
Algoritmadan sepete: AI ticarete hazır mısınız?
Yapay zeka, ticaretin arka planında çalışan bir teknoloji olmaktan çıkıp, doğrudan karar süreçlerine dahil olan bir aktör artık… Ürün yorumlarının özetlenmesinden kişiselleştirilmiş tavsiyelere, fiyat karşılaştırmalarından alışveriş rehberliğine kadar pek çok noktada AI ile temas ediyoruz. Bir sonraki eşik ise daha net: Yapay zekanın bizim adımıza alışveriş yapması… Peki, hem markalar hem de tüketici bu yeni döneme ne kadar hazır? Alışveriş sepetini AI’ın doldurduğu bir dünyada pazarlama nasıl evrilecek?
Number Analytics’e göre, küresel ölçekte yapay zekanın perakende pazarına katkısı hızla büyüyor. AI destekli perakende çözümlerinin pazar büyüklüğünün 2030 yılına kadar 55,5 milyar dolara ulaşması ve yıllık yaklaşık yüzde 28,7’lik bir büyüme oranı yakalaması bekleniyor. AI’ın ticarette yarattığı etkinin en görünür olduğu alanlardan biri, ürün öneri sistemleri ve kişiselleştirme. Amazon gibi büyük oyuncuların satışlarının önemli bir bölümü, yapay zeka tabanlı öneri motorları üzerinden gerçekleşiyor. Ecom Business Hub verilerine göre, AI destekli öneriler yalnızca satış hacmini artırmakla kalmıyor aynı zamanda tüketicinin karar süresini kısaltarak alışveriş deneyimini sadeleştiriyor.
AI ticaret yaygınlaşıyor
Ancak asıl kırılma noktası, yapay zekanın satın alma sürecinin kendisine dahil olmasıyla yaşanıyor. ABD’li yayıncı Axios’a göre Microsoft, Copilot’u yalnızca bir üretkenlik aracı olmaktan çıkararak, chat arayüzü üzerinden doğrudan alışveriş ve ödeme yapılabilen bir ticaret katmanına dönüştürmeyi hedefliyor. Bu yaklaşım, kullanıcıyı farklı platformlar arasında dolaştırmak yerine, keşiften ödemeye kadar tüm süreci tek bir AI etkileşimi içinde topluyor. Benzer bir yönelimi Google tarafında da görmek mümkün. Associated Press’te yer alan bir habere göre Google, Gemini AI altyapısını Walmart, Shopify ve Wayfair gibi büyük perakendecilerle entegre ederek, sohbet tabanlı alışveriş deneyimlerini ölçeklendirmeye başladı. Bu model, klasik e-ticaret akışının yerine “AI aracılı ticaret” anlayışını koyuyor.
Yüzde 47 hız sağlıyor
Tüketici tarafında ise bu dönüşüm somut davranış değişiklikleri yaratıyor. Yazılım şirketi ClickPost’un verilerine göre de AI destekli sohbet ve öneri sistemleriyle etkileşime giren kullanıcılar, alışveriş kararlarını ortalama yüzde 47 daha hızlı alıyor ve bu kullanıcıların satın alma tamamlama oranları yüzde 12,3 daha yüksek seyrediyor. Aynı araştırma, AI ile etkileşime girdikten sonra geri dönen müşterilerin ortalama sepet tutarının da yüzde 25 daha fazla olduğunu gösteriyor.
ChatGPT x SHOPIFY
ChatGPT ve Shopify iş birliği, e-ticarette “Zero-click Commerce” dönemini başlatarak sektörü şekillendirecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu entegrasyon sayesinde kullanıcılar, ürün keşfini gerçekleştirdikleri sohbet arayüzünden hiç çıkmadan satın alma işlemini tamamlayabiliyor. “Instant Checkout” özelliği, e-ticaretin en büyük sorunlarından biri olan bağlam değiştirme problemini ortadan kaldırarak alışverişi kolay hale getiriyor.
