Hızlı olan kazanır! İran hazır!

Bundan bir sene evvel arkadaşlarım İran’a (İsfahan) gidelim fikrini ortaya attığında çok tepki vermiştim. Fakat geçen seneki mistik tecrübeden sonra, bu sene hem turistik gezi hem de Etnografik gözlem için yeniden İran ‘a (Şiraz) gittik. Kuzey batıda Tebriz yani Türk izleri(nerede ise Türkiye’den sonra en fazla Türk kökenlilerin yaşadığı bölge desek yeri var), güneye doğru indikçe Tahran’da modern İran izleri, daha güneyde İsfahan’a indikçe Selçuklu izleri ve en aşağıya doğru indikçe Şiraz’da Pers izleri. Aslında İran ‘da Türkiye gibi çok renkli bir ülke.

 

 

İran’da hayat 1980 ‘lerde durmuş gibi; binalar, mağazalar ve yollar …. Bu durum Türkiye’de güçlü olan “inşaat sektörü” için büyük bir fırsat.  Bu fırsat “her sektör içinde var” desek yanlış olmaz. İran halkının, tüm Ortadoğu ve Doğu coğrafyalarda olduğu gibi, Türklere karşı yüksek muhabbetleri var. Konuştuğumuz İranlılar, Türkiye bizim için “büyük kardeş” diyorlar.  Bizi gören herkes Türk olduğumuzu duyunca hemen fotoğraf çektirebilmek için sıraya giriyorlar.

 

 

Türk girişimciler için; İranlıların Türklere bakış açıları ve Türk kökenlilerin çokluğu; bence iş yapmak için büyük bir avantaj. Tarih boyunca ortak o kadar çok kültürel paylaşım olmuş ki biraz zorlasak kelimeleri anlamak bile mümkün. Türkçemizde kullanılan farsça kelime sayısı herhalde öz Türkçe kelime sayısından fazladır. Dil, tarih ve kültür paylaşımında bulunmuş olmamız, dünyanın diğer ülkelerine göre bizim İran’da iş yaparaken daha avantajlı olmamızı sağlamakta.

Yılların vermiş olduğu ambargo ve kısıtlamalar tam bir marka açlığı doğurmuş durumda. Halkın her fırsatta yurtdışından marka alışverişi yapma eğilimi çok yüksek. “Perakende sektörünü” düşündüğümüzde, Türk markalarının imajı hiçte fena değil. Hızlı olan markalar kazanacaktır… Yumuşama sürecini hızlı değerlendirmeleri markaların lehine olacaktır.

Köklü bir tarihe sahip İran’da (Persopolis; dünyanın ilk birleşmiş milletler toplantı şehri, İsfahan; Nakş-ı Cihan meydanı; Dünyanın en büyük ikinci meydanı) “Turizm sektörü” oldukça zayıf, özellikle konaklama girişimcilerimiz için fırsat olabilir. İran’da tarihin yanısıra; Keygavus, Firdevsi, Nizami, Sadi Şirazi, Hafıs Şirazi, …gibi şair ve kültürel geçmişe katkısı olan çok zengin bir hazine mevcut. Hatta İran halkı bize göre biraz daha şanslı. Hem bu kişilere ve eserlerine sahip çıkılmış hem de kendileri direk bu kaynaklardan tercüme gerekmeden ulaşıp anlayabilmekte.

 

Bütün bu tarih ve kültürel zenginlikler korunmasına rağmen “Ulaşım sektörü” istenen düzeyde değil. Geniş coğrafya alt yapı çalışmaları çok yeni büyük illerde metro çalışmalarına yeni başlanmış fakat bu sektörde büyük fırsatlar bulunmakta. Son olarak girişimciler için bu devirde olmazsa olmaz İnternet altyapısı ve internet hızı İran’da oldukça zayıf.

İran halkı ya da Ortadoğu da genel yaklaşım, bizler gibi geçmiş tarihleri ve geçmiş başarılarını konuşmaktan geleceği çok konuşmuyorlar. Büyük medeniyetleri olmasına rağmen günümüzde geçmiş büyüklüğe göre oldukça küçük kalmış bir başarıdan söz etmek mümkün. Fakat ambargonun kalkması ile kalkınma ve yatırım artması bu ülkeyi cazip  ve girişimciler için bir potansiyel haline dönüştürebilir.

İLGİLİ HABERLER