Reklamdaki espriyi anlamadılarsa kendileri bilir

 

Birkaç kere izledim sahiden tamamı 13 saniye ama Biomen Erkek Şampuanı reklamı ortalığı epey karıştırdı. Arkadaşlarım ‘Biomen Erkek Şampuanı ile ilgili tweetler atılmaya başlandı, bir şeyler oluyor’ dediklerinde önce reklam filmini izleyelim, ardına da işin reklam ajansı M.A.R.K.A.’nın kreatif direktörü Hulusi Derici’ye bir soralım dedim. Olay Milliyet yazarı Ali Eyüpoğlu’nun reklama tepkisiyle başlamış, mesele sosyal medyada büyümüştü. Twitter’da biomeniprotesto ve kellalirimbiomenalmam hastag’ları açılmış. Gelen yorumların hepsini Radikal yazarı Gürül Öğüt retweet etmiş. Twetter’da takipçisi çok olan iki yazar Mirgün Cabas ve Ece Temelkuran Twitter’dan konuya dahil olmuş. Milliyet yazarı Fatoş Karahasan, Milliyet’teki köşesinde reklamı yazarken milyon tık alan Hürriyet.com’da Fatih Çekirge reklamı eleştirmiş. Ekşi Sözlük’te Biomen maddesi de bu reklamla birlikte açılmış ve sitede çok sayıda olumsuz yorum yapılmış. Sosyal medyada durum buyken Regal, Atlas Jet, 118 80 gibi tepki alan reklamlarla Zeki Triko’nun Atatürk görselli “Güneşi Özledik”, Audi’nin “Bu aksesuarları bizde bulamazsınız” gibi reklam dünyamızın ses getiren klasikleri arasına giren pek çok başarılı reklamın kreatifi Hulusu Derici’nin cevabına. Benim tanıdığım Derici bugüne değin tepki aldığı işlerin sorumluluğunu almaktan hiç kaçmadı. Diyor ki, “1- Birileri yapar birileri konuşur. 2- Yüzüne konuşamayan korkaklar arkandan konuşur. 3- Gıybet en büyük günahtır. 4- Meyve veren ağacı taşlarlar. 5- Eğer bir markanın hakkında ileri geri konuşuluyorsa bu o markayı var eder. 6- Kayıtsız kalınması o markayı öldürür. Bunun için insanlara bakmak bile yeterli… Madonna’ya bakın, Tayyip Erdoğan’a bakın, hatta Hülya Avşar’a bakın. O nedenle birileri üretir birileri konuşur. Reklamdaki espriyi anlamadılarsa kendileri bilir. İsteyen istediği gibi çekiştirsin.”
Reklamın iyisi, kötüsü olur ama nasıl?
Bütün bunlar dijital dünyada olageldi yani sosyal medyada olmayanlar bu tartışmalardan habersiz. Ancak ben kısa bir derleme yaparak şimdiye kadarki durumu size aktarırken; 1- Daha önceki yorumların da katkısıyla reklama bir kez dikkat çekip izlemenizi sağlıyorum. 2- Sizin, “Amma da büyüttünüz yok muydu başka derdiniz? Yahu kötü olmuş! Bu muydu eleştirilen reklam?” tepkilerinden birini vermenize neden oluyorum. Böylelikle bilmediğiniz bir konuda konuşmalara dahil olmanıza vesile oluyor yani reklamın reklamını yapıyorum. Peki, reklamın iyisi kötüsü ayırt edilir mi? Ben reklam, reklamdır demeyenlerdenim. İyisinin ya da kötüsünün olduğuna inanırım ama yapılan reklamın iyiliği ya da kötülüğü konusunda iş sonuçlarına yansıyıp yansımadığıyla ölçülmesi gerektiğine de. Peki, meselelere her zaman toplumsal hassasiyetler açısından bakmak gerekir mi? Buna da cevabım “elbette, tabii ve kesinlikle” biçiminde olur.
Bu yazı Günseli Özen Ocakoğlu’nun Zaman gazetesindeki köşesinden alınmıştır. 

 

İLGİLİ HABERLER