Çanlar markalar için çalıyor
E-ticaretin yönü belirgin biçimde değişiyor. Markalar açısından artık mesele yalnızca tüketiciyi ikna etmek değil; algoritmalar tarafından görünür, güvenilir ve “önerilmeye değer” kabul edilen bir marka olmak. Yapay zeka, pazarlama ve satış ekiplerinin arka planda kullandığı bir araç olmaktan çıkarak, tüketici ile marka arasındaki ilişkinin ana temas noktalarından biri haline geliyor. Önümüzdeki dönemde, kullanıcı adına alışveriş yapan yapay zeka ajanlarının daha yaygın hale gelmesi bekleniyor. Bu gelişme, alışveriş kararının ağırlık merkezinin giderek insandan algoritmaya kaydığı yeni bir dengeyi işaret ediyor.
Nihai kontrol tüketicide

ETİD Yönetim Kurulu Başkanı
✓ Yapay zeka, e-ticareti yalnızca yeni teknolojilerin uygulandığı bir alan olmaktan çıkararak; müşteri deneyimi, operasyonel verimlilik ve KOBİ’lerin dijital kapasitesi ekseninde kapsamlı bir dönüşüm sürecine taşıyor. Bu dönüşüm, e-ticaret ekosistemini daha verimli, sürdürülebilir ve küresel ölçekte daha rekabetçi bir yapıya kavuşturuyor.
✓ Müşteri deneyimi tarafında büyük dil modelleri ve doğal dil işleme teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla çok dilli iletişim altyapıları standart hale gelirken, operasyonel süreçlerde yapay zeka destekli optimizasyon sistemleri belirleyici bir rol üstleniyor. Teslimat rotalarının yapay zeka ile planlanması teslimat sürelerini kısaltıyor, yakıt tüketimi ve lojistik maliyetleri azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlıyor. Talep tahmin modelleri ise geçmiş veriler ve dönemsel eğilimleri analiz ederek kampanya dönemlerinde oluşabilecek yoğunluğu öngörmeye ve stok yönetiminin daha etkin yürütülmesine imkan tanıyor.
✓ Fiyatlama süreçlerinde yapay zeka; talep düzeyi, rakip fiyatları, stok durumu ve maliyet unsurlarını eş zamanlı analiz ederek dinamik fiyatlama modellerinin uygulanmasını mümkün kılıyor. İnsan müdahalesiyle belirlenen sınırlar içinde çalışan bu sistemler hem satıcı hem de tüketici açısından daha dengeli ve sürdürülebilir bir fiyat yapısı oluşturuyor.
✓ Satıcılar ve KOBİ’ler açısından yapay zeka, dijitalleşmeyi hızlandıran stratejik bir kaldıraç işlevi görüyor. Ürün açıklamalarından kampanya yönetimine uzanan birçok sürecin otomatikleşmesi, küçük ölçekli işletmelerin operasyonel yükünü azaltırken; çok kanallı satış ve yapay zeka destekli katalog yönetimi çözümleri, KOBİ’lerin ulusal ve uluslararası pazarlarda daha düşük maliyetle varlık göstermesini sağlıyor.
✓ Bu çerçevede yapay zeka, e-ticarette geçici bir trend değil; verimlilik, sürdürülebilirlik ve rekabet gücü sağlayan temel bir dönüşüm unsuru olarak konumlanıyor. Yapay zekanın öneren bir sistemden karar verici ve proaktif bir yapıya evrilmesi, e-ticaretin işleyiş mantığını köklü biçimde dönüştürüyor. Ancak nihai tercih ve kontrol mekanizmasının tüketicide kalmaya devam edeceği, e-ticaretin geleceğinin insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit bir model üzerine şekilleneceği öngörülüyor.
