Reklamcı gibi düşünmeyin: Pazarlamaya yaklaşımınızı tekrar şekillendirecek 5 yol

COVID-19 salgınının geleneksel reklamcılığın alışılmış yollarını kesmesiyle birlikte markalar pazarlamaya nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda kararsız kaldıkları bir sürece girdi. Ücretli reklamların olmadığı bir dünyada ne yapmalıyız?

Deneysel yaklaşımlar sokaktaki kalabalıklar olmadan işe yaramıyor. Açık hava reklamcılığı herkes evindeyken çalışmıyor. Radyo reklamları insanlar arabalarına binmeyince yeterince kişiye ulaşmıyor. Performans pazarlaması bile insanların işlerini kaybetmesi ve harcama yapmaya korkar hale gelmesiyle bu sınırlamalardan etkileniyor. Bu doğrultuda yeni dünyada doğru adımları atmak için bir markaya asıl değerini katan reklam harici platformları tanımlamak ilk adım olmalı. Marka amacından paketlemeye, dağıtımdan içerik yaratımı ve ortaklıklara kadar. Bu platformları tanımladığınızda müşterilerinizin yararlanabileceği yeni fayda alanlarını oluşturup onlara yeni paketlerle reklam sunmaktansa marka davranışlarınızı değiştirerek akıllarında kalabilirsiniz. Sektör üzerindeki yıkıcı bir etkisinin olacağı bu yeni reklamsız dünya, firmaları pazarlamayı yeni bir mercekle ele almaya itiyor.

Dağıtımda en etkili çözüm hız

Perakende, direkt, dijital veya paylaşımlı olması fark etmeksizin, dağıtım denince en etkili çözüm hız olmaya devam ediyor. Restoran zinciri olmayan birçok yerel marka salgın günleri boyunca tuğla ve mağaza doğasını bir kenara bırakıp tüm operasyonlarını eve sipariş talebini karşılamaya adadı. Bu restoran ve kafeler, tüketicilere büyük rakiplerindense kendilerini tercih etmelerini hizmet kalitesi ve hızlarını arttırarak net bir şekilde belirtmiş oldu.

Topluma fayda sağlayın

Markalar paketleme, dağıtım veya kullanım kolaylığı aracılığıyla katma değer yaratmak durumunda kalıyor. Bu kriz markalara faydalı olmak için milyonlarca fırsat tanıdı. İngiliz milyarder James Dyson elektrikli süpürge ve el kurutma makinesi üreticisi olan şirketinin 10 bin solunum cihazı üreteceğini ve yapacaklarının bununla da sınırlı kalmayacağını açıkladı. Topluma destek olmak için daha nice fırsat keşfedilmeyi bekliyor.

Tüketicilerin hayatlarını iyileştirmeye devam edin

Markalar, özellikle bu süreçte, içerik pazarlamasını müşterilerinin hayatlarını iyileştirmek için kullanmalı. Bir spor salonu zinciri olan Planet Fitness salgınla birlikte tüm fiziksel servislerinin önünün kesilmesiyle tüm üyelerinin ek ücretsiz bir şekilde ulaşabileceği ve Planet Fitness eğitmenlerinin yanı sıra spor camiasının ünlü isimleri tarafından da verilen videolu online eğitim serisini müşterilerinin beğenisine sundu. Planet Fitness’ın hiçbir spor salonu şu anda açık olmasa da marka itibarı artmaya devam ediyor.

Rakiplerinizi tekrar değerlendirin

Dünyayı teknoloji, tasarım, hizmetler ve operasyonların aracılığıyla iyileştirme söz konusu olduğunda bugüne kadar rakibiniz olan markalarla kuracağınız ortaklıklar yeni fırsatların önünü açabilir. İçki imalathaneleri bir araya gelip el dezenfektanları üreterek bir araya gelmenin öneminin altını çizerken, FORD ve GM de güçlerini çalışmak için elektriğe ihtiyaç duymayan solunum cihazları üretmek üzere birleştirdi. Bu iş birliklerindeki her marka salgından çok sonra da müşterilerinin ve tüm tüketicilerin aklında hayatlarını iyileştirmek üzere rekabeti bir kenara bırakan, itibarlı markalar olarak kalacak.

Modelinizi yeniden şekillendirin

Yeni ve beklenmedik marka ortaklıkları kurun; bu ortaklıklar müşterilerinizle dahi olabilir. Lego çocuklarına evde eğitim vermek durumunda kalan ebeveynler için yarattığı #ExplainedWithLego (Lego ile Açıklanıyor) video serisiyle çocuklara hayvanlar aleminden genetiğe kadar bilgileri aktarmayı hedefliyor.

Abonelikler, üyeler, video görüntülenmeleri ve listelerinizle oluşturduğunuz bir izleyici kitleniz olabilir. Bu kitleyi güçlendirebilir ve onların hayatını kolaylaştırarak yeni kitlelere ulaşabilirsiniz. Bir reklamcı gibi değil, geniş bir ağ gibi düşünün!

 

Kaynak: Adweek

İLGİLİ HABERLER