Pazarlamada hedefiniz Y Kuşağı’ysa bilmeniz gereken 6 ana kural

 

Günümüzde pazarlama döngüsünde Y Kuşağı’na daha etkili hitap etmek adına, markalar tarafından atılan birçok adım var; kendilerini daha “cool” lanse etmek gibi. Bu yolda bazı markalar harika bir iş çıkarırken bazılarının havalılık yolundaki maceraları hüsranla bitiyor.

Start-up şirketler, nam-ı diğer risk alan ve ihtimallere yatırım yapan proje halinde başlayan şirketler, bu durumu çözmüş haldeler. Start-up’ların pazarlama stratejilerine baktığınızda Y kuşağının en önemli hedef kitleyi oluşturduğunu görürsünüz. Bu stratejilerin merkezinde sosyal medya kullanımı ve etkili içeriğin oluşturulması yatar.

Oracle Report’a göre 2015’te sadece Amerika Birleşik Devletleri’nde Y kuşağı toplam 2.45 trilyon dolar harcadı. Bu bilgiden yola çıkarak bu jenerasyonun harcamayı seven ve harcaması her geçen gün daha da artan bir kesim olduğunu söyleyebiliriz.

Y kuşağı giderek ticareti de şirketlerde aldığı pozisyonlarıyla ele geçirirken milyon dolarlık soru geliyor (ya da bu durumda 2.45 trilyon dolar); Y kuşağının ilgisini nasıl çekebilirsiniz?

1-Değer ve ihtiyaç yaratın.

Müşterilerin satın alma döngüsünün ilk adımında “ihtiyaç” zorunluluğu vardır. Elinizdeki ürün bu ihtiyacı tatmin ediyor mu? Bu durumu sağlamak için reklam gibi dış yapılanmalara veya ihtiyacın yönünü belirlemek gibi iç yapılanmalara gerek duyulabilir.

Genelde iç yapılanmalar her halükarda bir dış yapılanma da gerektirebilir. “Neden bu ürünü almalıyım?”, “Sizin ürününüzü diğer ürünlerden ayıran nedir?” gibi… Birden pazarda belirip de Y kuşağının sizi tercih etmesini bekleyemezsiniz. Ürününüzü satmalısınız ya da önemli kılmak adına ürününüz için bir değer yaratmalısınız.

Eğer ürününüz hedef kitleniz tarafından bir ihtiyaç veya değerli olarak nitelendirilmiyorsa onu almaları için bir nedenleri yoktur. Bu satış prosedürünün atalarına kadar uzanan bir durum; Y kuşağı da neden bu ürünü başka ürünlere tercih etmeleri gerektiğini duymalılar.

2-Müşterinin araştırma sürecini kolaylaştırın.

Y kuşağı tüketim söz konusu olduğunda farkındalığı en yüksek olan kuşak. Neden mi? Çünkü internet ve mobil telefonların çağında doğup büyüdüler; iletişen çağda.

Y kuşağı bir ürün satın alırken, bu 100 TL değerinde bir kahve makinesi ya da 10000 TL bir araba da olsa ürün hakkında diğer müşterilerin ne düşündüğü, kullanılabilirlik, ürünün ömrü, pazar trendleri gibi kıstasları kapsayan bir araştırma yapıyorlar. Bu araştırma başta yorucu gibi gözükmesine rağmen sonuçları arama motorlarıyla ulaşılması kolay bir noktadalar. Araştırma burada da bitmiyor, Y kuşağı sosyal medya hesaplarında iletişimde oldukları bireylere de ürünlere dair fikirlerini soruyor. Müşteriden müşteriye iletişim her zamankinden daha etkili. Eğer markalar ürünlerinin başarılarından ötürü sadık müşterilere sahiplerse, başarı basamaklarını çabuk tırmanacaklar demektir.

Başarılı bir marka haline gelerek aslında bu araştırmayı potansiyel müşterileriniz için siz yapmış oluyorsunuz. Amazon’un bu kadar başarılı bir perakendeci haline gelmesinin nedeni de aslında bu. Araştırma sürecini diğer markalardan çok önce teknoloji ve ses ile geliştirerek kolaylaştırdılar. Müşteriden müşteriye iletişim de Amazon’daki satın alma deneyiminin büyük bir kısmını kapsıyor.

Araştırma bilinçsiz de yapılabilir. Bir marka için araştırma yapmıyorken gördüğünüz “10/10 müşteri servisi” yorumu sizi o ürünü almaya itebilir.

Ürünler detaylı bir araştırma sonrasında satın alınır. Markalar, Y kuşağı başta olmak üzere bütün müşterilerine, daha sağlıklı bir kararla satın almaları için, bu yapılmış araştırmayı temin etmeliler.

3-Müşterilerinizi kimseyle “konuşmak” zorunda bırakmayın.

Y kuşağı hakkında popüler ve sosyal dense de, online satın alımlarda süreci tamamlamak ya da süreç hakkında yardım almak adına biriyle konuşma fikri pek de iç açıcı değil.

Onlar kendi kararlarını etkilenmeden veya yönlendirilmeden almayı tercih ederler. Offline alışverişten online alışverişe genel yönlenmenin nedeni de aslında online alışverişe üçüncü partilerden müdahalenin çok daha az olması.