Yapay zeka, kökten dönüştüren bir güç haline geldi

Trendyol Grubu Büyüme ve Müşteri Deneyiminden Sorumlu Başkanı (CMO)
✓ Yapay zeka, bugün e-ticareti destekleyen bir araç olmanın ötesine geçerek kökten dönüştürücü bir güç haline geldi. Aramadan öneriye, tedarikten lojistiğe, fiyatlamadan içerik üretimine kadar tüm değer zinciri artık yapay zeka ile daha hızlı, ölçeklenebilir ve yönetilebilir hale geliyor.
✓ Bu, tüketici için daha sezgisel ve kişiselleştirilmiş deneyimler anlamına gelirken; teknoloji şirketleri için operasyonel karmaşıklığı yöneten güçlü bir çarpan yaratıyor.
✓ Bugün 35 ülkede 40 milyondan fazla müşteriye hizmet veren bir e-ticaret platformu olarak bu dönüşümü sahada yaşıyoruz. Kendi geliştirdiğimiz büyük dil modelleriyle arama ve içerik kalitesini artırıyor, kişiselleştirilmiş vitrinler sayesinde her kullanıcıya farklı bir deneyim sunuyoruz.
✓ Yapay zeka artık “doğru ürünü buldurmakla” yetinmiyor; bağlamı anlayan, ihtiyacı öngören ve süreci uçtan uca yöneten bir yapıya evriliyor. Yapay zekanın e-ticaretteki asıl dönüşümü alışverişi daha sezgisel, hızlı ve akıllı hale getirmek olacak.
AI önerir, insan onaylar

Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu
✓ Yapay zeka, e-ticareti “arama–tıklama–sepet” dünyasından “niyet–diyalog–satın alma” dünyasına taşıyor. Bugün e-ticarette AI’nın en görünür etkisi hiper-kişiselleştirme: Doğru müşteriye doğru ürünü, doğru zamanda ve doğru mesajla sunmak artık çok daha mümkün. Bunun yanında akıllı arama ve keşif (doğal dilde arama, görsel arama), 7/24 çalışan müşteri asistanları, içerik üretimi (ürün açıklamaları, kampanya metinleri), dolandırıcılık önleme ve talep/stok optimizasyonu gibi alanlarda AI hızlı biçimde “standart” hale geliyor.
✓ Yakın geleceğin asıl kırılımı ise “agentic commerce” dediğimiz yaklaşım: Yapay zeka ajanlarının müşterinin adına ürün araştırması yapması, alternatifleri karşılaştırması, en doğru seçeneği önermesi ve hatta satın alma sürecini başlatması. Uzun süre hibrit bir model göreceğiz: AI önerir, insan onaylar.
✓ Bu dönüşümle kısa vadede sohbet tabanlı alışveriş deneyimleri belirgin biçimde yaygınlaşır. Orta vadede yapay zeka ajanları “alışverişe rehberlik eden” bir standart haline gelir; tekrar eden alışverişlerde yarı-otonom akışlar (öner–seç–sipariş et) yaygınlaşır. Daha geniş ölçekte “otonom satın alma” içinse ödeme yetkilendirmesi, tüketici koruma mekanizmaları, veri yönetişimi, güvenlik ve şeffaflık standartlarının olgunlaşması gerekir.
✓ Bu noktada “AI-optimizasyon” önem kazanacak. Ayrıca marka güveni ve müşteri deneyimi (yorumlar, destek kalitesi, şeffaflık) doğrudan rekabet avantajına dönüşür.
Sıfır tıklamalı ticaret yaygınlaşacak

Pazarama Yapay Zeka ve Veri Direktörü
✓ Yapay zeka, e-ticareti geleneksel “arama ve tıklama” modelinin ötesine taşıyarak, giderek otonom hale gelen bir alışveriş deneyimine dönüştürüyor. Artık sadece geçmiş verilere dayalı statik öneriler sunan sistemlerin yerine, tüketicinin henüz fark etmediği ihtiyaçlarını öngören proaktif bir akıl devreye giriyor. Bu yapı, yalnızca öneri sunmakla kalmayıp, kullanıcı adına karar alabilen ve satın alma işlemini de gerçekleştirebilen bir aktöre dönüşüyor. Literatürde “Ajan Temelli Ticaret (Agentic Commerce)” olarak adlandırılan bu dönüşüm, yapay zekanın yalnızca bir tavsiye motoru değil, kullanıcı adına işlem yapan aktif bir aktöre evrildiği süreci temsil ediyor.
