Türk toplumunun tansiyon noktaları!

Toplumsal olarak ruh halimizin günbegün değiştiği, tedirginlik ve korkunun tüm yaşantımıza hakim olduğu, ekonomik dengelerin yeninden şekillendiği bir süreçten geçiyoruz… Tam da bu değişim sürecinin orasında Speed Medya’nın pek çok araştırma ve analizi bir araya getirerek hazırladığı “Türkiye’nin DNA’sı” raporu Türk toplumun tansiyonunu belirleyen olaylara ışık tutuyor. Raporun öne çıkan kısımlarını Marketing Türkiye Okurları için derledik. İşte Türk toplumunun tansiyon noktaları…

Hayatımıza Damga Vuran Pandemi

Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi, en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Covid-19, tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkiledi; ülke ekonomileri, yaşam biçimlerimiz, ruh halimiz, kişisel ilişkilerimiz, harcama tutumlarımız, gündelik yaşantımız, medya tüketimimiz ve hayata bakış açımız değişime uğradı…

Ruh Halimiz Derinden Etkilendi

10 Mart 2020’de ülkemizde ilk resmi Koronavirüs vakası açıklandı. Vakanın açıklanması ile birlikte toplumda endişe, korku ve bilinmezlik duyguları ortaya çıktı.

Yaşam Biçimimiz Değişti

Karantina süreci ile birlikte toplumun büyük bölümü özellikle normalleşme takvimine geçinceye kadar evde daha çok zaman geçirdi. Eve kapanma süreciyle birlikte yiyecek stoklama davranışları, evde tüketim ve online alışveriş yapma oranları arttı. Gündelik aktiviteler değişti, evde yapılan aktiviteler arttı ve yenileri keşfedildi, daha çok televizyon izlendi, daha çok internete girildi…

Ekonomik Boyut

Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu Ekim ayında güncelleyen IMF, daha önce yüzde 3 küçülmesi beklenen küresel ekonominin bu yıl yüzde 4,9 daralacağını öngördü. Rapora göre Türkiye ekonomisinde küçülme ise yüzde 5’i bulacak.

Dünya Bankası Başkanı David Malpass, son 25 yıldır aşırı yoksulluk oranlarının düşüşte olduğunu ancak Covid-19 kriziyle beraber gelecek yıl 150 milyon insanın aşırı yoksulluğa sürüklenebileceği uyarısını yaptı.

2021’den Umutluyuz

Toplumun üçte ikisi 2020 yılının sona ermesinden mutlu olduğunu belirtirken, 2021 yılına ilişkin beklentileri daha olumlu olanların oranı yüzde 47.

 

Ayasofya’nın İbadete Açılması

Ayasofya’nın müzeden camiye çevrilip ibadete açılması Türkiye’de ve dünyada büyük yankı uyandırdı. Kamuoyunda bu konuda fikir ayrılığı oluştu ancak yapılan anket çalışmaları toplumun çoğunluğunun cami statüsünü desteklediğini göstermekte.

Çoklu Baro Sistemine Geçilmesi

“Çoklu baro” sistemi getirmeyi öngören 28 maddeli kanun teklifi TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. Yeni yasa, avukat sayısı 5 binden fazla olan illerde en az 2 bin avukatın imzası ile yeni barolar kurulabilmesinin önünü açtı. Tartışmalara ve itirazlara yol açan yasa hakkında ise toplumun üçte birinin fikri yok.

Kadına Karşı Şiddet ve Kadın Cinayetleri

Şiddet ve kadın cinayetleri Türkiye gündemindeki yerini koruyor. Kadınların toplumda yaşadığı en büyük sorun sorulduğunda ‘şiddet’ cevabı ilk sırada yer alıyor. Son yıllarda ise bu seçeneğe katılım daha çok artmış durumda.

İstanbul Sözleşmesi

Kadın cinayetlerinin gündemde sıklıkla yer alması, İstanbul Sözleşmesi konusunu tekrar gündeme getirdi. Toplumun büyük çoğunluğunun konu hakkında fikri yokken, haberdar olanların çoğunluğu sözleşmenin uygulanması taraftarı.

Karadeniz’de Gaz Keşfi

Ağustos ayında Türkiye’nin Karadeniz’de tarihinin en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdiği açıklandı. Son 4 yılda ortalama 48,7 milyar metreküp doğal gaz tüketen Türkiye’nin, bulunan 320 milyar metreküplük rezervle yaklaşık 7 yıllık ihtiyacı karşılanırken, bunun cari dengeye 60-70 milyar dolar civarında bir katkı sağlayacağı öngörülüyor.

Döviz Kurları

Eylül ayında yapılan araştırmaya göre katılımcıların büyük çoğunluğu döviz kurlarının yükseleceğini düşünüyor. Dolar/TL kurunun yükseleceğini ifade edenlerin oranı yüzde 78. Euro/TL paritesinde ise yükseliş beklentisi hakim olmakla birlikte daha düşük oranda.

Doğu Akdeniz Gerilimi

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki hamlelerinden rahatsız olan Yunanistan gerilimi tırmandırma eğiliminde. Ancak Yunanistan’da yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, ülke halkının yüzde 69,8’inin ikili sorunların çözümü için Türkiye ile diyalog kurulmasından yana olduğunu gösterdi.

Sığınmacı Sorunu

İdlib Saldırısı sonrasında Türkiye kendi sınır kapılarını serbest bıraktı. Bununla beraber Avrupa’ya geçmek isteyen binlerce göçmen sınırlara yığıldı, sığınmacı sorunu ise tekrar alevlendi. Türkiye’de sığınmacılara karşı ise toplumun çoğunluğunda negatif bir algı söz konusu.

Speed Medya tarafından hazırlanan “Türkiye’nin DNA’sı” raporunun tamamı için TIKLAYIN…

 

İLGİLİ HABERLER