Mobil oyun reklamlarına ilişkin doğru bilinen yanlışlar…

2019’un sonuna kadar Asya Pasifik’teki oyun pazarının yılda yüzde 7.6 bir büyüme oranıyla global oyun pazarı gelirinin yüzde 47’sini oluşturan 72 milyar dolarlık bir net gelir elde etmesi bekleniyordu. Mobil oyunlar 68 milyar dolarlık geliriyle global oyun pazarının gelirinin yüzde 45’ini oluşturuyor. Buna rağmen oyunlar mobil dünyasında mobil harcamaların yüzde 7’sini oluşturarak en hafife alınan ve en az kullanılan mecra konumunda.

Birçok markanın mobil oyunlara reklam bütçelerinde yer vermemeleri gerçeğini göz önünde bulundurarak mobil oyunlar etrafındaki yalan efsaneleri yıkmaya ve mobil reklam bütçelerinden daha büyük bir paydayı hak ettiklerini gözler önüne sermeyi görev edindik (ki bu bütçe Asya Pasifik’te sadece geçen yıl 70 milyar dolara ulaştı).

Yalan Efsane 1: Mobil oyunlardaki reklam müşteri deneyiminden uzaklaştırır

Var olan içerikle alakasız reklamlar ve zayıf bir reklam uygulamasının müşteri deneyiminden eksilteceğini ve oyuncuları irrite edeceğini inkar etmiyoruz. Ama bunu tersine çevirdiğimizde müşteri deneyimini taçlandıran reklam uygulamarıyla herkes kazanıyor.

Mobil oyuncular için iyi bir reklam deneyimini oluşturmak yayıncılarla birlikte çalışmayı gerektiriyor. Dikkat dağılmasını minimuma indirgemek için aplikasyon yayıncıları reklamların yer alacağı alanları dikkatle belirliyor ve niteliği niceliğe tercih ediyor. Hatta mobil oyun yazılımcılarının birçoğu seans başına en fazla bir reklam alırken YouTube videolarındaki reklam sayısı seans başına iki.

Mobil oyunlar konu reklam konumlandırmaları olduğunda her eCPM’e uyumlu geniş bir seçenek yelpazesi sunuyor. Reklamcılar reklamlarının görünürlüğünden emin olmak için içeriklerini oyuna olumlu bir ekleme olarak kurgulayabilir. Bu kurgulama reklamları hedef kitlelere sunup içerikleri farklı tonlarda tasarlamayı da içinde barındırıyor.

Özellikle öne çıkan bir reklam türü olarak ödül videolarından bahsetmeliyiz. Kullanıcılar bu videoları izlemeyi seçtiklerinde oyundan oyun parası veya ipuçları gibi oyunda ilerlemelerini sağlayan ürünleri elde ediyor. Bu tür videoların popülaritesi Smaato’nun H1 2019 In-App Advertising Trends raporuna göre Asya Pasifik’te artmaya devam ediyor.

Asya Pasifik pazarlamacıların bu formatın sevildiğini bildiklerini aplikasyon reklam bütçelerinin yüzde 35’ini ödül videolarına ayırmalarından gözlemleyebiliriz. Bu oran Amerika kıtasında, Orta Doğu ve Afrika’da ise yüzde 10’da kalıyor. İlginç bir not olarak ödül videoları reklamcılığının eCPM’i tüm video formatına kıyasla yüzde 86 daha düşük; bu da bu formata yatırım yapan reklamcıların yatırımlarının karşılığını fazla fazla aldığı anlamına geliyor.

Yalan Efsane 2: mobil oyunlar markalar için güvenli mecralar değildir

Markalar reklamlarının kimler tarafından ne şekilde görüldüğünü bilmek ister. Bu reklamcıların kullanıcı demografiklerini ve reklamların yanında başka hangi içeriklerin yer aldığının bilincinde olmalarını zorunlu kılıyor; öyle ki marka reklamları ekranda yer alan diğer içerikleri destekler konumda yorumlanabilir.

Öngörülemeyen kullanıcı içeriklerinin (UGC) itici gücü olduğu dijital ekosistemlerde hangi içeriklerin markalar için güvenli olduğunu tanımlamak oldukça karmaşık ve zorlu bir görev. Dijital tarihte markaların itibarını riske atmış sosyal web sitesi örnekleri de mevcut. Ancak mobil oyunlar UGC’lerin olmadığı ve her daim kontrol edilen bir alan sunmalarıyla marka reklamların uygunsuz içeriklerin yanında yer almasının önüne geçebiliyor.

Yalan Efsane 3: mobil oyuncular reklamlardan nefret ediyor

Dergilerdeki ve televizyonlardaki kapsamlı reklamların ışığında birçok tüketicinin her gün karşılaştıkları reklamlar karşısında sinirlenmeleri anlaşılabilir bir gerçek. Ancak mobil oyunlar reklamcılık için eşsiz bir mecra ve mobil oyuncular da oyun deneyimlerinde yer alan reklamların rolünü anlayabilen bilgili bir kitle.

App Store’da ücret talep etmeden sunulan oyunların geliri satın alınan oyunların gelirini 2011’de geçti. Araştırmalara göre o zamandan beri oyuncular bedava oyun modeline alışmakla kalmadı, yüzde 73’ü gelirini reklamlardan sağlayan oyunlardan keyif aldığını belirtirken yüzde 75’i reklamsız ama ücretli bir versiyonu satın almaktansa reklamlı ve ücretsiz oyunları oynamayı tercih ediyor.

Görünen o ki ödül videoları reklamcıları ettiği kadar oyuncuları da mutlu ediyor. Mobil oyuncuların yüzde 80’inden fazlası oyunda bir ödül aldıkları süreci reklam izlemekten mutsuz olmadıklarını belirtiyor. Dahası, kullanıcıların çoğunluğu mobil oyunlar oynarken kendilerini rahatlamış hissettiklerini ve bu zaman diliminde kendilerine sunulan herhangi bir bilgiyi daha kolay kabul edebileceklerini iletiyor.

Mobil oyunlar markalar için özellikle Asya Pasifik bölgesinde önemli bir fırsat teşkil ediyor. Reklam profesyonelleri erişimi globalde 2.3 milyar insanı geçen bu pazarı göz ardı etmemeli ve mobil oyunları katma değer yaratacak bir kanal olarak görmeli.

Kaynak: The Drum

İLGİLİ HABERLER