar-batmitzvahlar, vaftiz ve doğum günleri, özel yaş kutlamaları, partiler gibi çok çeşitlilik gösteren bir ortamdayım. Böylelikle çok farklı ortamlarda olmaktan çok farklı şey görüyor ve besleniyorum. Hem ruhumu, hem gözümü, hem de farklılıklardan oluşan ortamlardan, insan tanımaktan da keyif alıyorum.
Fotoğrafçılık kariyerinizde karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunları nasıl aştınız?
Açıkçası olaylara pozitif taraftan bakmayı seviyorum. Her iş alanın zorlukları illa vardır. 16 senedir bu sektörün içinde çok çalışıp, inat ettiğim ve sabrettiğim için bir yolumun olduğuna inanıyorum. İnsan ilişkilerimi iyi kuruduğumu, hayır kelimesinin az söylediğimi ve evet derken sorunu çözmeye inancımın olduğunu biliyorum. En ama en önemlisi de, tutkulu bir ruh ile yaptığım işimi çok sahiplenerek, sevgiyle yaptığım için şanslı hissediyorum.
Bir de “Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” projeniz var. Bu proje nasıl ortaya çıktı?
Öncelikle kadın varlığının doğası gereği çok yönlü olduğunun farkındayım. Doğuran, yaratan kadın, sahiplenen, yöneten kadın, şefkatli, merhametli, fedakar, kuran, besleyen, yön veren, büyüten kadın! Birden çok sorumluluğu elinde tutan varlıklarız. Tamamen bu düşünceyle yola çıkıldığında, fotoğrafa nasıl yansıtırım dediğimiz noktada çıktı. Kadın varlığın gücüne yaratımına inanıyorum.
Tek kare fotoğrafla, hikaye anlatılabildiğimiz bir kare çıkarttık. “Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” fotoğraf projesinin en büyük amacı, kız çocuklarına ve de kendi kızlarıma, gelecekleri ile ilgili cesaret vermek, bir kadının neler yapabileceğini gösterebilmek ve “sen de yapabilirsin, sen de yaratabilirsin” demek.
Hedefimiz düzenli olarak bu projenin devamını sağlamak ve gitgide farklı alanlarda konusunun lideri olmuş kadınları parlatmak, onurlandırmak ve tabi ki seneler içinde de sayılarının artmasını sağlamak ve ilham olmak.
Sizce sosyal hayatta fotoğrafın gücü nedir? Değişim ve dönüşüme öncü olabilir mi?
Fotoğraf ile anı sonsuzlaştırmak benim en büyük motivasyonum. Aslına bakarsanız herkesin sevdiği bişey fotoğraf. Daha sonra dönüp dönüp baktığımız, hatırladığımız ilham aldığımız, andığımız ve duyguları hatırladığımız bir yer fotoğraf. Değişim ve dönüşümün gücü olmayabilir ama sana nerde kaldığını, neler yapmaman gerektiğini ve ne yapman gerektiğini hatırlatır belki de… Her açıdan bir belge, bi kanıt olduğuna inanıyorum ve bu yüzden çok daha fazla seviyorum.
Önümüzdeki yıllarda fotoğrafçılığınızda odaklanmayı planladığınız bir alan var mı?
“Yaratan ve İlham Veren Kadınlar” sosyal sorumluluk projesinin bu sene altıncı yılı. Altı senedir Kız çocuklarının eğitimine bu proje ile destek veriyoruz. Konusu hiç farketmez sosyal sorumluk vakıflarının dahil olduğu projeleri gerçekleştirmek çok keyifli. Hem sanatını icra etmek hem de birilerine faydası olduğunu bilmek… Bu iki olgunun bir araya gelip yarara dönüştüğünü bilmek iyi geliyor bana. Daha nice fayda sağladığım projeler gerçekleştirmeyi hayal ediyorum.