✓ Önümüzdeki dönemde özellikle rutin alışverişlerde “Sıfır Tıklamalı Ticaret (Zero-click Commerce)” modelinin yaygınlaştığını göreceğiz. Bu modelde teknoloji, bir asistandan çok, kullanıcının bütçesini, tercihlerini ve alışkanlıklarını gözeterek bağımsız satın alma kararları verebilen bir temsilci rolü üstleniyor. Markalar için bu, görsel vitrinlerden çok makineler tarafından okunabilir güvenilir veri kalitesine odaklanmayı zorunlu kılıyor.
✓ Tam otonom e-ticaret kademeli bir süreç olsa da önümüzde 3 ila 5 yıllık kritik bir eşik bulunuyor. 2024 ve 2025 yılları, şirketlerin veri altyapılarını sadeleştirdiği ve ilk nesil yapay zeka ajanlarını pilot projelerle test ettiği bir hazırlık dönemi olarak konumlandı. Uzmanlar, 2026’yı ajan temelli operasyonların ana akım haline geleceği ilk büyük kırılma noktası olarak görüyor.
“AI-Native Commerce” için 1-3 yıla ihtiyaç var

N11 Kurumsal Strateji Kıdemli Direktörü
✓ Bugün yapay zeka; arama, öneri sistemleri, fiyatlama, stok yönetimi, müşteri hizmetleri ve içerik üretimi gibi alanlarda e-ticaretin temel kaslarını güçlendiriyor. Kullanıcılar artık yalnızca ürün aramıyor; niyetlerini, bütçelerini ve beklentilerini anlayan sistemlerle etkileşime giriyor. Bu da e-ticarette deneyimi işlemden ilişkiye taşıyan önemli bir dönüşüm yaratıyor.
✓ Yalnızca yapay zeka üzerinden alışveriş yapılan bir e-ticaret modeli teknik olarak mümkün. Ancak bunun ana akım hale gelmesi; tüketici alışkanlıkları, güven algısı ve regülasyonlarla birlikte ilerleyecek. Tam anlamıyla “AI-native commerce” diyebileceğimiz yapıların yaygınlaşması için 1 ila 3 yıllık bir zaman dilimi daha gerçekçi görünüyor. Bu süreçte insan kararını ve yapay zekayı birlikte kullanan hibrit modeller öne çıkacak.
✓ ChatGPT’nin Shopify ile iş birliği, alışverişi bir arama yolculuğundan çok bir sohbet akışına dönüştürerek e-ticaretin arayüz anlayışını kökten değiştiriyor. n11 olarak biz de bu dönüşümün merkezindeyiz. Kişiselleştirilmiş öneri motorlarından satıcı verimliliğini artıran AI destekli araçlara, arama ve kategori optimizasyonlarından müşteri hizmetlerinde otomasyona kadar pek çok alanda yapay zekayı aktif biçimde kullanıyoruz.
✓ Bununla birlikte yapay zeka, pazarlama ve kreatif üretim süreçlerimizin de doğal bir parçası haline geldi. Banner’lardan kampanya görsellerine, marketing kreatiflerinden reklam filmi üretimine kadar görsel dünya üretiminde AI’dan faydalanıyoruz.
