
Bu sayıyı algoritmalar da öneriyor: Marketing Türkiye Şubat sayısı yayında!
Yapay zeka, pazarlama dünyasının karar alma mekanizmalarını kökten dönüştürürken, markalar için düğümü çözen el yine “insandan” uzanıyor. Marketing Türkiye Şubat sayısının kapak dosyası, algoritmalarla şekillenen yeni düzende “insan dokunuşu”nun neden vazgeçilmez olduğunu odağına alırken, “algoritmadan sepete” giden yolculuğa ve “yapay zekanın gözüne girme” kodlarına da ışık tutuyor…
“Birbirine en çok yakışan markalar”dan yılın trendi “topluluk yönetimi”ne, sürdürülebilirlikte “niyetten” “hedefe” geçiş çağından 5G ile yaklaşan kırılma anına dek sektöre yön veren dosyalarının yanı sıra Şubat sayısında Nevşin Mengü ve Ali Atay’la gerçekleştirilen röportajlar da satır aralarında ufuk açıcı söylemler barındırıyor.
Özetle; bugünü anlamlandıran ve yarın için pusula görevi gören dopdolu içeriğiyle Marketing Türkiye Şubat sayısı yayında!
Keyifli okumalar…
Yapay zeka çağında insan dokunuşu

Yapay zeka, arama motorlarından alışveriş süreçlerine kadar tüketici kararlarının merkezine yerleşiyor. Markalar için görünürlük artık yalnızca insanlara değil, algoritmalara da hitap etmeyi gerektiriyor. Ancak satın alma kararının son aşamasında duygular, güven ve empati belirleyici olmayı sürdürüyor. İnsan dokunuşu, dijital çağda markaların en güçlü fark alanı olarak öne çıkıyor.
Ali Atay: “Yetersiz insan bana komik geliyor”

Ali Atay, Türkiye’de absürt mizahın ve kendine özgü anlatı dilinin en güçlü temsilcilerinden… Oyunculuktan yönetmenliğe, senaryodan kurguya uzanan üretim pratiğinde onu farklı kılan nokta ise konudan ziyade hikaye anlatma biçimi. Disney+’ta izleyiciyle buluşan Sekizinci Aile, Atay’ın bu yaklaşımının en güncel ve belki de en rafine örneklerinden… Kalabalık bir aile üzerinden kurulan absürt evren, yalnızca güçlü bir mizah dili değil; aynı zamanda anlatım biçimi, karakter inşası ve markalarla kurulan yaratıcı ilişki açısından da çok katmanlı bir yapı sunuyor. Ali Atay’la yaptığımız söyleşide, kendi sinema ve mizah anlayışından Sekizinci Aile’nin ortaya çıkış sürecine, dijital platformların sunduğu özgürlükten marka iş birliklerine uzanan geniş bir çerçevede üretim yolculuğunu konuştuk…
Ekonomiye pati değdi! Pet ürünleri pazarı büyüyor!

Küresel pet ürünleri pazarı 243,5 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Türkiye’de pazar hacmi 70 milyar TL’ye yükselirken büyümenin lokomotifleri mama, e-ticaret ve perakende kanalları oldu. Kedi ürünleri, pazarın en hızlı büyüyen segmenti olarak öne çıkıyor. Evcil hayvanlar etrafında şekillenen yeni bir tüketim ve yaşam ekosistemi oluşuyor.
Birbirine en çok yakışan markalar

Marka iş birlikleri artık yalnızca ticari değil, algısal bir uyum üzerinden değerlendiriliyor. Tüketicinin zihninde “birbirine yakışan” markalar, ortak değerler ve benzer duruşlarla öne çıkıyor. Doğru eşleşmeler marka algısını güçlendirirken yanlış birliktelikler güven kaybına yol açabiliyor. Uyum, iş birliklerinin başarısında temel kriter haline geliyor.
Nevşin Mengü: “Bazı şeyleri konuşmanın bedeli var…”

“Ben YouTube’a ‘yeni bir devrim geliyor’ romantizmiyle değil, biraz mecburiyet biraz da eşimin dostumun tavsiyesiyle başladım” diyor Gazeteci Nevşin Mengü… Mengü’yü televizyon stüdyolarından YouTube ekranlarına götüren o “mecburiyet”, deneyimli gazeteciyi Marketing Türkiye YouTube Rating Report verilerine göre ülkenin en çok izlenen gazetecilerinden birine dönüştürdü…
Bağımsız gazeteciliğin yükselişiyle şekillenen yeni dönemi konuşmak için bir araya geldiğimiz Mengü, Türkiye’de gazeteci olmanın, çoğu zaman bir denge oyunu olduğunu, hem sinir sistemini hem de vicdanını yorduğunu söylüyor ve ekliyor “Bazı şeyleri konuşmanın bedeli var…”
Yılın trendi: Topluluk Yönetimi!

Markalar için sadakat, tek yönlü iletişimden çıkıp topluluklar üzerinden şekilleniyor. Topluluk yönetimi; etkileşim, aidiyet ve birlikte üretim kavramlarını merkeze alıyor. Markalar, tüketicilerle yalnızca konuşan değil, onlarla birlikte hareket eden yapılara dönüşüyor. Güçlü topluluklar, markalar için sürdürülebilir bir bağ yaratıyor.
Sürdürülebilirlikte “niyet”ten “hedef”e geçiş çağı başladı
Sürdürülebilirlik, soyut niyet beyanlarının ötesine geçiyor. Markalar artık ölçülebilir hedefler, somut yol haritaları ve şeffaf raporlamalarla değerlendiriliyor. Çevresel ve sosyal etki, performans göstergesi haline geliyor. Gerçekçi hedefler, sürdürülebilirliğin yeni standardını belirliyor.
Algoritmadan sepete: AI ticarete hazır mısınız?

Yapay zeka, ürün öneren bir araç olmaktan çıkıp alışveriş kararlarını doğrudan şekillendirmeye hazırlanıyor. Algoritmalar, fiyat, kalite ve sürdürülebilirlik gibi kriterleri aynı anda değerlendirerek tüketici adına seçim yapabiliyor. Sepete giren ürünler giderek daha fazla veri temelli belirleniyor. Ticaret, insan–yapay zeka ortaklığıyla yeni bir evreye giriyor.
Doğru brief vermeyi biliyor musunuz? Emin misiniz!

Sektörün araçları gelişiyor, algoritmalar hızlanıyor, üretim akışları kusursuzlaşıyor. Fakat tüm bu dönüşümün ortasında, yaratıcı işin kaderini belirleyen iki eşik hala en büyük darboğaz: “Brief” ve “fikir değerlendirme”. Bugün iyi fikirlerin çoğu ya yanlış çerçeve yüzünden gücünü yitiriyor ya da beğeni–strateji ikilemine sıkışıp masa altında kalıyor. Peki, bu döngü nasıl kırılacak? Bu sorunun peşine, Reklamcılık Vakfı Başkanı Zeynep Bortaçina Yener, Yönetim Kurulu üyeleri Özlem Çıragöz, Ceren Coşkun Sağlam ve Hande Arslan’la birlikte düştük…
Hepsi ve çok daha fazlası Marketing Türkiye Şubat sayısında…