Pazarlama mesajlarınızı müşterilerinizi başka insanlarla iletişime sokmak zorunda bırakan bir şekilde vermeyin, tabi eğer bu müşteri servisi değilse. Bazen konuşmamak ve gereksiz adımları ortadan kaldırmak bunca zamandır aradığınız pazarlama stratejisi olabilir.

Amazon yine bu maddeyi etkili bir şekilde uygulamaya koymuş; herhangi bir satın alma işlemi için gerekli bütün bilgiler size bir başka insanla iletişime geçmeden sunulmuş halde. Bu bilgilere diğer müşterilerin yorumları ve ürünü görüntüleme sayıları, net bir ürün açıklaması ve resimler dahil. Bu bilgilerle incelediğiniz ürünün size uygun olup olmadığına çok kolay karar verebilirsiniz. Y kuşağı, onlar satın alırken kendi kararlarını kendi verebileceği, kimseye danışma gereksinimi duymadıkları bir markaları daha çekici bulacaklardır.

4-Kusursuz bir online alışveriş deneyimi.

Y kuşağı online alışveriş yapmaya bayılır. O kadar ki, eMarketer’a göre erkeklerin %40’ı ve kadınların da %33’ü ellerinde olsa bütün alışverişlerini online yaparlardı. Bu bilgiyle birlikte görülen o ki, iş stratejisinin, bu kitlenin gözünde cazip hale gelmek üzere değiştirilmesi gerek.

Online alışveriş demek online alışveriş demektir. Alışverişin seçim sürecini online temin edip de check-out/satın almayı gereksiz adımlarla uzatmak müşteriyi markanızdan soğutabilir.

Özellile Y kuşağına baktığımızda, online alışveriş markalar için bir zorunluluk haline geliyor. Var olan müşteriler için tek tıklama ile alışveriş, sosyal medya hesaplarından alınan bilgiyle otomatik profil yaratma gibi özellikler mutlaka markanızın online dalında bulunmalı. Y kuşağına satış yapmanın basit bir yöntemi de, check-out /satın alma işlemini kolaylaştırmak; onlar boş zamanlarına önem verirler ve uzun zaman alacak check-out’ları tercih etmezler.

Y kuşağına pazarlama yapmak için satın alma noktasına gelindiğinde doğru yapıya sahip olmalısınız. Bu kusursuz ve zahmetsiz bir yapıysa pazarlama makineniz çoktan işlemeye başlamış demektir. Eğer yoksa, hedef kitleniz olan Y kuşağı bu yapıya sahip olan başka markalarla ilgilenecektir.

5-Belirli bir kişiliğiniz olsun.

 Çoğu geleneksel marka online alışverişi varolan markalarının bir uzatması olarak görüyorlar. Bu bakış açısı gerçeklikten o kadar uzak ki…

Y kuşağı, online kişilikleri bir beklenti olarak görür. Sosyal medyalarda konuşma kuran ve ilgili olan markalar kaliteli olarak nitelendirilirler. Eğer müşteri odaklı bir markaysanız ve sosyal medya hesaplarınızda bunları yapmıyorsanız, bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir…

Sosyal medya ile büyümüş bir jenerasyon olarak, Y kuşağı, markalarla diyaloglarının sosyal medyalar üzerinden olmasını tercih ediyor. Bunu yapabilen markalar genelde Y kuşağı tarafından, bu sosyal yetilerden mahrum olan katı markalara göre daha çok tercih edilirler. Sosyal medyanın tercih edilmesinin nedeni, markaların bu mecrada gerçekten kimliklerini her yere ulaştırabilecekleri ve bu yolla sadık müşteriler kazanabilecekleri bir ortam. Y kuşağından sadık müşterilerinizin olması da (bunun hakkında konuşacak olacakları göz önünde bulundurulduğunda) gayet etkili bir pazarlama strateijisi…

6-Y kuşağı elemanlarınızı dinleyin.

Hesaplanana göre Y kuşağı 10 sene içerisinde iş dünyasının başına geçecek. Ancak bu durum, onların tecrübelerini şu anda kullandığımızı/dinlediğimizi gösterir mi?  Y kuşağından Y kuşağına pazarlama. Bu fikir daha önce hiç ortaya atıldı mı?

Y kuşağı çalışanlarınız, satın alan, sosyal anlayışı olan ve pazarı etkileyen, dolayısıyla sizin de etkilemeniz gereken insanlarla iletişim halinde olan kişiler. Neden bu çalışanlarınızla pazarlama stratejileri üzerine bir beyin fırtınası yapmayasınız ki? Y kuşağı çalışanlarınızla beraber değerleri, anahtar karakteristikleri inceleyin ve bu incelemenizi düşünce süreciniz boyunca kullanın.

Y kuşağı reklamları kendileriyle uyum halinde olan markaları sever. Elemanlarınızı dinleyerek onların bilincine göz atabilir ve o jenerasyona cazip gelecek pazarlama stratejileri yaratabilirsiniz. Çalışanlarınızın size ve işinize katkıda bulunmalarına ve iyi sonuçlarından keyif almalarına izin verir; günün sonunda hepimizin istediği de bu. 

Kaynak: generationy.com

İLGİLİ HABERLER