Son karar hep tüketicide olacak

Kuantum Araştırma Şirketi Kurucusu
✓ Araştırmalarımız, Türkiye’de tüketicilerin yapay zeka destekli önerilerle yoğun biçimde karşılaştığını gösteriyor. Özellikle e-ticarette “sana özel” ürün önerileri, kişiselleştirilmiş kampanyalar ve dinamik sıralamalar, yapay zekanın en görünür olduğu alanlar. Ancak kritik nokta şu: Tüketici bu sistemleri çoğu zaman “yapay zeka” olarak adlandırmıyor. Onu, alışveriş deneyiminin doğal bir parçası olarak yaşıyor.
✓ Yakın gelecekte yalnızca yapay zeka ile alışveriş yapılan bir e-ticaret mümkün ama bugünkü anlamıyla değil. Tamamen yapay zekaya devredilmiş, insanın devreden çıktığı bir alışveriş deneyimi beklemiyoruz. Bunun yerine, tüketicinin karar sürecini bir yapay zeka ile paylaştığı, hatta bazı rutin alışverişleri otomatikleştirdiği bir modele doğru gidiyoruz. Abonelik bazlı alışverişler, otomatik tekrar siparişleri ve “benim yerime seç” senaryoları bunun ilk örnekleri. Ancak son karar, özellikle yüksek tutarlı ve duygusal alışverişlerde, hala tüketicide kalıyor.
✓ Araştırma sonuçlarımız, tüketicilerin yapay zekaya karşı ne körü körüne bir güven ne de mutlak bir reddiye içinde olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan tablo daha çok şartlı bir kabulleniş. Yapay zeka hayatı kolaylaştırdığı sürece kabul ediliyor; kontrol hissi zedelendiğinde ise mesafe başlıyor. Bu nedenle tam anlamıyla “yapay zeka ile birlikte alışveriş” dönemine geçişin 3–5 yıllık bir zaman diliminde kademeli olarak gerçekleşmesini bekliyoruz. Bu geçiş, bir anda değil; belirli alışveriş kategorilerinde daha hızlı, bazılarında daha yavaş olacak. Günlük, düşük riskli ve tekrarlı alışverişlerde otomasyon hızla artarken; moda, teknoloji ve yüksek fiyatlı ürünlerde insan onayı daha uzun süre korunacak.
✓ ChatGPT ile Shopify arasındaki iş birliği de e-ticarette yeni bir eşiğe işaret ediyor. Bu hamle, yapay zekayı yalnızca arka planda çalışan bir öneri motoru olmaktan çıkarıp, alışverişin doğrudan muhatabı haline getiriyor. Yani tüketici artık bir siteyle değil, bir zeka katmanıyla konuşmaya başlıyor. Bu iş birliği, e-ticaretin arayüzünü kökten değiştirebilir. Biz de bu dönüşüme, yapay zekayı yalnızca satış artıran bir araç olarak değil; tüketici zihnini anlamaya çalışan bir bilişsel ortak olarak konumlandırarak hazırlanıyoruz.
Gelecek, sandığımız kadar uzak değil

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı
✓ Yapay zeka, e-ticareti sadece bir satış kanalı olmaktan çıkarıp kişisel bir alışveriş deneyimine dönüştürüyor. Bugün artık kullanıcıya aynı vitrin gösterilmiyor; herkesin karşısına kendi alışkanlıklarına, geçmiş aramalarına, satın alma davranışlarına ve hatta ruh haline göre şekillenen dinamik bir mağaza çıkıyor. Örneğin bir kullanıcı spor ayakkabı aradığında, yapay zeka sadece ürün önermekle kalmıyor; fiyat karşılaştırması yapıyor, indirim zamanını öngörüyor, benzer kullanıcıların memnuniyet oranlarını analiz ediyor ve “şimdi al” ya da “bir hafta bekle” gibi yönlendirmelerde bulunabiliyor.
