
AÇEV ve TÜSİAD’dan “İşyerlerinde İlgili Babalığın Desteklenmesi Rehberi”
Ülkemizde 21 milyondan fazla çocuk yaşıyor ve bu 21 milyonluk çocuk nüfusununsa yaklaşık yüzde 35’ini 0-6 yaş grubu çocuklar oluşturuyor. Yani aslında ülkemizdeki her 3 çocuktan 1’i, “yaşamın altın yılları” olarak anılan, fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal gelişim açısından en kritik kabul edilen erken çocukluk döneminde bulunuyor. Anne Çocuk Eğitim Vakfı’nın (AÇEV) hazırladığı “İşyerlerinde İlgili Babalığın Desteklenmesi Rehberi”, TÜSİAD iş birliğiyle 7 Ocak’ta tanıtıldı ve özel sektörün uzun süredir konuştuğu ancak politikaya dönüştürmekte zorlandığı bir alana güçlü bir çerçeve sundu. Rehber; iş-özel yaşam dengesinden bakım sorumluluklarının eşit paylaşımına, şirket kültüründen toplumsal dönüşüm adımlarına uzanan bütünsel yaklaşımıyla kurumlara hem somut öneriler getiriyor hem de eşit ebeveynlik için yeni bir yol haritası çiziyor…
TÜSİAD’da düzenlenen rehber tanıtım toplantısının açılış konuşmalarını TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz ve AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın yaptı.
“Eşit ebeveynlik yaklaşımını çözümün merkezine almalıyız”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal Kalkınma Yuvarlak Masası Başkanı Yılmaz Yılmaz konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Kadınların ekonomi ve çalışma hayatındaki yeri odak alanlarımızdan biri. Aynı şekilde, eğitim ve erken çocukluk eğitimi ile çocukların sosyo-duygusal gelişimi de uzun vadeli toplumsal refahın ve nitelikli insan kaynağının temel yapı taşları. Bu iki alanı birbirinden bağımsız değil, aynı kalkınma hedefinin birbirini tamamlayan unsurları olarak görüyoruz. Kadınların çalışma hayatında karşılaştığı engelleri yalnızca kadınların meselesi olarak ele alamayız. Çözüm üretirken erkekleri de eşitliğin bir değer parçası olarak konumlamamız gerekiyor. Çocuk bakımının ve ev içi sorumlulukların kadın ve erkek arasında eşit paylaşımına dayanan eşit ebeveynlik yaklaşımını çözümün merkezine almalıyız. Bugün pek çok şirkette babalık izninin yasal sürenin ötesine geçecek şekilde daha uzun uygulanması da iyi örnekler oluşturuyor. Bu tür uygulamaların yaygınlaşması, babalık izninin kullanılmasını teşvik eder ve eşit ebeveynlik yaklaşımının güçlenmesine katkı sağlar. Ayrıca markalar yoluyla kamuoyuna ulaşan güçlü iletişim kanallarımızı, toplumsal cinsiyete duyarlı şekilde kullanabilir, bu rol modelleri öne çıkarabiliriz. Bu kapsamda AÇEV’in hazırladığı Rehberi iş dünyasına sunmak üzere iş birliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.”
“Özel sektör kritik bir role sahip”

AÇEV Genel Müdürü
AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın ise şunlara vurgu yaptı: “Babaların çocuklarının bakımında aktif rol alması ve bu sorumluluğu eşleriyle eşit biçimde paylaşması hem kadınların istihdama katılabilmesi hem de çocukların gelişimlerinin çok yönlü desteklenmesi için büyük önem arz ediyor.
Özel sektör, gerek sunduğu hizmet ve ürünler gerekse de reklam ve tanıtım çalışmalarıyla, ilgili babalık anlayışının yaygınlaştırılması konusunda kritik bir role sahip.
AÇEV olarak hazırladığımız rehberle, bu konuda çok kıymetli adımlar atmaya devam eden özel sektör temsilcilerine somut öneriler sunmayı hedefliyoruz.”
Açılışın ardından AÇEV Kurumsal İşbirlikleri ve Savunu Direktörü Hasan Deniz rehber sunumunu gerçekleştirdi. İşyerlerinde İlgili Babalığın Desteklenmesi Rehberi, öncelikle ilgili babalığın üç temel boyutu olan bakım, yakınlık ve kontrol alanlarında babaların neler yapabileceğine dair somut örnekler sunuyor.
Şirket içi düzenlemeler ve şirket kültürünün geliştirilmesi ile kamuoyuyla ilişkiler ve bu alanda toplumsal dönüşüme dair öneriler veriyor. Rehber özel sektör temsilcilerine yönelik bir yol haritası da içeriyor.

Kamuoyuyla ilişkiler ve toplumun dönüştürülmesi için şirketler neler yapabilir?

“İşyerlerinde İlgili Babalığın Desteklenmesi Rehberi” şirket içi düzenlemelere ek olarak, özel sektör paydaşlarının kamuoyuyla ilişkileri ve toplumsal dönüşüm için atabileceği adımları şu şekilde sıralıyor:
- Şirketinizin anne babalara ve/veya çocuklara yönelik sunduğu ürün ve hizmetlerin reklam ve tanıtımlarında, ürün paketlerinde yazan ya da içinden çıkan talimatlarda bakım sorumluluğu için yalnızca annelere seslenmeyen, baba katılımı ve eşit ebeveynlik vurgusu yapan bir görsel ve işitsel dil benimseyebilirsiniz.
- Şirketinizin iletişim çalışmalarında, sosyal medya ve internet sitesi gibi kamuoyuna açık alanlarında ilgili babalık, eşit ebeveynlik anlayışını ve toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen bir iletişim yöntemi kullanabilirsiniz.
- Şirketiniz tarafından yürütülen kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği, baba katılımı ve ilgili babalık, eşit ebeveynlik, kadın güçlenmesi odaklı projeleri sürdürülebilir işbirliği modelleriyle ve sonuçlarını gözlemleyecek şekilde destekleyebilirsiniz.
- İlgili babalık ve eşit ebeveynlik anlayışının yaygınlaşması, baba katılımının çocuğun gelişimi üzerindeki etkisinin anlaşılması için farkındalık çalışmaları yürüterek bu mesajların daha geniş kitlelere ulaştırılmasını sağlayabilirsiniz.
İlgili babalığın desteklenmesi, artık yalnızca aile içi bir pratik ya da sosyal bir ideal değil; şirket kültürünün rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı bir dönüşüm alanı. Markalar, çalışan deneyiminden kurumsal iletişime, ürün tasarımından reklam kampanyalarına kadar her temas noktasında eşit ebeveynliği görünür kıldıkça yalnızca toplumsal refaha katkı sunmuyor aynı zamanda yeni kuşak yeteneklerin beklentilerine yanıt veren daha kapsayıcı bir işveren markası yaratıyor.
Özetle Eşit ebeveynlik politikaları artık sosyal sorumluluk değil, kurumsal sürdürülebilirliğin yeni kriteri. Bu nedenle AÇEV ve TÜSİAD’ın ortaya koyduğu rehber, sadece babalık iznini konuşmanın ötesine geçip, özel sektörün dönüşümünde “yapılabilir ve ölçülebilir” bir çerçeve sunarak iş dünyası için kritik bir referans noktası oluşturuyor.
“İşyerlerinde İlgili Babalığın Desteklenmesi Rehberi”ni incelemek için TIKLAYIN!
