Ortak dil reklam olunca…

Avrupa’nın bu “yeni” olarak tanımlanan bölgesini kapsayan Golden Drum Reklam Festivali Slovenya’nın Portoroz şehrinde 19. kez yapılıyor. Şahsen Türkiye temsilcisi olarak 13. kez katıyorum. Baştan tek başına geldiğim bu topraklarda giderek hem katılımcı hem de ödül sayımız artıyor. Bu süreklilik bana hem reklam dünyasındaki hem de bölgedeki değişiklikleri gözlemle fırsatını da sunuyor. Yıllarla giderek köklenen dostluklarım ise kazanç haneme yazılıyor. Golden Drum şimdilerde onursal başkanlığını yapan gazeteci Jure Apih’in gayretleriyle başlamış. Son iki yıldır ise Slovenya Reklamcılar Derneği tarafından düzenleniyor. Festivalin amacı iletişim alanında entelektüel birikim oluşturmanın yanı sıra kara Avrupa’sında güçlü bir network oluşturmak. Atı alan Üsküdar’ı geçer misali Slovenya 2 milyonluk nüfusuyla bölgeye liderlik ediyor. 

 

Birincilerin birincisini İstanbul’da seçeceğiz
Dünya üzerinde bu alanda pek çok prestijli yarışma var. Golden Drum’da bir düşünce fırtınasından çıkan ve son iki yıldır ülkemizde düzenlenen The CUP da bu yarışmalardan AdFiap, AdFest, Golden Drum ve Avrupa Creatif Direktörler Klubü’nün birincilerini bir kez daha yarıştırıyor. Birincilerin birincisini seçen The CUP’ın amacı ise İstanbul’u yaratıcı endüstrilerin cazibe merkezi yapmak. The CUP Türkiye ve Slovenya Cumhurbaşkanlıklarının himayesinde yapılıyor. The CUP’ın üçüncüsü 2013 Martında yapılacak. Golden Drum’a bu yıl değişik kategorilerden 1500 kadar iş başvurmuş. Bölgeden 500’e yakın reklam profesyoneli sunumları dinlemek için ülkenin Adriyatik Denizine tek sınırı olan bu küçük sahil kasabasına gelmiş. Festival yazlıkçıların boşalttığı şehre ilaç gibi bir turizm getirisi de sağlıyor. Golden Drum dünyadaki sayılı reklam adamına ulaşmak, öğrenmek hatta network oluşturmak için muhteşem fırsatlar sunuyor. Yanı başınızdan, “Keşke tanışabilseydim” dediğimiz dünya reklam networklerinin en tepesindeki başarılı reklamcılar günlük halleriyle gelip geçiyor. Bir kez daha dikkatine sunmak isterim ki pek çoğu The CUP için ülkemize geldi, 2013 Martında da yine gelecekler. Nerden mi biliyorum. The CUP’ı ülkemizde 3. kez yapabilmek için çalışıyorum da ondan. 

 

Reklamcılık nereye gidiyor?
Hiçbir yere! Reklamcılar bir yerde dururken teknoloji onların üzerine geliyor. Buralarda ise internetin bir mecra olarak tüketiciye en kolay ulaşım yolu olduğunu artık kabul etmeyen yok gibi. Tabi ülkeler ve insanlar değiştikçe teknoloji aynı olsa da onları nasıl, nerede yakalayacağı da değişiyor. Golden Drum’da başlayan ve The CUP ile devam eden “Mekanın Ruhu/Genıus Loci” yaklaşımı bu yıl da kazanan işlere damgasını vuruyor. Zaten yarışmanın uluslararası olmasının bir nedeni de birbirini anlama çabası. Reklam bir dünya dili ve toplumu etkileyen en önemli araçlardan biri. Adeta alfabesi olmayan ortak bir dil oluşturuyor. Çok farklı ülkelerden gelen işler aynı havuzda birbirine karışıyor.

 

Bu yazı Günseli Özen Ocakoğlu tarafından kaleme alınmıştır. 

İLGİLİ HABERLER