✓ Önümüzdeki dönemde ise bu yapı daha da ileri giderek, kullanıcının siteye girmesine bile gerek kalmadan, yapay zeka asistanları üzerinden “benim bütçeme ve tarzıma uygun bir kombin hazırla” dediğimiz bir alışveriş modeline evirilecek. Ancak tamamen yapay zeka ile dönen, insanın karar sürecinden tamamen çıktığı bir e-ticaret yapısından ziyade, insan tercihlerini yönlendiren ve kolaylaştıran hibrit bir modelin daha gerçekçi olduğunu düşünüyorum.
✓ Aslında bu dönüşüm için konuştuğumuz gelecek, sandığımız kadar uzak değil; büyük kısmı zaten şu anda parça parça hayata geçmiş durumda. Kişiselleştirilmiş öneri sistemleri, otomatik müşteri hizmetleri, dinamik fiyatlama ve stok tahmini gibi yapay zeka uygulamaları bugün aktif olarak kullanılıyor. Önümüzdeki 3–5 yıl içerisinde, özellikle mobil alışverişte ve sosyal ticarette, yapay zeka destekli “konuşarak alışveriş” deneyiminin yaygınlaşacağını öngörüyorum. Örneğin kullanıcı bir mesajlaşma uygulaması üzerinden “haftaya tatile çıkıyorum, uygun fiyatlı bir valiz bul” dediğinde, yapay zeka bunu uçtan uca yöneten bir alışveriş sürecine dönüştürecek. Ancak tüketici güveni, veri güvenliği ve hukuki düzenlemeler bu sürecin hızını belirleyen temel faktörler olacak. Yani teknoloji hazır, asıl mesele kullanıcıların buna ne kadar hızlı adapte olacağı.
Hazırlıklarımızı “AI-First” bir mimari üzerine inşa ediyoruz

Hepsiburada Teknoloji Grup Başkanı
✓ Hepsiburada’da yapay zekayı birçok noktada verimliliği ve memnuniyeti artırmak için kullanıyoruz. Hepsiburada Content Factory ile müşterilere ürün kıyaslama ve seçim süreçlerinde destek olarak, kullanıcının niyetini daha iyi anlıyoruz. Lojistik tarafında ise rota optimizasyonundan stok planlamaya kadar pek çok süreci yapay zeka ile yöneterek verimliliği artırıyoruz.
✓ İş ortaklarımız için en önemli noktalardan biri olan içerik tarafında da ürün başlıklarından görsellere kadar her detayı, Hepsiburada Content Factory ile daha hızlı, tutarlı ve ölçeklenebilir şekilde yönetiyoruz. Yalnızca yapay zeka ile alışverişi, alışverişin başladığı yerin değişmesi olarak okumak gerekiyor. Ürün keşfi, karşılaştırma ve ödeme adımlarının sohbet içinde, tek bir akışta toplanması giderek daha doğal hale geliyor. Kullanıcılar da farklı siteler arasında dolaşmak yerine tek bir ekranda ilerlemeyi tercih edebiliyor. Bu da e-ticarette sürtünmenin azalması anlamına geliyor.
✓ Ancak burada kritik bir eşik var: Güven. Ödeme güvenliği, iade ve teslimat süreçleri, satıcı doğrulama, yanlış yönlendirme riski ve şeffaflık gibi başlıklar sağlam bir zemine oturduğunda, yalnızca yapay zekaya dayalı alışveriş konuşmak daha doğru olacaktır.
✓ Bu süreci kesin bir zaman çizelgesine bağlamak yerine, aşamalı bir geçiş olarak değerlendirmek daha doğru. Yapay zeka platformlarının güç kazanmasıyla birlikte e-ticarette rekabet, alışverişin hangi ekranda başladığından ziyade; sürecin ne kadar akıcı, hızlı ve güvenli tamamlandığı üzerinden şekilleniyor. Bu nedenle hazırlıklarımızı, kullanıcının alışverişe başladığı noktadan bağımsız olarak deneyimin her kanalda aynı kalite standartlarıyla sonuçlandığı “AI-first” bir mimari üzerine inşa ediyoruz.
